Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Niyet Hayır, Akıbet Hayır

20 Şubat 2017, 23:08

Cumartesi günü Ankara’da toplanan insanların niyetleri gayet basit ve açıktı: Ükenin hayrına olmayacağını iddia ettikleri bu değişikliğe karşı tercihlerini ortaya koymak.

Bu değişikliğin gerçekleşmesi gerektiğine inananlara karşı değil, değişikliğe karşı bir tercih koymak için.

Bu fark önemli.

Referandum tartışmalarının başladığı günden beri özellikle “hayır” cenahına karşı yapılan yorumlar toplumun her kesiminden tepki topluyor ve aklı başında herkes “itidal” tavsiye ediyor.

Referandumda “hayır” diyecek olanları “HDP-PKK-FETÖ” işbirlikçisi ilan edenlere karşı gelişen tepki ve zihinde uyanan acı hatıralar özellikle AKP yetkililerini söylemler hususunda tabanını uyarma ihtiyacını doğurdu.

Çünkü her “HDP-PKK-FETÖ” atfı Türk seçmeninin hafızasını geçmişe götürüyor. Her ne kadar birileri toplumsal “amnezi” yaşadığımızı varsaysa bile, kritik dönemeçlerde Türk milleti acı tecrübelerini dikkate alarak tercihte bulunuyor.

Ülkenin çözüm süreci ve öncesinde yaşadıkları, Türk Milliyetçilerinin geçmişte bu konudaki mücadelesi ortadayken “hayır” verecek olanları PKK ile birlikte olmakla itham etmek çok yaratıcı bir propaganda tarzı değil.

Bu tavrın bu cephede “genel kanaat” haline geldiğini kampanyayı yürütenlerin meydanların cazibesine kapıldıkları anda yaptıkları konuşmaların satır aralarında görebiliyoruz.

Anlaşılan o ki bu durumu hükümet cenahına anlatan propaganda uzmanları veya danışmanlar var. Son günlerde en azından bazı yetkililer “evet veren de hayır veren de kardeşimizdir” noktasına geldi.

Olması gereken bu...

Sonuç ne olursa olsun kardeşliğimize halel gelmemesinin yolu, Hünkârın da buyurduğu gibi “dilimize” sahip çıkmaktan geçiyor.

**

Ankara’da yapılan toplantının gerçekleştirilmesi sürecinde yaşanan zorluklar, aynı gün Atilla Kaya ve eski Ocak Genel Başkan’larının yapacakları toplantı yerine izin çıkmaması ve diğer engellemeler referandum sürecinin ne kadar “demokratik” yürüdüğünün göstergesi.

Bazı üst düzey bürokratların referandumda “hayır” verecek olanlara karşı üstü kapalı ve açık tehditleri, bu tehditlere karşı herhangi bir işlem yapılmaması ve bazı tiplerin iç savaş çığırtkanlıklarını da bu göstergelere ekleyebiliriz.

Bütün bu antidemokratik, kraldan fazla kralcı tavırlar referandumda “evet” çıktığı zaman ülkenin daha demokratik bir faza geçeceğini iddia edenleri açıkta bırakıyor.

Tüm bu “ötekileştirici” dil, “evet” tercihinde bulunacak siyasi partilerin tabanını bile ürkütüyor. Neticede “hayır” verecek olanlar komşusu, arkadaşı, oğlu veya kuzeni.

Bu “ayrıştırıcı dil”in toplumda taban tutmayışının bir diğer nedeni de bu.

AKP’lilerin kafasındaki “Erdoğan sonrası ne olur?” sorusu da tercihlerini etkiliyor. Bunun çözümünü bulan AKP’li kalemşörler var. Geçtiğimiz günlerde bunlardan biri “Erdoğan yaşadığı sürece başkanlık olsun, daha sonra kaldırılsın” fikri ile tarihe geçti.

Geçmişte yaşananlar, tüm bu yaşananlara rağmen bugün konuşanlar ve şu fikirleri sadredenleri görünce doğal olarak millet kararını gözden geçiriyor.

Cumartesi günü Ankara’da toplanan kalabalık da bunun bir göstergesi.  Bu kalabalık toplumun meseleye karşı ne kadar duyarlı olduğunu gösteriyor.

Kendisini temsil eden siyasi partinin aldığı tavra karşı kendiliğinden oluşan tam anlamıyla “sivil” bir organizasyonun binlerce insanı bir araya getirebilmesi ise Türk siyasi tarihi açısından bir ilk.

Bu mesele önemli.

Açıktan “hayır” demenin başlı başına bir cesaret göstergesi sayıldığı, üstüne siyasi yapının da karşı tarafta yer aldığı bir konjonktürde bu kalabalık ve kararlılık referandumun ve doğal olarak MHP’nin geleceği açısından hepimizin konuşması gereken bir durumdur.

Eğer, özellikle sağ cenahın kendi partilerine rağmen ortaya koyduğu tercih kazanır, sandıktan “hayır” çıkarsa bu hakiki manada “dip dalgası”nın bir zaferi olur.

Tabii ki bunun siyasi sonuçları da olacaktır.

Aslında kampanya sloganı olan “Niyet Hayır, Akıbet Hayır”dan murad edilen “akıbet” de böyle bir şey: Türkiye’nin daha demokratik ve çoğulcu bir anlayışa geçmesi.

Bunun yolu ise Milliyetçisi ve Muhafazakârı ile Türk sağının “demokrasi”ye gerçekten inanmış bir zihniyete evrilmesinden geçiyor.

Referandumun asıl hayırlı sonucu bu olacaktır.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
9 gün önce
107 gün önce
135 gün önce
212 gün önce
226 gün önce
275 gün önce
281 gün önce
288 gün önce
338 gün önce
359 gün önce
366 gün önce
394 gün önce
401 gün önce
408 gün önce
422 gün önce
429 gün önce
443 gün önce
450 gün önce
457 gün önce
464 gün önce
527 gün önce
548 gün önce
562 gün önce
604 gün önce
611 gün önce
631 gün önce
658 gün önce
695 gün önce
709 gün önce
737 gün önce
744 gün önce
751 gün önce
835 gün önce
870 gün önce
961 gün önce
975 gün önce
1002 gün önce
1045 gün önce
1073 gün önce
1087 gün önce
1143 gün önce
1164 gün önce
1283 gün önce
1290 gün önce
1297 gün önce
1304 gün önce
1311 gün önce
1318 gün önce
1332 gün önce
1346 gün önce
1353 gün önce
1388 gün önce
1402 gün önce
1409 gün önce
1416 gün önce
1458 gün önce
1507 gün önce
1535 gün önce
1570 gün önce
1584 gün önce
1605 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=