Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Sadece düşünün...

14 Kasım 2016, 00:02

"Kan yerde kalmaz! Süleyman Özmen şehit oldu. Kuşatılmış, aç bırakılmış arkadaşlarına ekmek götürürken... O şehittir, yeri şüheda katıdır. Fakat biz artık ölmeyeceğiz, bu sallanan topraklar üzerinde, doğum sancısı, yeni, güçlü büyük Türkiye'nin sancısını çeken bu topraklar üzerinde biz artık ölmeyeceğiz." demişti merhum Dündar Taşer şehit Süleyman Özmen'in arkasından.

Şu günlerde yitirilmiş kavramlardandır "büyük Türkiye" kavramı...

Bir zamanlar "Türkiye büyüyüp Turan olacak"tı. En azından bunun hayalini kurardı Ülkücüler. Kimileri tarafından ciddiye alınmasa da kendi rüyalarını gerçekleştirmeye "ahd" etmiş inanmışlar zümresi idi Ülkücüler...

Dursun, Ruhi ve Süleyman ve binlerce Ülkü şehidi bu ahit için ölüme koştular.

Başkalarının rüyalarını gerçekleştirmek için değil.

Unutanlar hatırlasın!..

***

Atsız'ı yâd edelim. Bozkurtların Ölümü sayfa 151:

"Kağan şimdi omzundan ve kolundan yaralı olan Kür Şad'la konuşuyordu:

- Kür Şad! Bu bozgunun Gök Türk kağanlığını temelinden sarsacağını düşünmedin mi?

- Gök Türk kağanlığı Dokuz Oğuzlar'a yenilmekle temelinden sarsılmaz kağan! Çünkü Dokuz Oğuz bizim kendi budunumuzdur. Sonunda yola geleceklerdir. Gök Türk Kağanlığını temelinden sarsan şey başka şeydir.

Kara Kağan öfkeyle bakarak sordu:

- De bakalım: Kağanlığı temelinden sarsan şey nedir?

- Ötüken'deki Çinlilerdir. Hele bu Çinlilerin iş başına geçenleridir.

- Ne demek istiyorsun? Şen­king'i mi anlatmak istiyorsun?

- Şen­king ve onun gibileri...

- Onu tümenbaşı yapan benim!

- Buyruk senindir kağan! Ama buyruğun senden gelmesi kağanlığın yıkılmasına engel olmaz!"

Muhakkak ki Kara Kağan iyi şeyler yaptığını zannediyordu. Budun'a kulak tıkayıp, çadırdan devlet yönetince Kür Şad'ın bu hitabına muhatap oldu.

Sonuçta Kür Şad'ın dediği oldu...

Son yıllardır ürettiğimiz güzel sloganlardan biridir: Unutmak tükenmektir.

Unutmayalım...

**

Taşer ve Süleyman Özmen'le başladık. Şehid edildiği koridorda ömrümü geçirdiğim Önkuzu ile devam edelim.

Önümüzdeki hafta şehadetinin 46. yılını idrak edeceğimiz Şehid Dursun Önkuzu'nun kız kardeşi anlatıyor...

"....Süleyman Özmen Y.Ö Okulu'nda şehit edilmişti. Ağabeyim o olayı bizlere gözyaşları içerisinde anlatmıştı. Anneme kan lekeleri olan bir ceketini saklamak üzere yıkamamasını tembih ederek emanet etmişti. 'Bu kan Süleyman'ın kanı sakın yıkama, mübarek şehit kanı; yarın Allah'ın huzurunda şahitlik edecek inşallah' demişti."

Önkuzu ve Özmen'in hikâyesi dönemi çok güzel resmetmektedir. Kuşatılan bir okul, aç kalan arkadaşlarına ekmek götürebilme uğruna kurşun yiyen gençler; seyreden kolluk kuvvetleri.

Ve tabii ki unutulan hikâyeler...

Taşer'in dediği gibi ne Süleyman'ın ne de Dursun'un kanı yerde kaldı. İntikam mı alındı? Tabii ki hayır! Süleymanlar, Dursunlar ve onların uğruna kanlarını döktükleri "dava" şu önümden geçen çocukların dilinde türkü olduğu için kanları yerde kalmadı.

Evet "dava"...

Ortaya koyduğumuz her icraatın vurulması gereken terazi. Uygulaması zaman ve zemine göre değişen, twitlerimizi süslemek için kullandığımız sloganik kavramlardan değil Necip Fazıl'ın tabiri ile "ceketimizin astarı içinde unuttuğumuz" şeyden bahsediyorum çokça.

Yaptığımız işe birinci halkamızı veya bize "bende" olmuş kimseleri inandırabiliriz. Onlar zaten bize inanmaya hazırdır. Siyasi tarihte örneklerine bolca rastlayacağımız, muktedire inanmak için "gerekçe" arayan tiplerdir onlar.

Gerekçeleri bir kenara bırakın.

Yaptığınız işi "dava" terazisine vurun.

Sonra...

Bu hareketin birilerine bir şey "ispat" etme uğruna siyasi geleceğini tehlikeye atabileceğini göstermek gibi bir mecburiyeti olduğu takıntısını da bir tarafa bırakın, bir anlığına.

Binlerini bu ülkeye kurban eden, bu ülkeye hizmet uğruna kanını satan bir hareketin böyle bir ispata ihtiyacı yok. Hele hele memlekete hizmet deyince aklına yol ve köprü ihalelerinden başka bir şey gelmeyen bir zihniyete...

Şimdi düşünün...

Sadece düşünün...

Bir kimseyi, bir şeyi seçme yöntemini değiştirmenin bir memleketin, milletin "beka" sorunu olduğuna kendinizi inandırmaya çalışın.

Gözlerinizi, televizyonu, telefonu ve kapıyı kapatın; sadece düşünün...

"Muhtarı şöyle seçersek beka sorunumuz oluşur, böyle seçersek oluşmaz!" antrenmanı yapın...

İkna olduysanız, ben de ikna olmaya hazırım...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
43 gün önce
50 gün önce
107 gün önce
128 gün önce
135 gün önce
169 gün önce
176 gün önce
190 gün önce
197 gün önce
211 gün önce
218 gün önce
225 gün önce
233 gün önce
296 gün önce
317 gün önce
330 gün önce
373 gün önce
379 gün önce
400 gün önce
427 gün önce
464 gün önce
478 gün önce
505 gün önce
512 gün önce
520 gün önce
603 gün önce
639 gün önce
730 gün önce
743 gün önce
813 gün önce
841 gün önce
855 gün önce
911 gün önce
1051 gün önce
1059 gün önce
1065 gün önce
1072 gün önce
1079 gün önce
1087 gün önce
1101 gün önce
1114 gün önce
1122 gün önce
1156 gün önce
1171 gün önce
1178 gün önce
1185 gün önce
1226 gün önce
1276 gün önce
1303 gün önce
1339 gün önce
1353 gün önce
1374 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=