Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Şüpheler, şüpheler, şüpheler…

28 Kasım 2016, 00:02

Son dönemde Milliyetçiliğe yapılan yatırım hepimizin dikkatini çekiyor. Bu yeni bir şey değil. Memlekette "Seçim" özneli bir hareketlenme olduğu zamanlarda birilerinin birdenbire "Milliyetçi" damarlarının kabarmasına alıştık.

Daha düne kadar "Bunlar Fatiha bile bilmezler" ana fikrine sahip konuşmaları trans halinde dinleyenlerin ihtiyaca binaen "Ülkücü" sevdaları artık rutinimiz haline geldi.

Bu sevdayı hakiki zannedip "Acaba beni seviyor mu?" hülyalarına kapılan saf  Ülküdaşlar yok mu? Hem de pek çok.

Bunların içinde "Helal olsun, adam liderin dediğine geldi!", "Başbakan da liderin sözü üzerine söz olmayacağını anladı" minvalinde düşüncelere kapılanlar yok mu bir de?

Üzülüyorum bittabi!.. Saflığımıza mı yansam, hafızamızın zayıflığına mı?

Tabii ki "ihtilaflar sürsün" demiyorum. Eğer doğru bir şey varsa ve nihayet bu doğruya doğru bir yönelim varsa bu güzel bir şey.

Milliyetçiliği ayaklar altına almayı maharet sayan bu tarzın birden bire kafada miğfer, elde silah Milliyetçi nutuklar atmaya başlamasından doğal olarak "şüphe" duyuyorum…

Hele de ufukta bir referandum olunca gözlerimin önüne 2010 geliyor birden bire. O zamanlar kendilerine "bağımsız" diyen ufak bir grubu ağlarına düşürmüşlerdi, başarı sağlanınca gözlerini büyük kütleye diktiler…

Ülkenin siyasi dengelerinden bîhabermiş gibi "Seçilecek Cumhurbaşkanı'nın Milliyetçi olmayacağını nereden biliyorsunuz?" yaklaşımı ile teşkilatını ikna etmeye çalışan bir yönetim tarzı da ortada olunca adamların ümit deryasına yuvarlanmaması mümkün mü?

Ümitvâr olana değil edene bakmak lâzımdır, vesselam…

***

Ben rahmetli Başbuğ'un dizilerde boy göstermesini, sinema filmlerinde Atsız şiirleri ile terörist avlayan sniperların arz-ı endam etmesini de Ülkücü oylara ihtiyaca bağlıyorum.

Kızabilirsiniz, yine "septik" tarafım galebe çalıyor. Türk sinemasında birden bire ortaya çıkan Türkeş sevdasını çok "samimi" bulamıyorum. Yıllarca "bunlar Menderes'i astı" diyenlerin birden bire Türkeş'in bu işin dışında olduğunu keşfetmesinden "huylanıyorum". Yanlış anlaşılmasın, kızmıyorum. Onlar siyasi pragmatizmi ilke edinmiş, bunun gereğini yerine getiriyorlar.

Peki ya biz?

Bizde siyasi tutarlılık esastır. Neticede "ideoloji" merkezli bir hareketiz. Unutanlara hatırlatmak vazifemiz: Milliyetçiyiz ve nihayet Milliyetçiler muhafazakârdır.

Her şeyi olduğu gibi geçmişi unutamamamızın sebebi bu "muhafazakâr" yapımız. Fikirlerde sabit kadem olmak "politik çizgi" değil, "haslet". İnancın ve o inancın siyasi pratiği ideolojinin insan ruhuna nüfuz etmesi ile ilgili bir şey bu.

Mesele farklı bir mecraya kaydı, bu husus başka bir yazıda teferruatlı bir şekilde ele alınabilir.

Ne diyorduk: İnsan değişebilir mi?

Tabii ki değişebilir ve değişmeli de. Lakin bu kadar hızlı ve süreklilik arz eden değişimlere karşı dikkatli olmak lâzım. Bu arkadaşların geçmişte geçirdiği değişim süreçlerini inceleyin; öncesini ve sonrasını. Ne demek istediğimi anlayacaksınız…

Sadece onların mı?

Şu dönemde, Başkanlık veya Cumhurbaşkanlığı adı her ne olursa olsun yönetim sistemimizle ilgili düşünceli radikal bir şekilde değişen herkese "septik" bir eda ile bakın…

Dünkü ve bugünkü söylemlerini "kontrol" edin.

"Siyasette bu kadar hızlı değişim, büyük yanılma payı normal mi?" sorusunu kendinize sorun…

***

Tam da yukarıdaki cümleyi bitirmişken, sabah gazetelerinde şu açıklamayı okudum, bir MHP'li yetkilinin ağzından nakledilmiş:

"…. Siyasi tıkanıklığın giderilmesi ve cumhurbaşkanlığı makamıyla iktidarın çözüme sevk edilmesi için zorlayıcı bir demokratik siyasi dalga yaratılmalıdır. MHP bunun için harekete geçmiştir."

Sayın yetkili "revizyonu" yaparken muhataplarına "Binlerce PKK'lı öğretmeni göreve iade ederek terörle nasıl mücadele edeceksiniz?" sorusunu da umarım sormuştur veya soracaktır…

Eğer sormazsa millet bu soruyu soracak, "Birilerine Başkanlık yolunu açarken PKK'lı öğretmenlerin sınıflara gönderildiğini görmediniz mi?" diyecektir.

Bence bu soruya bir cevap hazırlamaları faydalı olacaktır!...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
43 gün önce
50 gün önce
107 gün önce
128 gün önce
135 gün önce
163 gün önce
169 gün önce
176 gün önce
190 gün önce
197 gün önce
211 gün önce
218 gün önce
225 gün önce
233 gün önce
296 gün önce
317 gün önce
330 gün önce
373 gün önce
379 gün önce
400 gün önce
427 gün önce
464 gün önce
478 gün önce
505 gün önce
512 gün önce
520 gün önce
603 gün önce
639 gün önce
730 gün önce
743 gün önce
813 gün önce
841 gün önce
855 gün önce
911 gün önce
1051 gün önce
1059 gün önce
1065 gün önce
1072 gün önce
1079 gün önce
1087 gün önce
1101 gün önce
1114 gün önce
1122 gün önce
1156 gün önce
1171 gün önce
1178 gün önce
1185 gün önce
1226 gün önce
1276 gün önce
1303 gün önce
1339 gün önce
1353 gün önce
1374 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=