Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

17 Nisan'dan sonra...

16 Nisan 2017, 00:01

Yok yok!.. Bu  politik bir yazı değil. Çünkü bugün yasaklar var... Mutsuz da olduğumu söyleyemem.  Yasağın keyfini çıkarma mutluluğu verdi bu bir günlük süre  bana.

Nasıl mı olur?..

Seçim yasakları çerçevesinde bir sürü maddeye takılacağımız için olağanımızın dışına çıkmak gerekiyordu. Sabah, haber merkezine geldiğimde günlük gazetelere şöyle yalandan bir bakış attım.. Aklım telefonumundaydı.. Çünkü, içimdeki aşırı geyik yapma ihtiyacı beni kasıp kavuruyordu. Rutin iş vazifelerimi tamamlar tamamlamaz sıkı geyiğine inandığın iki arkadaşımı aradım. Siyasetin 's' ni konuşmadan  geyiği dağlara vurduk. Ağzı susuzluktan çatlayancı gürül gürül akan dereden buz gibi suyu kana kana içen garip misaliydim. Pek keyifli oldu doğrusu!..

Sonra...

Çok nadir yaptığım bir işi yaptım. Feysbuk'u açtım. Muhteşem kedi videolarını doya doya seyrettim.  Siyasi içerikli video ve mesajlara göz ucu ile bile bakmadım. Seçim yasakları değil içimdeki otorite  yasak koyuyordu bana... Bir yerde -Allah mekanını cennet eylesin- Barış Manço'ya rastladım. Gençliğimin şarkısını söylüyordu... "Gülpembe"yi... Sen gülünce güller açar Gülpembe... Sen gelince bahar gelir Gülpembe...  Barış söyledi ben söyledim... Ben söyledim Barış söyledi... Sanki sahnede Barış Manço'nun vokalisti gibiydim...

"Gülpembe" ile birlikte hayaller kurdum. 17 Nisan sonrasına...

Kahrolsamda çok acı çeksem de şanlı Fenerbahçe'nin maçlarına gitmek...

Kahvede doya doya Fener ve futbol muhabbeti yapmak...

Futbolculara kızmak, yeni transferler yapmak ,kulüp yönetimini değiştirmek!.. Hakem hatalarını Erman Hoca titizliği ile analiz etmek!..

Gazeteleri  spor sayfasından başlayarak okumak!. Fikstür analizleri yapmak...

Akşam, eve gittiğimde  çocuklarımın "reis" adını verdiğini bembeyaz Ankara kedimizi dizimin dibine yatırarak uzun süredir açmadığımız televizyonumuzdan (dev ekran!) kaliteli filmler izlemek...

Akşam yemeklerini hatunumla birlikte yemek.. Yarına da istersen bol sucuklu bir kuru kaynat demek...

Hafta sonu Trabzon'da okuyan oğlumuza veya İstanbul'da mezun olmak üzere olan kızımıza sürpriz ziyaretin planlarını yapmak...

Sabah ezanını Hacı Bayram'da dinledikten sonra namazı kılıp çay ocağında mis gibi çay içmek...

Bir Cuma sonrası Hacı Bayram'da nefis Ankara döneri yemek...

Bir gün atlayıp Karadeniz Ereğli'ye gitmek... Sahilde balık ...

Bir başka gün atlayıp Mersin'e gidip Toroslar'a çıkmak... Kasaplarda mangal keyfi..

Divane Derviş'de  nargileyi çekerken,birikmiş kitaplarımı doya doya okumak...

Alper Başkanla, Seyfoyla, Tolgayla, Muhammed ile  Şule ile  aile muhabbetleri yapmak.. Duran dayımla ayakkabılarını konuşmak.. Kira gelirleri üzerine analizler yapmak... Osman İbiş'le bahçelerinden bir türlü Ankara'ya gelemeyen fındığın kavgasını yapmak... Komşum, hemşerim Adnan ile buluşmak... Kaymak Mesut'un tespihleri ile yakından ilgilenmek...  Naim ustadan bardakta  mercimek çorbası isteyip, içmek...

Hatun ile yıllardır kurduğumuz Ege'de küçük bir bahçeli ev hayallerini gerçekleştirmek adına harekete geçmek.. İzmir'den başlayarak Ege'nin köylerini karış karış gezmek...

Hatun ile bir Mısır turu yapmak da fena olmaz... Yıllardır hayalini kurduğu piramitleri gezdirmek.. Belki oradan da bir Roma yaparız.. Her ziyaretimin dönüşünde  ballandıra ballandıra anlattığım ata yurtları.. Bir Türkmenistan, Kazakistan yapsak, fena mı olur?..

Tam olağana dönüyordum, odama Bilun Çelik girdi. Yine haber sorgusu yaptı!..

Olağan hayatın hayali bile çok güzel oluyormuş derken, feysbuk gezintimde okuduğum şu paylaşımı sizlere de iletmek istedim:

* Kocası olmayan yaşlı kadın, tereyağı yapıp bakkala günlük olarak satıyordu. Ancak bakkal tereyağını hiç tartmıyordu. Bir gün aklına bir şüphe düştü ve kadının getirdiği yağı tartmaya karar verdi.  1 kg olarak olarak aldığı tereyağın aslında 900 gram olduğunu görünce çok sinirlendi.  Ve ertesi gün kadın dükkana gelince bakkal, "Bir daha senden tereyağı almayacağım" dedi.

Yaşlı kadın üzülerek, "Efendim bir yanlışım mı oldu?" diye sordu.

Bakkal, "Senin bana verdiğin yağ 900 gram geldi ayıp değil mi bu yaptığın?" dedi.

Bunun üzerine kadın şöyle cevap verdi; "Efendim benim terazim yok, daha önce sizden 1 kilo şeker almıştım onu tartı olarak kullanıyorum" dedi.

Tabi bakkal utancından ne yapacağını şaşırdı.

Böyledir işte dünya, ne ekersen onu biçersin. Kime ne verirsen onu alırsın.*

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
27 gün önce
28 gün önce
60 gün önce
69 gün önce
119 gün önce
135 gün önce
154 gün önce
158 gün önce
162 gün önce
170 gün önce
191 gün önce
198 gün önce
211 gün önce
229 gün önce
237 gün önce
252 gün önce
266 gün önce
268 gün önce
271 gün önce
280 gün önce
298 gün önce
315 gün önce
337 gün önce
342 gün önce
343 gün önce
366 gün önce
380 gün önce
382 gün önce
411 gün önce
421 gün önce
484 gün önce
504 gün önce
505 gün önce
510 gün önce
527 gün önce
538 gün önce
560 gün önce
567 gün önce
569 gün önce
570 gün önce
583 gün önce
603 gün önce
636 gün önce
646 gün önce
653 gün önce
663 gün önce
671 gün önce
681 gün önce
704 gün önce
707 gün önce
709 gün önce
721 gün önce
722 gün önce
724 gün önce
730 gün önce
736 gün önce
738 gün önce
771 gün önce
783 gün önce
856 gün önce
897 gün önce
936 gün önce
977 gün önce
980 gün önce
982 gün önce
989 gün önce
1030 gün önce
1037 gün önce
1066 gün önce
1068 gün önce
1090 gün önce
1104 gün önce
1105 gün önce
1124 gün önce
1131 gün önce
1138 gün önce
1141 gün önce
1143 gün önce
1146 gün önce
1152 gün önce
1154 gün önce
1166 gün önce
1174 gün önce
1175 gün önce
1176 gün önce
1184 gün önce
1191 gün önce
1199 gün önce
1206 gün önce
1208 gün önce
1213 gün önce
1214 gün önce
1218 gün önce
1219 gün önce
1229 gün önce
1236 gün önce
1250 gün önce
1304 gün önce
1307 gün önce
1320 gün önce
1330 gün önce
1336 gün önce
1343 gün önce
1346 gün önce
1359 gün önce
1380 gün önce
1386 gün önce
1404 gün önce
1409 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=