Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Ülke zordaysa çözüm bu mu?

13 Ocak 2017, 00:00

Madem ülke zorda ve madem geldiğimiz aşama artık 'beka'yla ilgili... Madem birlik olmamız lâzım ve madem Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da dediği gibi millî seferberlik şart...

O halde açık konuşmakta fayda var: Ülkemizde nüfusun yaklaşık yüzde 20'si Alevîlerden oluşuyor... Kaba bir oranlamayla 15 civarında Alevî vali olması daha şık durmalıyken, sormak lâzım, bir tek Alevî Vali atanmış mı? Yoksa neden yok ve bu yokluktan 'millî birlik' çıkar mı?

Müsteşar, Müsteşar Yardımcısı, Genel Müdür vs. nedir oran? Sonra kardeşlik ve millî birlik edebiyatı!..

Bir ağabeyimiz hatırlattı: Bu ülkede adında 'Türk' olan büyük bir sendika var; Türkiye Kamu-Sen... Kaç İl Sağlık Müdürü, kaç Millî Eğitim Müdürü, kaç okul müdürü, kaç başhekim bu sendika üyeleri arasından seçilmiştir? Ya da bu sendikaya üye kalarak bu makamlara atanma veya orada kalma oranı nedir? "Sıfır veya sıfıra yakın" dersek abartmış olur muyuz? 

Ortada devasa bir problem var ama biz Cumhurbaşkanı'nı da 'partili' yapmanın derdine hapsolmuşuz... Yarın Allah korusun, sokaklara yayılabilecek şekilde Meclis'i geriyoruz... Oldu olacak tek parti dönemindeki gibi valileri de il başkanı, veya il başkanlarını da vali yapalım da meseleyi kökten çözmüş olalım!..

***

Ülke gerçekten zorda ve millî seferberlik şart... İyi de uygulama böyle mi olmalı? Etnik yoğunluklu ateşin kıyısındaki bir ülke kendisini ateşten böyle koruyabilir mi?

Bir kere, işe girişlerde, istisnaî iş kolları hariç, mülâkat sistemi varsa, partizanlığın bu kadar yükseldiği bir dönemde asla adâlet yoktur... Bu uygulama ihtiyaç sahipleri arasında içten içe öfkeyi biriktirir...

Demokrasilerde, Alevîler de dâhil, hiçbir mezhebin, cemaatin, tarikatın veya bir başka grubun 'kamu imkânlarını paylaşma kontenjanı' yoktur elbette... Buna karşılık bunların bazılarına paylaştırılıyor ve neredeyse 'özerk alanlar' oluşturuluyorsa, bazıları da tamamen dışlanıyorsa, bu durum ileride doğabilecek sıkıntının kuluçkaya yatırılması demektir...

Ehliyet ve liyakatin ölçü olmaktan çıkıp, yakınlığın, partizanlığın, paranın en belirleyici referans olduğu düzenlerde millî birliğin sağlanabildiğine dair yeryüzünde tek bir örnek yoktur, olamaz da...

Millî birliği gerçekten arıyor musunuz? O zaman yokluğu da varlığı da adaletle paylaştıracaksınız... 'Klan'ınızdan olmayanlara 'öteki' muamelesi yapmayacaksınız... Yakanızdaki rozetten çok daha büyük değerler olduğuna inanacaksınız ve kardeşliği orada arayacaksınız...

***

Ülkeyi yönetenlerin görmesi lâzım: Toplumsal kesimler arasındaki hoşgörü azalıyor, gerilim artıyor... Millî birliğimizin bu yönde törpülendiğini ve bunun artması durumunda dış etkiye açık biçimde düşmanlığa dönüşebileceğini fark etmek gerekiyor... Bunu fark etmek için ülkenin alev topuna dönmesini bekleyeceğiz?

Yıllardır ara ara bu konuya temas ediyorum ve 'İslâmcı'ya can sıkıcı sorular'da yazmıştım... Toplumu oluşturan farklı kitlelerin birbirine tahammülsüzlük eşikleri gittikçe düşmekte, gerilim yüklü toplumsal adacıklar oluşmaktadır... Bir arada barış içinde yaşama duygusu son yıllarda böylesine gerilerken, 'kendi taraftarlarını bloke etme' esasına dayanan kutuplaştırmanın buradaki payı nedir?

Farklı kesimlerin veya bireylerin, kendilerini ifade, temsil ve kamu imkânlarından faydalanma konularında 'adaletsizlik mağduru' gibi gördükleri bir düzen, işte o 'toplumsal adacıklar'ın artmasına ve diğerlerine karşı husumet beslemesine yol açıyor...

Ülkede gerilimin yükseldiği bu denli açık bir gerçekken, etrafımızdaki ateşin içeriyi etkileme potansiyeli bu kadar yüksekken, kardeşliğimizi tahkim etmek ve aramızdaki tahammül duygusunu geliştirmek bizler için tercihten öte bir mecburiyetken, bu dilden, bu hırstan, bu öfkeden gerçekten millî birlik çıkarabilir miyiz? Artık herkesin ifade ettiği 'bekâ sorunu'nu bu yöntemle aşabilir miyiz?

Hayır, hayır, hayır!..

***

O gün Hz. Ömer(ra) Şam Valisi'ne "Adâleti yık, câmiyi yıkma" demedi... "Câmiyi yık, adâleti yıkma" dedi... Biliyordu çünkü, adâlet yoksa din de yoktu...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
39 gün önce
53 gün önce
90 gün önce
93 gün önce
126 gün önce
151 gün önce
169 gün önce
183 gün önce
193 gün önce
197 gün önce
199 gün önce
249 gün önce
260 gün önce
265 gün önce
268 gün önce
283 gün önce
289 gün önce
307 gün önce
311 gün önce
342 gün önce
345 gün önce
351 gün önce
360 gün önce
386 gün önce
402 gün önce
407 gün önce
416 gün önce
417 gün önce
423 gün önce
431 gün önce
435 gün önce
437 gün önce
452 gün önce
507 gün önce
528 gün önce
543 gün önce
592 gün önce
600 gün önce
602 gün önce
606 gün önce
627 gün önce
662 gün önce
673 gün önce
731 gün önce
774 gün önce
837 gün önce
843 gün önce
851 gün önce
910 gün önce
949 gün önce
956 gün önce
970 gün önce
974 gün önce
980 gün önce
1016 gün önce
1036 gün önce
1047 gün önce
1061 gün önce
1072 gün önce
1096 gün önce
1167 gün önce
1186 gün önce
1190 gün önce
1204 gün önce
1208 gün önce
1211 gün önce
1233 gün önce
1235 gün önce
1239 gün önce
1257 gün önce
1263 gün önce
1264 gün önce
1274 gün önce
1282 gün önce
1318 gün önce
1335 gün önce
1349 gün önce
1367 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=