Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Neden sivil milliyetçilik?

14 Ekim 2016, 14:14

Türk milliyetçiliğinin galiba en büyük problemi sivilleşememiş olmak… Sivilleşmekten kasıt, yönetim ve etkileşim biçiminin emir-komuta kalıpları içinde kalması yerine ferdin iradesine imkân tanıyan bir kimliğe bürünmesi…

Soğuk savaştan kalma alışkanlıkların, iletişim teknolojisinin hızına teslim olmuş yeni dünyada çağdışı kaldığının çoktan anlaşılması gerekiyordu… Milliyetçilik bu şekilde de 'eleman' bulur ama adı üzerinde ancak 'eleman' bulur…

'İtaat kültürü'nün 'bilgi'yi, 'tabular'ın 'özgür düşünce'yi, 'sözde disiplin'in 'beşeri yaratıcılığı' kovaladığı bir düzende 'ilerleme',  'katma değer üretme' ve 'hedef tutturma' gibi kavramlar ancak 'kapalı devre fantezi' olarak kalır…

***

Milliyetçiler olarak çağı okumakta zorlanıyoruz… Bir kısmımız ise böyle bir ihtiyaç bile hissetmiyor… Yerel ama mutlu kalmak, mümkünse diğer milliyetçiye baskın gelmek küçük dünyamıza renk katıyor!.. Oysa ülke değişiyor, dünya değişiyor… İletişim teknolojisi, özellikle internet dünyayı iyice küçültüp mesafeleri yok derecesine indirirken, bunun millî varlıklara vereceği zararı veya kârı, bilgiye, iyiliğe, veya kötülüğe ulaşma ve yayma hızının sosyolojik etkilerini hesaplamak gerekiyor…

Klâsik klişeler birer birer sökülüyor artık… Direnen küçük azınlıklar ise İkinci Dünya Savaşı'nın bittiğinden habersiz bir şekilde ormanlarda yıllarca saklanan Japon askerlerinden farksızlaşıyor…

Savaşlar bitmedi elbette ama şekil değiştiriyor… 'Değişen'in ne olduğunu anlamayanlar ise yeni dönemlere doğrudan 'mağlup' başlıyor… Onlar yeni dönemlere uyum sağlayana, daha doğrusu olan biteni anlayana kadar rakipler mesafe kat ediyor…

***

Bilginin, eleştiri kültürünün, özgür düşüncenin bu kadar kıymetlendiği bir çağda, kendilerini birkaç sloganla, parmak işaretleriyle, lider kültüyle özetleyen ve ötesine kafası basmayan, basma arayışında da olmayan bir milliyetçiliğin ait olduğu millete de, devlete de, hatta insanlığa da ne gibi katkısı olabilir? Ya da diğer ideolojilerle nasıl rekabet edebilir?  

Düşmanı görünce alarm durumuna geçen milliyetçilik, o kutsal toprağı söküp alan erozyon karşısında neden sessiz? Neden bir tek 'çevreci milliyetçi' kuruluş yoktur meselâ? Arıtmasız atık sularıyla nehirlerimizi kirleten 'sağcı patron'un civarında mı 'milliyetçi'ye daha çok rastlarız yoksa çevre için direnenlerin önünde mi? Vicdanlarımızı kanatsa da bu soru yerinde bir sorudur…

'Şablon milliyetçilik' ülkenin ve dünyanın şartlarına bağlı olarak zaman zaman canlanıp muharebeler kazansa da nihai savaşları kazanamaz… İnsanların öncelikleri, alışkanlıkları, gelen bilgiyi denetleme hızları değişirken, soğuk savaş bakiyesi tekniklerle bu süreçler yönetilemez artık…

Aklı ve bireye saygıyı yok sayanlar, iradelerini 'tartışılmazlar'la ve 'taassup'la bastırmaya çalışanlar sadece bastırdıklarını zannederler… Oysa gerçek önlenemez biçimde yatağını arayan ırmak gibi bambaşka akar… O yüzden milliyetçilik 'köyün duvarlarıyla çevrili bir dünyada hatıra ortaklığı'nın ötesine geçmek mecburiyetinde…

***

Sivilleşememiş bir milliyetçilik daima 'güvenlik doktrinin bir parçası' olarak kalmaya mahkûmdur… Aklının yerine kaslarına ve cesaretine ihtiyaç duyulan bir milliyetçilik, 'yönetmeye talip olan' değil, muktedirler tarafından hep bir 'ihtiyat akçesi' olarak görülüyor ve istismar ediliyor… İşi bitince de 'ait olduğu yer'e hapsediliyor…

Milliyetçilik 'millî devlet'in neden hep 'nöbetçi çavuş'udur da 'yöneten iradesi' olmaz/olamaz? Biçilmiş misyonu oraya kadar mıdır? Tam da burada itirazların yükselmesi gerekiyor…

Yıllarca askerî terminoloji egemen oldu milliyetçilerin dünyasına:  Cephede tâlim olmaz!.. Emir mütalaa olmaz!.. Hadi bir envanter çıkaralım, düşünceyi ve eleştiriyi 'kovalanası şeytan'a çeviren bu anlayıştan sonra elde olan varlık nedir? 

Bu çağda artık bu anlayışların hayat alanlara daralmaktadır ve onun için bütün takıntıları aşarak sivil ve yeni milliyetçiliği tartışmalıyız… Milliyetçilik geçen yüzyılın başında Türk milletin 'tutunma ideolojisi'ydi…  Sonra 'ilerleme ve kalkınma ideolojisi' olmalıyken bugün gelinen noktada ihtiyaç duyulduğunda hizmet veren 'mobil ideoloji' durumunda!..

Sürdürülebilir bir şey değil bu… 'Konjonktüre göre sisteme eklemlenen' değil, 'sistemi milliyetçiliğe göre şekillendiren' bir itiraz kaydı düşmek şart… İşin sevindirici yanı şu: Yeni nesil milliyetçilerin, özellikle üniversiteli gençliğin klasik şablonlara itiraz ediyor ve sözünü ettiğimiz akla, özgür düşünceye ve iradeye saygıya dayalı arayış içinde olmaları…

Sivil milliyetçiliğe zaman zaman devam edeceğiz… 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
17 gün önce
74 gün önce
90 gün önce
140 gün önce
151 gün önce
156 gün önce
159 gün önce
174 gün önce
180 gün önce
198 gün önce
202 gün önce
233 gün önce
236 gün önce
242 gün önce
251 gün önce
277 gün önce
293 gün önce
298 gün önce
307 gün önce
308 gün önce
314 gün önce
322 gün önce
326 gün önce
328 gün önce
343 gün önce
398 gün önce
419 gün önce
434 gün önce
483 gün önce
491 gün önce
493 gün önce
497 gün önce
518 gün önce
553 gün önce
564 gün önce
622 gün önce
665 gün önce
728 gün önce
734 gün önce
742 gün önce
801 gün önce
840 gün önce
847 gün önce
861 gün önce
865 gün önce
871 gün önce
907 gün önce
938 gün önce
952 gün önce
963 gün önce
1058 gün önce
1077 gün önce
1081 gün önce
1095 gün önce
1099 gün önce
1102 gün önce
1124 gün önce
1126 gün önce
1130 gün önce
1148 gün önce
1154 gün önce
1155 gün önce
1165 gün önce
1173 gün önce
1209 gün önce
1226 gün önce
1239 gün önce
1258 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=