Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Devletin Bekası…

06 Mart 2017, 22:41

Tarihin her döneminde düşüncenin en büyük hasmı olan Politik pragmatizm yine devrede. Politika böyle bir şeydir zaten, her şeyi hakimiyeti altına almaya çalışır. Alamadığı fikri de çekiştirir durur. Bir süre sonra bakarsınız ki ortada başka bir şey var.

Bu çekiştirme hâline mecburdur politikacı. Çünkü, eğer “eylem” önderi olduğunu iddia ettiği düşünceye uymuyorsa tek çare düşünceyi o eyleme uydurmaktır. Gerisi hamasete ve belagata kalıyor.

Her “manüpilatif” karar sürecinde karşımıza çıkan “İnandığın gibi yaşamazsan, yaşadığın gibi inanırsın” meselesini burada da görüyoruz.

İsmi iste İslamcı ister Milliyetçi olsun durumumuz tam olarak bu. Bugün “Milli Görüş” olarak isimlendirilen İslamcılığın politik yorumu ile Milliyetçileri aynı kaderde birleştiren şeyin sebebi böyle bir şey…

İdeolojinin adında “İslam” olunca fetva makamları, cami kürsülerinden el sallayarak “kaaafirler!” diyen “Ülema”nın olduğu bir dünyada onların işi daha zor. Bizde en fazla “hıyanet”le suçlanırsın, onlar da “küfrün gayya kuyusuna yuvarlanmak” var.

Şaka bir yana dünya görüşlerimiz farklı ama kaderimiz aynı. İbn Haldun’un dediği gibi sebep coğrafya olmasın?

Siyasetçinin fikir adamının üzerinde pozisyon aldığı ve her ne hikmetse fikri sınırları fikir adamından ziyade politikacının belirlediği bir coğrafyada yaşıyoruz. Bu topraklarda her şey olduğu gibi fikir de politik pragmatizmin emrinde veya emrine verilmek isteniyor.

Seçilmeyi hedefleyen politikacı politikayı seçim üzerine kurmak zorunda. Bu sebeple doğrunun tabana yayılarak daha esnek, seçmenin gönlünü kırmayacak bir biçim alması gerekiyor. Politikacı açısından halkı değiştirmektense fikri değiştirmek daha kolay. Değişen fikrin tevilini yapacak maaşlı kalemşörler, ısmarlama “ideologlar” olunca politika için işler kolaylaşıveriyor.

Hâl böyle olunca altı ay önce “ideoloijinin” gereği olarak karşı çıktığınız bir şeyi aynı idelolojik gerekçelerle savunabiliyorsunuz. Fikirdeki sapmayı kendinize izah edemediğiniz anlarda da “bizi hiç yanıltmadı” gibi ilginç yaklaşımlar geliştirip işin içinden çıkabiliyorsunuz.

İmamın masuniyeti, önderin şaşmazlığı veya liderin yanılmazlığı karinesi, adına her ne derseniz deyin bu coğrafyanın hediyesi olan bir zihni yapıya evriliyorsunuz farkında olmadan.

Anlaşılan o ki suç İbn Haldun’un teorisinde. Liderler yanılmayacağına göre…

**

Milliyetçilerin onyılları başkalarının çizdiği "suç" dairesine ait olmadığını ispata çalışmakla geçti. Buna çalışırken hep bir savunma hali ile faşizmin kralını inşa edenlere faşist olmadığını, darbecilerle tezgah olanlara darbeci olmadığını, ilmi ait olduğu ideolojik sınıftan edindiği imtiyazlardan menkul kimselere Milliyetçilerin de bilim üretebileceğini, şarkı söyleyebileceğini, sanat yapabileceğini hasılı “normal bir insan” olduğunu ispat etme ameliyesi ile uğraştı durdu.

Rutinimiz budur: Milliyetçiler suçlanır, sonra ispata davet edilir…

Şu günlerde tarih tekerrür ediyor: “Fena fid-devle” kavramını Türk düşüncesine hediye eden
Türk Milliyetçileri “devletin bekasına” hizmet ettiğini ispat etmek adına bir karar vermeye davet ediliyor.

Böyle bir davette davetin esasına ve davet sahibinin samimiyetine dikkat edilir.  Esas denince akla iki soru geliyor:

  • Bu metinde devletin bekasını ilgilendiren maddeler hangileri?
  • Devletin beka sorun varsa bu sorunun oluşmasında davet sahibinin katkısını görmezden mi geleceğiz?

Samimiyet denince de acı tecrübeler…

Bu arkadaşlar daha iki yıl önceye kadar “devleti öldürerek Oidipus kompleksimizi aşabileceğimizden” bahseder, devletin bekasına kastedenlerle masaya oturmalarına karşı çıkanları “bunlar kandan beslenir” diyerek tekfir ederlerdi.

Tam da “değiştiler, takılmayın geçmişe, samimiyet testine ne gerek var?” derken…

Geçtiğimiz hafta sahibinin ülkesinde “Özgürlük Kürtlerin hakkıdır!” sözleriyle  topraklarımızdaki yancılarına göz kırptıktan sonra ülkemize gelenlerin “sözde” bayrağını tepemizde sallandırıp, üstelik bir meziyetmiş gibi bunu savunuverdiler…

Örnek olay gösteriyor ki virajı aldıkları anda fabrika ayarlarına dönecekler.

İnsan düşünme yeteneğine sahip bir varlık.

Düşünelim…

Sağlıklı bir karar verelim…

Bu metni önümüze getirenlerin de dediği gibi devletin bekası söz konusu…

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
84 gün önce
182 gün önce
210 gün önce
287 gün önce
301 gün önce
349 gün önce
363 gün önce
413 gün önce
434 gün önce
441 gün önce
469 gün önce
475 gün önce
482 gün önce
496 gün önce
503 gün önce
517 gün önce
524 gün önce
531 gün önce
539 gün önce
602 gün önce
623 gün önce
636 gün önce
679 gün önce
685 gün önce
706 gün önce
733 gün önce
770 gün önce
784 gün önce
811 gün önce
818 gün önce
826 gün önce
909 gün önce
945 gün önce
1036 gün önce
1050 gün önce
1077 gün önce
1119 gün önce
1147 gün önce
1161 gün önce
1217 gün önce
1238 gün önce
1357 gün önce
1365 gün önce
1371 gün önce
1378 gün önce
1385 gün önce
1393 gün önce
1407 gün önce
1420 gün önce
1428 gün önce
1462 gün önce
1477 gün önce
1484 gün önce
1491 gün önce
1532 gün önce
1582 gün önce
1609 gün önce
1645 gün önce
1659 gün önce
1680 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=