Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Kimler özür dilemeli?

20 Aralık 2016, 00:01

Polis Akademisi 2013 mezuniyet töreninde konuşuyordu... Önce Gezi Parkı eylemleri sırasında müdahale eden polislerin tutumlarını övdü...

Geçmişte olduğu gibi güvenliği bahane ederek özgürlüklerin kısıtlanmasına imkân tanımayacağımızı söyledi sonra... Ülke adım adım 'çözüm süreci'ne doğru götürülürken ilk ele alınan belli ki 'güvenlikçi politikalar' olacaktı...

Devam etti hatip: "30 yıldır devam eden terör sorununu artık çözüm aşamasına getirdik. Bu aşamaya, bu umut verici noktaya sadece güvenlik tedbirlerini artırarak değil, güvenlik ve özgürlük dengesini samimi şekilde gözeterek ulaştık. Daha çok yasaklayarak değil, daha çok kısıtlayarak değil, daha çok görmezlikten gelerek değil, tam tersine özgürlükleri genişleterek, yolları açarak, gönülleri kazanarak bu güzel seviyeye gelebildik..."

Evet, o 'güzel seviye'yi çok geçmeden milletçe görecektik!..

Mezun olan genç polislerin önünde bir de garanti vermişti hatip: "Türkiye'de güvenliğin, özgürlüklerin ve demokrasinin önüne geçtiği dönemler inşallah geri gelmeyecek. Hiçbir sabotaj, hiç bir tahrik, hiçbir tuzak Türkiye'yi güvenlikçi politikaların egemen olduğu günlere geri döndüremez ve döndüremeyecek..."

O hatip Başbakan'dı...

***

'Güvenlikçi politikalar'ın aşağılandığı yakın geçmişte 'Eğrisi Doğrusu' programındaki konuk da çok iddialıydı... Meseleyi hep 'terör meselesi, asayiş meselesi' olarak görenlere kızıyor ve Cumhuriyet tarihi boyunca hep böyle yaklaşılmış olmasını eleştiriyordu...

Ardından hep birden savundukları tılsımlı reçeteyi şu şekilde anlatıyordu: "1925'ten bu yana güvenlikçi politikalar uygulanmış ama geldiğimiz nokta ortada. Bir devlet düşünün ki 80 yıldır sorun tanımlıyor ve reçeteler işe yaramıyor. Netice almamış yöntemi devlet tekrar eder mi? Öcalan bölgenin ve Türkiye'nin reel politiğini daha sağlıklı değerlendiriyor. Geçmişteki yaklaşımıyla şimdiki arasında pozitif fark var. O yüzden tekrar bu süreç başladı."

Bu sözlerin sahibi de Adalet Bakanı'ydı... Özür dileyen hiç çıkmadığı için bunları birer 'başarı hikâyesi' olarak aktarmalıyız değil mi?

***

"Sonuçları üzerinden bir okuma yapıldığında güvenlikçi politikalar PKK'nın kitleselleşmesini ve sorunun derinleşmesini hızlandırmıştır... Özellikle asayişçi bakışı temsil eden unsurlar, sürekli olarak PKK sorunu üzerinden sivil siyasetteki güçlerini ve etkilerini devam ettirmişlerdir. Güvenlikçi paradigmanın alanı ele geçirmesi, sorunu daha da büyütmüştür..."

Alman medyasına yapılan bu değerlendirmenin sahibi 'çözüm süreci'ni 'yüzyılın devrimi' olarak sunmuştu... 'Güvenlikçi politikalar'a vurdukça televizyonlarda parlatıldı... Sonra 'âkil adam' yapıldı.. Halen Bakan Yardımcısı'dır...

Bir başka âkil de Dicle Üniversitesi'nden parlatılmıştı... El Cezire'deki yazısına 'İyi ki Öcalan var' başlığını seçen bu 'sosyolog'a göre PKK'nın kitleselleşmesinin sebebi uygulanan 'güvenlikçi politikalar'dı...

Ülkeyi yönetenlerin 'âkil' tayin ettiği bu şahıs aynen şunları yazıyordu: "Devletin (köy yakmalarla, zorunlu göçle, yargısız infazlarla ve sistematik işkenceyle) halka kan kusturması, ona karşı mücadele eden PKK'nın gücüne güç kattı. Demokratik siyaset kanallarının kapatılması ve siyasi-sivil bütün grupların tasfiye edilmesi de Kürt taleplerinin taşıyıcısı olarak ortada sadece PKK'nın kalmasına sebebiyet verdi..." (http://www.aljazeera.com.tr/dosya/pkk-nasil-kuruldu-ve-guclendi)

***

Bir de Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı vardı, bu politikayı taçlandırması gereken!.. Kitap çıkardı kitap... Adı da 'Sessiz Devrim'di...

"Yönetime güvenlikçi bir perspektifi hâkim kılan, çatışmayı, gerilimi ve kavgayı esas alan anlayış tedavülden kalkmıştır " (s.17)

"Korkuların, tabuların, yasakların aşılması, toplumun ve devletin kendi sorunlarıyla yüzleşmesi, yıllardır konuşulamadığı için daha da büyüyen sorunların açıklıkla konuşulup tartışılması sağlanmıştır. Devletin ilk defa böylesine yoğun bir çözüm iradesi ve arayışı sergilemesi, aynı zamanda bir tür 'sosyal restorasyon' işlevi görmüştür" (s.50)

"Çözüm Süreci'nin kamuoyuna doğru bir şekilde anlatılması amacıyla, ülkemizin önde gelen ve ülke meseleleriyle ilgili birikimi olan saygın yazar, akademisyen, sanatçı, kanaat önderi ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri arasından belirlenen Akil İnsanlar Heyeti oluşturulmuştur" (s.50)

***

6-8 Ekim isyanında apaçık terörizmi 'vandallık'la yumuşatan bir resmî dilimiz vardı... Daha 2015'in Ağustos ayında bile Başbakan Yardımcısı 90'lı yılların 'güvenlikçi politikalar'ına dönülmeyeceğinin garantisini veriyordu...

'Güvenlikçi politikalar'ın Orta Çağ cüzzamlısı gibi kovalandığı için bugün özür dileyen bir kişi bile yok...

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
20 gün önce
27 gün önce
33 gün önce
68 gün önce
82 gün önce
119 gün önce
122 gün önce
155 gün önce
180 gün önce
198 gün önce
212 gün önce
222 gün önce
226 gün önce
228 gün önce
278 gün önce
289 gün önce
294 gün önce
297 gün önce
312 gün önce
318 gün önce
336 gün önce
340 gün önce
371 gün önce
374 gün önce
380 gün önce
389 gün önce
415 gün önce
431 gün önce
436 gün önce
445 gün önce
446 gün önce
452 gün önce
460 gün önce
464 gün önce
466 gün önce
481 gün önce
536 gün önce
557 gün önce
572 gün önce
621 gün önce
629 gün önce
631 gün önce
635 gün önce
656 gün önce
691 gün önce
702 gün önce
760 gün önce
803 gün önce
866 gün önce
872 gün önce
880 gün önce
939 gün önce
978 gün önce
985 gün önce
999 gün önce
1003 gün önce
1009 gün önce
1045 gün önce
1065 gün önce
1076 gün önce
1090 gün önce
1101 gün önce
1125 gün önce
1196 gün önce
1215 gün önce
1219 gün önce
1233 gün önce
1237 gün önce
1240 gün önce
1262 gün önce
1264 gün önce
1268 gün önce
1286 gün önce
1292 gün önce
1293 gün önce
1303 gün önce
1311 gün önce
1347 gün önce
1364 gün önce
1378 gün önce
1396 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=