Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Okeye dördüncü aramadan önce

25 Ekim 2016, 10:27

"Başkanlık kapısı 15 Temmuz gecesi açılmıştır" diyen Başbakan Binali Yıldırım bu anlamda dobra davranıyor ve inandıklarını açıkça söylüyor... Sistemin türü hakkında da öyle 'yarım-çeyrek' filan demiyor ve 'tam başkanlık' ifadesinin altını net çiziyor...

Daha 15 Temmuz filan yokken, 6 ay önce "Milliyetçi siyaset en kritik eşikte" başlıklı bir yazı yazmış ve şu iddialı cümleleri sıralamıştım: "Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi kurulduğunda henüz bebek yaşta sayılabilecek birisi 'kendisini milliyetçi olarak tanımlayan' çoğunluğun da desteğiyle Devlet Başkanlığı'na yürür... Siyasetteki yarım yüzyılını 8 yıl önce aşmış olan milliyetçi hareketin varlığı ve etkisi daha da zayıflayabilir..."

Kâhin değiliz elbette ama parçalar birleştiğinde ortaya anlamlı bir bütün çıkıyordu... Aradan 15 gün geçtikten sonra, yani 31 Ocak 2016'da bir yazı daha kaleme almıştım... "Başkanı milliyetçiler mi seçecek?" başlıklı bu yazıda, anlatabileceğimiz başka bir dil kalmayınca şöyle bir öngörüde bulunmuştum: "Başkanlık ve ona uygun seçim sistemi hayata geçerse milliyetçilere üç yol kalır: Birincisi, siyasî parti yoluyla sonuç alma şansları kalmayacağına göre, iktidar partileri içerisinde mücadele vermek... İkincisi, dernekçilik veya strateji kuruluşları vs. gibi araçlarla iktidarlar üzerinde lobicilik yapmak... Üçüncüsü, kahvehanelerde okeye dördüncü aramak!.."

***

Bugün milliyetçi aydınlarda ve tabanda ağır bir endişe var: Sistem değişikliği milliyetçi siyaseti nasıl etkiler?

Endişe haklı çünkü Başkanlık konuşuluyor ama sistem değişikliği sonunda, ülkenin ikili siyasî yapıya dönüşeceği ve milliyetçi hareketin nasıl etkileneceği pek konuşulmuyor... Daha önce o trajik ihtimali vurgulamaya çalışmıştım: 'Milliyetçi oylar' milliyetçi siyaseti tasfiye edecek!.. En azından milliyetçiliği eksen yapmış parti veya partileri anlamsızlaştıracak!..

Türk milliyetçiliği elbette mevcut partilerle doğmadı ve mevcut partilerle de bitmez... Partilere 'din' gibi, 'put' gibi anlamlar yüklemediğimize göre, buradan hareketle karamsarlık yaymanın faydası da yok... Burada garip olan, izaha muhtaç olan, Başkanlık konuşulurken, bu dönüşümün mevcut siyasî yapıda ne gibi değişikliklere yol açacağının ısrarla konuşulmaması...

İktidar partisi, tasarının Meclis'ten rahat geçeceğini düşünüyor... Haksız da değiller... Muhalefet partisi, iktidar partisinin mahcubiyetten olsa gerek gündeme getirmeye cesaret edemediği konuyu gündeme getirerek tarih yazdı!..

Meclis'ten geçtikten sonra halk kısmı zaten kolay... 'Meclis'te evet, meydanlarda hayır' diyecek olanın ne kadar ağırlığı ve ciddiyeti olacaksa, bu referandumun halka takılma ihtimali de o kadardır!.. 

***

Yine Ocak ayında bir başka yazıda altını çizmişiz: "Türkiye'de artık açık açık görülüyor ki bütün plan Başkanlık Sistemi'ne geçmek üzerine... Geçtiğimiz yıla kadar bu sistemi halkın çoğunluğu 'bölünme işareti' olarak görürken, bugün daha olumlu bakanlar artmış durumda... Şimdi sıra yasal alt yapıda..."

Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi... Çünkü kendisini gizlemeden bağıra bağıra geliyordu perşembe... Milliyetçiliği siyasî yöntem olarak benimseyenler şimdi merak ediyorlar "Biz ne olacağız?" diye...

Bunun için tartışmayı ısrarla seçim sistemi üzerine yoğunlaştırmak gerekiyor... Eğer bütün yetkilerin Başkan'da toplanacağı ve siyasî partilerin 'çay partisi', 'bekârlığa veda partisi' veya 'pijama partisi' gibi eğlenme ve oyalanma ayarında kalacağı bir düzen oluşacaksa, milliyetçi siyasetin aydını ve tabanı dert etmekte son derece haklı... Üstelik dünyadaki uygulamalar da bu endişeyi destekler nitelikte...

Daha çok tartışacağız bu konuyu galiba... Ocak ayında gündeme getirdiğimiz o üç ihtimali yeniden hatırlatalım: "Başkanlık ve ona uygun seçim sistemi hayata geçerse milliyetçilere üç yol kalır: Birincisi, siyasî parti yoluyla sonuç alma şansları kalmayacağına göre, iktidar partileri içerisinde mücadele vermek... İkincisi, dernekçilik veya strateji kuruluşları vs. gibi araçlarla iktidarlar üzerinde lobicilik yapmak... Üçüncüsü, kahvehanelerde okeye dördüncü aramak!.."

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
41 gün önce
55 gün önce
92 gün önce
95 gün önce
128 gün önce
153 gün önce
171 gün önce
185 gün önce
195 gün önce
199 gün önce
201 gün önce
251 gün önce
262 gün önce
267 gün önce
270 gün önce
285 gün önce
291 gün önce
309 gün önce
313 gün önce
344 gün önce
347 gün önce
353 gün önce
362 gün önce
388 gün önce
404 gün önce
409 gün önce
418 gün önce
419 gün önce
425 gün önce
433 gün önce
436 gün önce
439 gün önce
454 gün önce
509 gün önce
530 gün önce
545 gün önce
594 gün önce
602 gün önce
604 gün önce
608 gün önce
629 gün önce
664 gün önce
675 gün önce
733 gün önce
776 gün önce
839 gün önce
845 gün önce
853 gün önce
912 gün önce
951 gün önce
958 gün önce
972 gün önce
976 gün önce
982 gün önce
1018 gün önce
1038 gün önce
1049 gün önce
1063 gün önce
1074 gün önce
1098 gün önce
1168 gün önce
1188 gün önce
1192 gün önce
1206 gün önce
1210 gün önce
1213 gün önce
1235 gün önce
1237 gün önce
1241 gün önce
1259 gün önce
1265 gün önce
1266 gün önce
1276 gün önce
1284 gün önce
1320 gün önce
1337 gün önce
1350 gün önce
1369 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=