Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Bu savaş bizim fay hatlarımızı tetikler mi?

18 Ekim 2016, 00:28

Amerikan çıkarları adına Suriye'deki savaşın hemen bitmemesi gerekiyordu... "Taraflardan birisi kazanırsa ABD kaybeder" tezi çok güçlüydü...

Amerikan hükûmetlerine askerî danışmanlık yapan stratejist yazar Edward Luttwak, 2013'te New York Times'da dile getirmişti bu düşünceyi...

Luttwak'e göre, Suriye krizinde ABD'nin çıkarlarına zarar vermeyecek tek sonuç 'durumun uzun süreli bir çıkmaz'a dönüşmesiydi!.. Yazar, Esad'ın direnişi bastırıp ülkede tek güç olmasının bir 'felaket' olacağını, İran ve Hizbullah'ın güç ve prestijini artıracağını, isyancı grupların iktidarı ele geçirmesi durumunda ise ülkede ABD ve İsrail düşmanı bir yönetim doğacağını öne sürüyordu. Dolayısıyla geriye tek çözüm kalıyordu: Uzun süreli çatışmalar ve çıkmaz!..

Geçen üç yıla baktığımızda yazarın haklı çıktığı görülüyor... Suriye'de hiç kimse galip gelemedi, otorite kuramadı... Milyonlarca insan topraklarından oldu, bir milyona yakın insan öldü... Şam'da ABD ve İsrail'i rahatsız edecek bir yönetim ortaya çıkmadı... Kuzey Suriye'de Şam'ın denetimi dışında oluşan bölgelerde ABD desteğiyle PKK/PYD yapılanmaları kısmî statü kazandı... IŞİD olmasaydı, bu kadar rahat zemin ve destek bulamayacak PKK/PYD yapılanması, 'lâik ve iş birliğine açık' kimliğiyle Batı'da daha da meşrû hâle geldi...

Suriye'deki savaş âdeta kimsenin tam galip gelemeyeceği şekilde kurgulandı... Bu hâliyle güzeldi, çünkü bölgeye dış müdahaleleri kolaylaştıracak, yabancı güçleri 'kurtarıcı' olarak çekecek, ABD ve İsrail'in varlığına bir tehdit oluşturmayacağı gibi bu varlığı pekiştirecek tarafı vardı!..

Diğer ülkelerde 'Arap baharları'nın üzerinden birkaç mevsim daha geçti ama Suriye'de 'bahar takvimi' takılı kaldı!.. Bitirilmek istenmeyen kaos hem ABD'nin, hem İsrail'in, hem de İran'ın işine geldi... Bölgenin hep dışlanan aktörü İran, 'ortak düşman IŞİD' gerekçesiyle bir yandan ABD'yle ilişkilerini yumuşattı, diğer yandan bölgedeki nüfuzunu tahmin edilemeyecek çapta genişletti...

***

Orta Doğu'da yabancı varlığının anlamlı olması için sürekli gerilimlere ve çatışmalara ihtiyaç var... En kolay ucu tutuşturulacak çatışma alanı ise mezhep savaşları... Bu tehlikenin bizim topraklarımıza da sıçrama ihtimali dolayısıyla Ağustos 2013'te Reyhanlı patlamasından sonra "Bu savaş bizim fay hatlarımızı tetikler mi?" başlıklı bir yazı kaleme almıştım...

O yazıda iddiam ve endişem şuydu: "Ya bundan sonra? Orta Doğu kritik bir zaman diliminden geçiyor... Sınırların delik deşik olduğu bu coğrafyada gerilim iki temelde yükseliyor; mezhepçilik ve enerji kaynaklarına hükmetme hırsı... Bölgenin uluslararası müdahaleye sürekli açık olmasının yolu Şiî-Sünnî çatışmasının diri tutulmasına endeksli... Fiilen sınırların işlevsizleştiği bu kadim topraklarda yükselen alevlerin bizim ülkemizi yalamama ihtimali yok... Zaten PKK'yla ilgili gelişmeleri Orta Doğu'da yeniden kurulan oyundan bağımsız değerlendirmek imkânsız..."

Bölgedeki en büyük risk, mezhep çatışmalarının yayılması ve bizim de bu çatışmanın içine çekilmemizdi... Çünkü bizim de etnik/mezhebi fay hatlarımız vardı ve onların tetiklenmesine yol açacak, bir arada yaşama irademize darbe vurabilecek, bölgedeki gerilimi kendi ellerimizle kendi topraklarımıza taşıyacak sorumsuzluğa imza atmamalıydık...

Bu, sınırlarımız dışında yaşananlara kayıtsız kalmak değildi... Sınır ötenizde kardeşleriniz ve akrabalarınız varsa, sınırınızın dibinde meydana gelen otorite boşluğu teröristlerce doldurulurken o topraklar aleyhinize çalışan dev bir üsse dönüşüyorsa ve milyonlarca sığınmacı topraklarınıza akın ediyorsa elbette kayıtsız kalamazsınız...

Özellikle Suriye konusunda yapılan fahiş hatalardan sonra Cerablus harekâtı son derece yerinde olmuştur... Türkiye'yi bölgeden izole edecek PKK/PYD koridoruna hançer sokulmuştur...

Türkiye için yeni risk şudur: Musul harekâtı birçok tarafça bir 'mezhep savaşı' gibi sunulacaktır... İlk operasyon görüntüleri bunu teyit ediyor zaten... Musul'da veya benzer yerlerde girişilebilecek bir 'Sünnî katliamı' bölgedeki 'kalıcı barış' ümitlerini çok çok uzağa atacak, bu da zaten kaosun sürmesi işine gelen yabancı güçlerin umurunda olmayacaktır...

Bu durum mezhep gerilimlerini İslâm coğrafyasının diğer bölgelerine de sıçratabilecektir... Provokatörler sahne alıp, bizim gibi ülkeleri de 'intikam' ateşiyle karıştırmaya çalışabilecektir... Sağduyuysa tam da şimdi lâzım... 'Kutuplaştırma siyaseti' dolayısıyla sosyal anlamda öylesine kırılgan bir zemine sahip olduk ki, "Bu savaş bizim de fay hatlarımızı tetikler mi?" gibi bir soru haklı endişelerin sonucu...

Kaynak: Bu savaş bizim fay hatlarımızı tetikler mi? - Servet AVCI

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
23 gün önce
30 gün önce
36 gün önce
71 gün önce
86 gün önce
123 gün önce
125 gün önce
158 gün önce
184 gün önce
202 gün önce
216 gün önce
225 gün önce
230 gün önce
232 gün önce
281 gün önce
293 gün önce
297 gün önce
300 gün önce
316 gün önce
321 gün önce
340 gün önce
344 gün önce
375 gün önce
377 gün önce
384 gün önce
393 gün önce
419 gün önce
435 gün önce
440 gün önce
449 gün önce
450 gün önce
456 gün önce
464 gün önce
467 gün önce
470 gün önce
484 gün önce
540 gün önce
561 gün önce
576 gün önce
625 gün önce
632 gün önce
635 gün önce
638 gün önce
659 gün önce
695 gün önce
706 gün önce
764 gün önce
807 gün önce
869 gün önce
876 gün önce
883 gün önce
943 gün önce
982 gün önce
989 gün önce
1003 gün önce
1007 gün önce
1013 gün önce
1049 gün önce
1069 gün önce
1079 gün önce
1093 gün önce
1104 gün önce
1128 gün önce
1199 gün önce
1219 gün önce
1223 gün önce
1237 gün önce
1241 gün önce
1244 gün önce
1266 gün önce
1268 gün önce
1272 gün önce
1290 gün önce
1296 gün önce
1297 gün önce
1307 gün önce
1314 gün önce
1350 gün önce
1367 gün önce
1381 gün önce
1399 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=