Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Kutsalların Araçsallaştırılması…

20 Mart 2017, 10:38

Türkiye, politik hedefler uğrunda araçların devamlı değiştiği bir ülke. Kazanmak için herkes, özensiz bir şekilde her şeyi araçsallaştırabiliyor.

Aracın mahiyeti, kutsallığı önemli değil; amaca hizmet edip etmediği önemli. Bu konu tüm “ideolojik” tarafların ittifak ettiği tek husus…

Mesela Çanakkale, mesela milliyet, mesela din, mesela dış politika…

Bu konuda artık seviye atladık. Eskiden politikacı alışkanlığı olan her şeyi araçsallaştırma hastalığı konumu gereği “politik” algılanacak davranışlardan uzak durması gereken kurumlara da sirayet etti.

Somutlaştıralım.

Cuma günü bir hutbe dinledik.

Hutbeye göre Çanakkale’de adına “millet” denilen bir topluluk düşmanlara karşı kahramanca savaşmış.

Ama “hangi millet?” belli değil. “Türk” desek olmuyor, seçim ağzı Çanakkale’nin bir Türk zaferi olduğunu “ırkçı” bulabilecek çevreler rahatsız olabilir.

“Millet” kavramının bu şekilde kullanımı son onbeş yılda icad olundu. Bu kullanım şekli “Türklükten rahatsız olanları ve Türklükten rahatsız olanlardan rahatsız olanları” idare etmek maksatlı türetildi. Böylece birbirini sevmeyen iki tarafın da desteğini alabiliyorsunuz.

Burada iki şey araçsallaştırılıyor: Çanakkale ve millet kavramı…

Bir diğer husus ise şu…

Son zamanlarda bu ve benzeri, komutasını bugün birilerinin çok da “hazzetmediği” insanların yürüttüğü zaferlerde bu isimleri “pas” geçme gayesi açıkça görülmekten öte sırıtıyor.

Seversiniz veya sevmezsiniz lâkin Balkan harbinde yerlerde sürünen Osmanlı ordusunu ayağa diken Enver Paşa, “size ölmeyi emrediyorum!” diyen Mustafa Kemal, Fevzi Çakmak ve ismini zikredemediğim kumandanlar olmasaydı Çanakkale zaferi olabilir miydi?

Yarın “sehven unutuldular” veya “Cuma Namazı’ndaki hutbeyi kalemine dolayan gafiller” şeklinde bir cevap gelebilir…

İşte o da araçsallaştırmaya yeni bir örnek olacak…

**

Örnekleri arttırabiliriz…

Hemen akla Baykal’ın tartıştığımız “Peygamber’i yoldan çıkartır” açıklaması geliyor. Sıcak örnek olması açısından…

Baykal’ın tanımlamasının AKP’li bir Bakan’ın “Peygamber gurura kapıldı ama biz kapılmadık” sözü ile benzerliği meselenin salt “ideolojik” yaklaşımdan kaynaklanmadığını gösteriyor.

Başbakan’ın Çanakkale’ye dair yaptığı benzetme ise bunun post-modern örneklerindendi. Bayındırlık hizmetini tarihe geçmiş bir sözü yıkarak yüceltmek için şairin tabiri ile “ötelerin ötesine” geçmek gerekiyor.

Bütün bu açıklamalar “kutsalların araçsallaştırılması” probleminin “ideolojik” değil politik bir alışkanlık haline dönüştüğünü gösteriyor…

Araçların özelliği aynı, kullanım amaçları farklı.

Dikkatinizi çekiyorsa herkes “milli-manevi” değerler üzerinden topluma ulaşmaya çalışıyor. Çünkü “muhafazakâr-milliyetçi” bir çoğunluğa sahibiz.

Çünkü onların oyları sonucu değiştiriyor.

**

Yaşadığımız şeyin bilimsel bir cephesi de var…

Braudel meseleyi şöyle tanımlıyor: “Araçların amaçlara göre sürekli bir şekilde uyarlanması, olasılıkların ustaca hesaplanması".

Biz buna mühendislikte “optimizasyon” diyoruz. Literatür ise bunu “ussallık-akılcılık” olarak tanımlıyor.

Yani Rasyonalizmin dibine düşmüş durumdayız…

Breudel, bunu söylerken Türk politikacısının bazı kavramları devamlı bir “optimizasyon” mantığı ile kullanacağını, bunu yaparken de değerlerle oynayabileceğini düşünememişti zahir.

Bu değerlerle oynayarak sonuca ulaşma durumu –ki biz buna bilimde sahtecilik diyoruz- yeni bir durum ortaya çıkarttı. Bu durumu da tek başına “rasyonalite” tanımlayamıyor.

Tam bu noktada bize tanıdık gelecek yeni bir kavram çıkıyor karşımıza…

Russel tanımlıyor bu kavramı: “İrrasyonalizm, yani nesnel gerçeği yadsımak, hemen her zaman, hiçbir kanıtı olmayan bir şeyde ısrar etmek; ya da çok sağlam kanıtları olan bir şeyi yadsımak arzusundan kaynaklanır.”

Ne diyorsunuz?...

Politikacılarımız için bu daha kapsayıcı oldu sanki…

Literatürün bile kafasını karıştırır bu durum.

Rasyonel ve irrasyonel olanın bu kadar ahenk içinde olduğu başka bir ülke var mı?

Meseleye bu perspektiften bakmak siyaset felsefecileri için ilginç bir araştırma konusu olabilir…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
10 gün önce
108 gün önce
136 gün önce
213 gün önce
227 gün önce
276 gün önce
282 gün önce
289 gün önce
339 gün önce
360 gün önce
367 gün önce
395 gün önce
402 gün önce
409 gün önce
423 gün önce
430 gün önce
444 gün önce
451 gün önce
458 gün önce
465 gün önce
528 gün önce
549 gün önce
563 gün önce
605 gün önce
612 gün önce
632 gün önce
659 gün önce
696 gün önce
710 gün önce
738 gün önce
745 gün önce
752 gün önce
836 gün önce
871 gün önce
962 gün önce
976 gün önce
1003 gün önce
1046 gün önce
1074 gün önce
1088 gün önce
1144 gün önce
1165 gün önce
1284 gün önce
1291 gün önce
1298 gün önce
1305 gün önce
1312 gün önce
1319 gün önce
1333 gün önce
1347 gün önce
1354 gün önce
1389 gün önce
1403 gün önce
1410 gün önce
1417 gün önce
1459 gün önce
1508 gün önce
1536 gün önce
1571 gün önce
1585 gün önce
1607 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=