Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Sessizliğin yankısı Pazar'ı beklerken

13 Nisan 2017, 00:01

'Evet'in durumu gerçekten çok sıkıntılı... Nasıl mı anlaşılıyor?

1-            Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 20 yıl önce vefat etmiş olan rahmetli Alparslan Türkeş'in ilk defa mezarını ziyaret ediyor...

2-            Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne 'suikast' denilmesi siyasî iktidarın hiç umurunda olmamıştı... Şikâyetler çok ciddiye alınmamış, fazla ısrar üzerine dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'dan "Kazadan kaza çıkarmayın" diye fırça bile yenilmişti... Aradan kaç yıl geçti... Referanduma 6 gün kala, Adalet Bakanlığı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiş olan Yargıtay'ın bu kararının bozulması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuruyor...

3-            Milliyetçi oylardan beklenen katkı sağlanamadığı anlaşılınca bu defa da Kürt seçmenlerin gönlünü okşamak için daha çok 'danışmanlar' düzeyinde 'eyalet' mesajları veriliyor...

4-            Kampanyanın başlangıcından itibaren 'hayırcılar'a yönelik 'teröristlerle birlikte olmak' şeklindeki ithamların tepki doğurduğu belirlenince "Terörist demedik, onlar da bizim kardeşimiz, vatandaşımız" şeklinde viraj cümleleri sıralanıyor...

5-            Daha önce başlatılan ve süresi uzatılan vergi borçlarıyla ilgili, yeniden tarih belirleniyor ve Mart 2017'ye kadar olan vergi borçlarıyla birlikte yapılandırma süresi uzatılıyor...

6-            'Evet'i savunan siyasîlerin gözlerinde müstakbel bir zaferin huzuru yok, tam tersine panik var ve bu panik kullandıkları çelişkili dile yansıyor...

7-            Zaman zaman iktidar yetkililerince 'hayır'ın dünyanın sonu olmadığı vurgulanıyor...

***

Bu referandumun iktidar partisi açısından diğer seçimlere oranlara çok ciddi farkları var... Bunlardan en önemlisi, ilk defa bir seçime kendisini hep zafere taşıyan 'mağduriyet edebiyatı'yla giremiyor... Kamu imkânlarını kullanma ve medyadaki ezici üstünlük, eşit şartlar altında yarışı ortadan kaldırdığı için artık 'mağdur' değil 'mağrur' pozisyonunda...

Şehirlerde 'evet'ten başka pankart, afiş, billboard neredeyse yok... Eski hava gitmiş, yerine kibir ve şatafat havası gelmiş... En çok vurguladıkları adalet kavramı, bu kampanyada bizzat linç edilerek tarihe gömülmüş... Linç edilen o adâletin intikamı sandıklarda tahminlerin üzerinde, çok daha ağır olabilir... Şehirlere sinmiş ve demokratik tavır için gününü, yani 16 Nisan'ı kollayan 'sessiz isyan' bunu gösteriyor...

Daha önce de yazmaya çalışmıştık... İddia ediyorum, bu tek yönlü propagandanın acı faturası 16 Nisan'da sandıktan çıkıp önlerine gelecek... Şehirlerdeki seçimde uzak hava, insanların garip suskunluğu ve korku iklimi, bir şeylerin eskisi gibi olmadığını ve olmayacağını öylesine göze sokuyor ki bunu anlamamak için önceki seçimlerin zafer sarhoşluğunun sürmesi gerekiyor!..

Memur korkuyor, çocuğu memur olan baba korkuyor, ensesine maliyeci kılıcı binme ihtimalinden dolayı esnaf korkuyor, gidişatın partiye zarar vereceğinden emin olan ama açıklarsa başına iş alacağından endişe eden iktidar partili korkuyor... İşte bu korkulardan dolayıdır ki anket firmaları sonuç açıklarken bu 'korku' faktörünü de mutlaka belirtiyor... Aksi halde mesleki itibarları da riske giriyor...

***

Bu referandum kampanyasında sadece 'evetler' ve 'hayırlar' yarışmıyor... Aynı zamanda medya ve sosyal medya kapışıyor...

Medya büyük oranda siyasî iktidarın kontrolünde ve tabii olarak tek yönlü yayın yapıyor... El değiştiren sermayenin bir kısmı medyayı tekele aldığı için bütün gücüyle abanıyor... Oysa sosyal medyada daha fazla adâlet var...

 Ülkenin yeni zenginleri sosyal medyaya hükmedemedikleri için bu alan muhalefetin nefeslendiği, eşit şartlarda yarışabildiği bir alan oldu... Zenginseniz, sosyal medyada en fazla trol besleyebiliyorsunuz, o kadar!.. Hükmetme ve renginizi verme şansınız yok!.. Sosyal medyada en fazla zekânız, doğruluğunuz ve haklılığınız oranında karşılık buluyorsunuz...

Bu anlamda ülkemizde iki medya türü çarpışıyor ve medyanın mı yoksa sosyal medyanın mı çok daha fazla etkili olduğu bu seçimde bir anlamda belgelenmiş olacak...

***

O eski filmlerdekinin tersine durum var... 'Fakir ve mağdur' gitti, 'zengin ve mağrur' geldi... Bunun da siyasî karşılığı, ayaklarını yere sessizce vura vura geliyor...

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
97 gün önce
106 gün önce
186 gün önce
217 gün önce
220 gün önce
241 gün önce
245 gün önce
246 gün önce
259 gün önce
266 gün önce
270 gün önce
290 gün önce
367 gün önce
374 gün önce
378 gün önce
385 gün önce
414 gün önce
421 gün önce
427 gün önce
462 gün önce
477 gün önce
514 gün önce
516 gün önce
549 gün önce
575 gün önce
593 gün önce
607 gün önce
616 gün önce
621 gün önce
623 gün önce
672 gün önce
684 gün önce
688 gün önce
691 gün önce
707 gün önce
712 gün önce
731 gün önce
735 gün önce
766 gün önce
768 gün önce
775 gün önce
784 gün önce
810 gün önce
826 gün önce
831 gün önce
840 gün önce
841 gün önce
847 gün önce
855 gün önce
858 gün önce
861 gün önce
875 gün önce
931 gün önce
952 gün önce
967 gün önce
1016 gün önce
1023 gün önce
1026 gün önce
1029 gün önce
1050 gün önce
1086 gün önce
1097 gün önce
1155 gün önce
1198 gün önce
1201 gün önce
1223 gün önce
1260 gün önce
1267 gün önce
1274 gün önce
1331 gün önce
1334 gün önce
1373 gün önce
1380 gün önce
1387 gün önce
1394 gün önce
1398 gün önce
1404 gün önce
1440 gün önce
1460 gün önce
1470 gün önce
1484 gün önce
1495 gün önce
1519 gün önce
1590 gün önce
1610 gün önce
1614 gün önce
1628 gün önce
1632 gün önce
1635 gün önce
1657 gün önce
1659 gün önce
1663 gün önce
1681 gün önce
1687 gün önce
1688 gün önce
1698 gün önce
1705 gün önce
1741 gün önce
1758 gün önce
1772 gün önce
1790 gün önce


bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=