Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Niyet Hayır, Akıbet Hayır

21 Şubat 2017, 00:08

Cumartesi günü Ankara’da toplanan insanların niyetleri gayet basit ve açıktı: Ükenin hayrına olmayacağını iddia ettikleri bu değişikliğe karşı tercihlerini ortaya koymak.

Bu değişikliğin gerçekleşmesi gerektiğine inananlara karşı değil, değişikliğe karşı bir tercih koymak için.

Bu fark önemli.

Referandum tartışmalarının başladığı günden beri özellikle “hayır” cenahına karşı yapılan yorumlar toplumun her kesiminden tepki topluyor ve aklı başında herkes “itidal” tavsiye ediyor.

Referandumda “hayır” diyecek olanları “HDP-PKK-FETÖ” işbirlikçisi ilan edenlere karşı gelişen tepki ve zihinde uyanan acı hatıralar özellikle AKP yetkililerini söylemler hususunda tabanını uyarma ihtiyacını doğurdu.

Çünkü her “HDP-PKK-FETÖ” atfı Türk seçmeninin hafızasını geçmişe götürüyor. Her ne kadar birileri toplumsal “amnezi” yaşadığımızı varsaysa bile, kritik dönemeçlerde Türk milleti acı tecrübelerini dikkate alarak tercihte bulunuyor.

Ülkenin çözüm süreci ve öncesinde yaşadıkları, Türk Milliyetçilerinin geçmişte bu konudaki mücadelesi ortadayken “hayır” verecek olanları PKK ile birlikte olmakla itham etmek çok yaratıcı bir propaganda tarzı değil.

Bu tavrın bu cephede “genel kanaat” haline geldiğini kampanyayı yürütenlerin meydanların cazibesine kapıldıkları anda yaptıkları konuşmaların satır aralarında görebiliyoruz.

Anlaşılan o ki bu durumu hükümet cenahına anlatan propaganda uzmanları veya danışmanlar var. Son günlerde en azından bazı yetkililer “evet veren de hayır veren de kardeşimizdir” noktasına geldi.

Olması gereken bu...

Sonuç ne olursa olsun kardeşliğimize halel gelmemesinin yolu, Hünkârın da buyurduğu gibi “dilimize” sahip çıkmaktan geçiyor.

**

Ankara’da yapılan toplantının gerçekleştirilmesi sürecinde yaşanan zorluklar, aynı gün Atilla Kaya ve eski Ocak Genel Başkan’larının yapacakları toplantı yerine izin çıkmaması ve diğer engellemeler referandum sürecinin ne kadar “demokratik” yürüdüğünün göstergesi.

Bazı üst düzey bürokratların referandumda “hayır” verecek olanlara karşı üstü kapalı ve açık tehditleri, bu tehditlere karşı herhangi bir işlem yapılmaması ve bazı tiplerin iç savaş çığırtkanlıklarını da bu göstergelere ekleyebiliriz.

Bütün bu antidemokratik, kraldan fazla kralcı tavırlar referandumda “evet” çıktığı zaman ülkenin daha demokratik bir faza geçeceğini iddia edenleri açıkta bırakıyor.

Tüm bu “ötekileştirici” dil, “evet” tercihinde bulunacak siyasi partilerin tabanını bile ürkütüyor. Neticede “hayır” verecek olanlar komşusu, arkadaşı, oğlu veya kuzeni.

Bu “ayrıştırıcı dil”in toplumda taban tutmayışının bir diğer nedeni de bu.

AKP’lilerin kafasındaki “Erdoğan sonrası ne olur?” sorusu da tercihlerini etkiliyor. Bunun çözümünü bulan AKP’li kalemşörler var. Geçtiğimiz günlerde bunlardan biri “Erdoğan yaşadığı sürece başkanlık olsun, daha sonra kaldırılsın” fikri ile tarihe geçti.

Geçmişte yaşananlar, tüm bu yaşananlara rağmen bugün konuşanlar ve şu fikirleri sadredenleri görünce doğal olarak millet kararını gözden geçiriyor.

Cumartesi günü Ankara’da toplanan kalabalık da bunun bir göstergesi.  Bu kalabalık toplumun meseleye karşı ne kadar duyarlı olduğunu gösteriyor.

Kendisini temsil eden siyasi partinin aldığı tavra karşı kendiliğinden oluşan tam anlamıyla “sivil” bir organizasyonun binlerce insanı bir araya getirebilmesi ise Türk siyasi tarihi açısından bir ilk.

Bu mesele önemli.

Açıktan “hayır” demenin başlı başına bir cesaret göstergesi sayıldığı, üstüne siyasi yapının da karşı tarafta yer aldığı bir konjonktürde bu kalabalık ve kararlılık referandumun ve doğal olarak MHP’nin geleceği açısından hepimizin konuşması gereken bir durumdur.

Eğer, özellikle sağ cenahın kendi partilerine rağmen ortaya koyduğu tercih kazanır, sandıktan “hayır” çıkarsa bu hakiki manada “dip dalgası”nın bir zaferi olur.

Tabii ki bunun siyasi sonuçları da olacaktır.

Aslında kampanya sloganı olan “Niyet Hayır, Akıbet Hayır”dan murad edilen “akıbet” de böyle bir şey: Türkiye’nin daha demokratik ve çoğulcu bir anlayışa geçmesi.

Bunun yolu ise Milliyetçisi ve Muhafazakârı ile Türk sağının “demokrasi”ye gerçekten inanmış bir zihniyete evrilmesinden geçiyor.

Referandumun asıl hayırlı sonucu bu olacaktır.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
200 gün önce
298 gün önce
326 gün önce
403 gün önce
417 gün önce
465 gün önce
472 gün önce
479 gün önce
529 gün önce
550 gün önce
557 gün önce
585 gün önce
591 gün önce
598 gün önce
612 gün önce
619 gün önce
633 gün önce
640 gün önce
647 gün önce
655 gün önce
718 gün önce
739 gün önce
752 gün önce
795 gün önce
801 gün önce
822 gün önce
849 gün önce
886 gün önce
900 gün önce
927 gün önce
934 gün önce
942 gün önce
1025 gün önce
1061 gün önce
1067 gün önce
1110 gün önce
1152 gün önce
1165 gün önce
1193 gün önce
1235 gün önce
1263 gün önce
1277 gün önce
1333 gün önce
1354 gün önce
1473 gün önce
1481 gün önce
1487 gün önce
1494 gün önce
1501 gün önce
1509 gün önce
1523 gün önce
1536 gün önce
1544 gün önce
1578 gün önce
1593 gün önce
1600 gün önce
1607 gün önce
1648 gün önce
1698 gün önce
1725 gün önce
1761 gün önce
1775 gün önce
1796 gün önce


bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=