Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Parti İsmi Fark Etmez, Ülkücünün Kaderi Ortak

27 Mart 2017, 00:01

AKP’nin siyasi kazanç uğruna değerlere sarılması siyasetinin ayrılmaz bir parçası. Bir bakıyorsunuz düne kadar “ırkçı-kâfir” dedikleri Türkeş’e sevdalanmışlar. Bir bakıyorsunuz hayatta iken “Amerikancı” diye etmedik hakaret bırakmadıkları Özal’ın takipçisi oluvermişler. Bir de bakıyorsunuz yüzüstü bırakıp kaçtıkları Erbakan Hocalarının aslında en sadık talebeleri onlarmış.

Muhsin Yazıcıoğlu’nu ne kadar sevdiklerini anlatmaya gerek var mı? Hele şu günlerde…

Referandum sürecinde saydığım isimlerin aslında AKP çizgisinde olduğunu da öğrenmiş olduk; hepsi “Evet”çi imiş…

Bu gayrı ciddi, değerlere saygısız ve kendilerinden olmayan çevreler için manevi önemi olan isimleri kullanmakta beis görmeyecek derecede siyasi “nezaketten” uzak yaklaşımı millete havale edelim…

Diyeceğim ama şunu da sormadan edemiyorum: AKP bu isimleri siyasi propoganda aracı olarak kullanırken bu isimlerin gölgesinde siyaset yapan arkadaşlar neden çıkıp bir çift laf etmez?

***

25 Aralık Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatının sene-i devriyesi idi.

Biz ona “şehadetinin” diyoruz. Her ne kadar, bir siyasi parti liderini dağ başında üç gün bulamayan dönemin Ulaştırma Bakanı “Kazadan kaza çıkartmayın” dese de Ülkücüler açısından mesele “kaza”dan öte bir şey.

Mahkemeler Ülkücülerin bu şüphelerine “takipsizlik” verse de…

Muhsin Yazıcıoğlu’un varisi Genel Başkan da bu soruları soruyor Merhum Yazıcıoğlu için hazırlanan bir belgeselde: “Bütün kalplerdeki şüphelerin giderilmemiş olması” diyor.

Vay!...

Anlaşılan o ki merhum lideri hakkında bazı ihmallerden şüpheleniyor.

Sayın Genel Başkan’la aynı şüpheleri Devlet Denetleme Kurulu da paylaşmıştı biz zamanlar, raporlaştırmıştı da üstelik. Doğal olarak bu şüphelerin peşine düşülmeliydi fakat dönemin Ulaştırma, günümüzün Başbakanı Binali Yıldırım “Kazadan kaza çıkartmayın!” diyerek meseleyi bağlamıştı.

O günden bugüne bütün hükümetleri kuran AKP’nin bu meseledeki samimiyeti ortada. “Muhsin kardeşim” retoriği ile sayısal olarak çok mühim olmayan ama “ideolojik” olarak anlamlı olan BBP’li seçmeni “bağlamak”.

Ve asıl hedef Sadece BBP değil, Ülkücü vicdanlarda yeri müstesna olan “Muhsin Başkan” ismi ile Ülkücülerin tercihlerini etkilemek, en azından “sempati” yaratmak.

Yazıcıoğlu, tıpkı Türkeş ve Erbakan gibi seçim malzemesinden başka bir şey değil bu çevreler açısından.

Yazıcıoğlu hakkında devasa laflar edilirken “suikast” iddialarının peşine düşülmemesi bunun somut göstergesi.

Hâl böyleyken…

Yazıcıoğlu’nun koltuğunda oturanlar Yazıcıoğlu’nun şehadeti ve akabinde yaşanan ihmallerin altında imzası olanlara “Evet” diyerek Muhsin Yazıcıoğlu’nun ruhunu şâd edecek demek ki!...

Ülkücünün hâli de kaderi de ortak.

Parti isminin farklı olması durumu değiştirmiyor…

**

Ülkücülerin hâli bu…

Geçmiş büyüklerini siyasi muarızları ile paylaşmak zorunda kalan bir zümre…

30 Mart 2009’da merhum Yazıcıoğlu’nun arkasından şunları yazmıştım…

“Merhum Arvasi “Ülkücü” kavramını üçe ayırır: Ülkücüler, Ülkücü geçinenler ve Ülkücülükten geçinenler. “Geçim ehli” herkesin malumu. Zor zamanda zaman kendini gizler, fırsat bulunca “Ülkücü” olur, sonra geçer gider. Onlardan pek çoktur.

Azlık olanlar ise ömrü boyunca Ülkücü olmak için mücadele edenlerdir.

Bu taife için “Davasından kazanmaz, kazandırır.” diyor merhum Muhsin Yazıcıoğlu, Galip Erdem’e yazdığı “vefa” yazısında.

Ve devam ediyor…

“Bazı insanlar başkaları için yaşarlar. Onların hayatı mücadeleyle doludur. Haksızlıklarla mücadele eder, gelecek nesillerin tarihi sorumluluğunu yaşar, acıları paylaşarak mutlu olur, bir inanç adamı olmanın, idealistçe yaşamanın, bir Ülkünün peşinde koşmanın kavgalarından kendine ayıracak zaman bulamadan ömrünü tamamlarlar. Bunlar asıl öldükten sonra isimleriyle, eserleriyle, dostlarıyla yaşar ve yaşatılırlar”.

 

İhtimal odur ki Türkeş ve Yazıcıoğlu ötelerden bizi seyredip şunu söylüyor: “Lazım değil ismimizi yaşatmanız, ömrümüz boyunca mücadele ettiklerimizin elinden ve dilinden kurtarın ismimizi yeter!”

 

Mekânları Cennet olsun…

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
101 gün önce
115 gün önce
164 gün önce
170 gün önce
177 gün önce
227 gün önce
248 gün önce
255 gün önce
283 gün önce
290 gün önce
297 gün önce
311 gün önce
318 gün önce
332 gün önce
339 gün önce
346 gün önce
353 gün önce
416 gün önce
437 gün önce
451 gün önce
493 gün önce
500 gün önce
520 gün önce
547 gün önce
584 gün önce
598 gün önce
626 gün önce
633 gün önce
640 gün önce
724 gün önce
759 gün önce
850 gün önce
864 gün önce
934 gün önce
962 gün önce
976 gün önce
1032 gün önce
1053 gün önce
1172 gün önce
1179 gün önce
1186 gün önce
1193 gün önce
1200 gün önce
1207 gün önce
1221 gün önce
1235 gün önce
1242 gün önce
1277 gün önce
1291 gün önce
1298 gün önce
1305 gün önce
1347 gün önce
1396 gün önce
1424 gün önce
1459 gün önce
1473 gün önce
1494 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=