Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Bunlar 'hayır'ın ayak sesleri

28 Mart 2017, 11:07

Yeni Çağ Gazetesi

Bugünkü YENİÇAĞ »

Bunlar 'hayır'ın ayak sesleri

Ana Sayfa» Yazarlar» Servet AVCI

28.03.2017 00:00

Servet AVCI

Servet AVCI

avciservet@hotmail.com

Cumartesi Sivas'taydık... Daha önce anlaşılan 9 salon, baskılar sonucu iptal edilmişti... 10. salonun sahipleri her türlü baskıya direndikleri için toplantımızı yapabildik...

Benzeri daha önce Denizli'de yaşanmıştı ve referanduma kadar muhtemelen başka illerde de yaşanacak...

Önceki gün Yozgat'ta Sinan Oğan'ın başına gelenler... Daha önce Meral Akşener'in ve Ümit Özdağ'a yönelik sabotaj ve provokasyonlar... Zavallı saldırı teşebbüsleri...

Sözümüz her valiye ve emniyet müdürüne değil, işini partizanca yapana... 28 Şubat sürecinde defalarca yargılanan birisi olarak hatırlatayım:

Onlar ne kadar muktedirlerdi değil mi? Tek komutla bütün yargıyı hizaya çekip, brifingle talimatlandırabiliyorlardı... Sözlerinin üzerine söz söylenemiyordu...

'Havuz medya' yoktu ama 'yavuz medya' vardı...  28 Şubatçıların ağızlarından çıkan ne varsa medyanın manşetindeydi... Millî Güvenlik Kurulu, Meclis'in üzerindeydi ve Başbakanlar, Bakanlar fırçalanıyor, şıpır şıpır terletiliyordu...

Daha Millî Güvenlik Kurulu toplanmadan, alınacak kararlar her dönemde 'büyük' olan gazetelerde ve televizyonlarda yayınlanıyordu... MGK kararları, kurul kendisi -açıklanabileceğine dair- yeni bir karar almadıkça açıklanamazdı ama öyle bir devirdi ki bu, kararlar daha alınmadan açıklanıyordu!.. Yani dönemin Başbakanı ve diğer ilgili Bakanlar ne karar alacaklarını medyadan öğreniyorlardı!..

Sadece yargı bürokrasisi değil, mülkî amirler de buna göre pozisyon almıştı... Hükûmet kendi iradesiyle valiler kararnamesi bile çıkaramıyordu... Çoğu vali kendisini hükûmete karşı değil, 28 Şubat'ın başındaki paşalara karşı sorumlu hissediyordu...

***

Hiç bitmeyecek zannedilen bir dönemdi bu... Kibir ve özgüven öylesine yüksekti ki, İsmail Hakkı Karadayı'dan sonra Genelkurmay Başkanı olan Hüseyin Kıvrıkoğlu'na "28 Şubat daha ne kadar sürecek?" diye sorulduğunda cevabı pek havalıydı: "Bin yıl sürecek!.."

Ne oldu sonra? "Bin yıl sürecek" denilen o antidemokratik düzen bin gün bile sürmeden helâk oldu, kimse sahip çıkamaz hâle geldi... O gün o baskıya 'kurşun askerlik' yapanlar daha sonra günah çıkarmak mecburiyetinde kaldılar ama kimse yemedi... Bir kısmı hesap vermek zorunda kaldı, bir kısmı ise silinip gitti...

Hiçbir dönem kalıcı olmadığı gibi hiçbir şahıs da kalıcı değil... Bugünler de geçecek ve biz baş başa kalacağız... Sonra biliyoruz ki "Bizler emir kuluyduk" diyecekler... Şimdiden söyleyelim, emir kulu değil, Allah'ın ve adaletinin kulu olun!.. O çok eleştirilen tek parti rejimindeki hem il başkanı hem vali olanlar gibi davranmayın... Bugüne çok güvenmeyin ve adaletin mutlaka tecelli edeceğini unutmayın...

***

Bu tür baskılar 'hayır'ı engellemiyor, 'evet'e de yaramıyor... Derdimiz bu değil, derdimiz adâletin onulmaz yaralar alması ve insanlarımız arasında bir arada yaşama iradesine darbeler vurulması...

Yoksa gerçekten bu baskılar ve adâletsizlikler ancak 'hayır'a yarar... Ayrıca 'evet' çıksa bile bu 'evet'i tartışmalı ve gölgeli hâle getirir, 'millî iradenin sonucu' gibi bir masumane kabulü kesinlikle ortadan kaldırır...

Daha önce de ifade etmeye çalışmıştım...  Bu seçim çok farklı... İfade ettiğimiz ayrımcılıkların bir handikap olmadığı, 'hayır' lehine sonuç ürettiğini göreceğiz...

Keşke televizyonlar 24 saat kesintisiz 'evet' propagandası yapsa... 'Evet'i savunan gazeteci, sözde hukukçu ve siyasetçilerin tek bir maddeyi savunamayan, savunmaya çalışırken komik düştükleri hâlleri her an seçmenin önüne gelse...

Keşke sahte bal satan, 24 saat dandik telefon pazarlayan, detektör gösterip definecilere hitap eden, çörek otu yağıyla neredeyse ölümsüzlüğü vaat eden kanallar da sürekli 'evet' propagandası yapsa...

"Şehirlerin meydanlarında, caddelerinde ve sokaklarında 12 Eylül anayasasında olduğu gibi sadece 'evet'in propagandası yapılsa, 'hayır' sesi kamu imkânlarıyla bastırılan bir zemine otursa ve vicdanları kanatmaya devam etse" demiştik, öyle de oluyor...

***

Bugün her adâletsizlik ve baskı 'hayır'a katkı sağlıyor... Sahadan istedikleri sonuçlar gelmeyince panikteler ve bu gerçeği göremiyorlar... Mağduriyetle buralara kadar gelip, şimdi başkalarını mağdur duruma düşürmenin yol açtığı çelişkiyi ve bunun doğuracağı sonucu kestiremiyorlar...

Mesele, bu baskılar değil, bu baskıların ve adaletsizliklerin, yarın birlikte mücadele verecek insanların arasına soktuğu fitne ve millet gerçeğinin aldığı darbe...

Kaynak: Bunlar 'hayır'ın ayak sesleri - Servet AVCI

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
59 gün önce
66 gün önce
76 gün önce
106 gün önce
113 gün önce
119 gün önce
154 gün önce
168 gün önce
205 gün önce
208 gün önce
241 gün önce
266 gün önce
284 gün önce
298 gün önce
308 gün önce
312 gün önce
314 gün önce
364 gün önce
375 gün önce
380 gün önce
383 gün önce
398 gün önce
404 gün önce
422 gün önce
426 gün önce
457 gün önce
460 gün önce
466 gün önce
475 gün önce
501 gün önce
517 gün önce
522 gün önce
531 gün önce
532 gün önce
538 gün önce
546 gün önce
550 gün önce
552 gün önce
567 gün önce
622 gün önce
643 gün önce
658 gün önce
707 gün önce
715 gün önce
717 gün önce
721 gün önce
742 gün önce
777 gün önce
788 gün önce
846 gün önce
889 gün önce
952 gün önce
958 gün önce
966 gün önce
1022 gün önce
1025 gün önce
1064 gün önce
1071 gün önce
1078 gün önce
1085 gün önce
1089 gün önce
1095 gün önce
1131 gün önce
1151 gün önce
1162 gün önce
1176 gün önce
1187 gün önce
1211 gün önce
1282 gün önce
1301 gün önce
1305 gün önce
1319 gün önce
1323 gün önce
1327 gün önce
1348 gün önce
1350 gün önce
1354 gün önce
1372 gün önce
1378 gün önce
1379 gün önce
1389 gün önce
1397 gün önce
1433 gün önce
1450 gün önce
1464 gün önce
1482 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=