Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Terör Kemalist politikaların sonucuydu değil mi?

18 Aralık 2016, 00:01

Şehirlerimizde bombalar patlıyor… Televizyonlarda izlerken, sanki başka gezegenin şehirleriymiş gibi baktığımız Beyrut'a, Şam'a, Bağdat'a dönüyor şehirlerimiz…

Önceki gün İstanbul, dün Kayseri… Yarını bilmiyoruz ama asla olmayacağından emin değiliz… Sayılarla anılan şehitlerimiz, daha düne kadar "Türkiye artık eski Türkiye değil, demokratik bir ülkeyiz, 90'lı yılların yöntemlerine asla itibar etmeyiz" diyen, bugün ise kürsülerden "Kanları yerde kalmayacak" edebiyatına dönen siyasetçilerimiz var…

PKK terörünü, 'Kemalist rejimin baskıcı politikalarının bir sonucu' olarak gören ve 'güvenlikçi politikalar'ı terkettiğimizi, 'demokrasi ve din kardeşliği'ni esas alarak terörü bitireceğimizi öne süren 'tarih ve okuma özürlü' siyasetin ülkeyi getirdiği nokta bu işte…

***

Dünya 5'ten büyük… Doğrudur… Peki dünya Rusya'dan küçük müdür? Suriye'de yaşanan katliamlar için İran'a ve Şia'ya sallayanlar neden Rusya'ya tek kelime edemiyorlar? Dünya 5'ten büyükse ve o 5'in içinde Rusya da varsa, neden?

Tribünleri yatıştırmak için salla İran'a!.. Pop- İslâmcılardan Rusya'ya ses yok… Şanghay'ın şimdilik 5 buçuğuncusu olduğumuzu zannettiğimiz için mi? Yoksa ihraç edeceğimiz narenciyegiller hatırına mı?

***

Mavi Marmara'dan ne destanlar çıkarmışlardı… İçindeki yardımseverlerin uluslararası sularda katledildiği geminin Sarayburnu'na gelişinde törenler düzenlenmiş, tarih yazılmıştı… İsrail'e 'one minute'den çok daha ağır yüklenilmişti…

Ya sonra? Mavi Marmara oldu Mor Marmara… İsrail'le anlaştıktan sonra o gemiye binenlerin hükmü bir anda değişmişti… Bize mi sorup gitmişlerdi, izin mi almışlardı? Bir radyonun ses düğmesi kapatılır gibi kapatıldı ağızlar… Ölenlerin yakınlarından ibaret birkaç kişinin o 'kapanış mahkemeleri'ndeki isyanı dışında ses kalmadı… Onlar da 'havuzîler'in gazete ve televizyonlarında yer almadı…

Tipik bir pop-İslâmcı karakter yine kendisini gösterdi… Ölenler öldü, o yere batasıcası 'reel-politik' yine üste çıktı… Mahkeme kararına rağmen katiller için kırmızı bülten göndermeyen bir sistemimiz vardı… O karar sümen altında tutuldu, tıpkı Rabia işaretinin ağır ağır tedavülden kalkması gibi… Sonuç açıktı: Mavi Marmara uluslararası sularda vurulmuştu ama Türkiye'de karaya vurmuştu…

***

Aslında cemaziyelevvellerini bilince şaşırılacak bir şey olmadığını anlamamız gerekiyor… Uzunca yıllar demokrasinin nasıl 'şirk' olduğunu anlatan ve yazan geleneğin fırsatı yakalayınca hâkimiyeti 'sandık' üzerine inşa etmesi her şeyi ispatlıyor tabii ki…

Oy her şeyi örtebiliyor, her şeyi çitileyebiliyor, her şeyi izah edebiliyor… Kural, ilke, meşrûiyet, tavır, duruş hak getire!.. Bütün doğrular, mevsimlik ve mobil… Borsa veya hava durumu gibi sürekli değişebiliyor… İtiraz etmesi gerekenler ise 'dünyanın en büyük kurşun askerler ordusu'nu ve oluşturuyorlar…

Daha dün bir siyasî partinin kongresinde bir faninin mesajı okunurken, bütün salon ayağa kalktı ve mesaj bitene kadar kimse âdeta kıpırdayamadı… Literatüründe 'atalar dini'ne ve 'dogma'lara sık atıfta bulunan bu gelenek, dogmanın en büyüğünü kendi salonlarında hayata geçirirken, bunun 'din'e uygun olmadığını ne Diyanet yetkilisi, ne bir şeyh, ne bir imam, ne bir pop-İslâmcı yazar, ne de bir ilahiyat profesörü söyleyebildi…

***

Türkiye'de 'dindarlık'la iç içe hatta onu özne yapan siyaset, sadece kendi itibarını yiyip tüketmiyor… Aynı zamanda dindarlığın da altını oyuyor… Gelişmeyi, başarıyı ve büyümeyi duble yolla, havaalanıyla, köprüyle yani insan hayatını kolaylaştıran 'maddî' unsurlarla açıklayan bir anlayış, borsada karşılığı olmayan 'manevî' gerilemeyi ölçme ihtiyacı bile hissetmiyor… Öyle baş döndürücü bir iktidar duygusu ki bu, 'maddî' alandaki eksikliklerin zamanla telafi edilebileceğini ama 'manevî' anlamda çöküşün telafisinin çok zor olacağını düşünmeyi engelliyor…

İşin özü, 'dindar' kurallı-kuralsız kazansa da 'dindarlık' kaybediyor… Orta ve uzun vâdede bu siyasetin nasıl 'aşındırıcı' bir etki yaptığını, geleceği nasıl ipotek ettiğini yaşayanlar görecek…  'Manevî alandaki özelleştirme'nin bedeli de gelecek nesillerin kucaklarına bırakılıyor… Yalanlar, ucuz savunmalar, çelişkiler, çifte standartlar, teviller bir bütün olarak 'manevî gerileme'yi besliyor…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
23 gün önce
54 gün önce
57 gün önce
78 gün önce
82 gün önce
83 gün önce
96 gün önce
103 gün önce
107 gün önce
127 gün önce
204 gün önce
211 gün önce
215 gün önce
222 gün önce
251 gün önce
258 gün önce
264 gün önce
299 gün önce
314 gün önce
351 gün önce
353 gün önce
386 gün önce
412 gün önce
430 gün önce
444 gün önce
453 gün önce
458 gün önce
460 gün önce
509 gün önce
521 gün önce
525 gün önce
528 gün önce
544 gün önce
549 gün önce
568 gün önce
572 gün önce
603 gün önce
605 gün önce
612 gün önce
621 gün önce
647 gün önce
663 gün önce
668 gün önce
677 gün önce
678 gün önce
684 gün önce
692 gün önce
695 gün önce
698 gün önce
712 gün önce
768 gün önce
789 gün önce
804 gün önce
853 gün önce
860 gün önce
863 gün önce
866 gün önce
887 gün önce
923 gün önce
934 gün önce
992 gün önce
1035 gün önce
1038 gün önce
1060 gün önce
1097 gün önce
1104 gün önce
1111 gün önce
1168 gün önce
1171 gün önce
1210 gün önce
1217 gün önce
1224 gün önce
1231 gün önce
1235 gün önce
1241 gün önce
1276 gün önce
1297 gün önce
1307 gün önce
1321 gün önce
1332 gün önce
1356 gün önce
1427 gün önce
1447 gün önce
1451 gün önce
1465 gün önce
1469 gün önce
1472 gün önce
1493 gün önce
1496 gün önce
1500 gün önce
1517 gün önce
1524 gün önce
1525 gün önce
1535 gün önce
1542 gün önce
1578 gün önce
1595 gün önce
1609 gün önce
1627 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=