Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Orada olmak hep orada

09 Ekim 2016, 12:16

Orada olmak… 'Oradaydım' diyebilmek… Ya da yetişememenin ezikliğini hissetmek… Hep beklenen olmak ve beklenen kalmak…

Hayat insana bir çok unvan kazandırabilir ama hangi unvan, rütbe ve makam hep 'aranan ve beklenen' olmaktan çok daha üstün ki?

Sevgili kardeşim Oğuzhan Murat Öztürk ne güzel taşımış Kemal Tahir'in Kurt Kanunu'ndaki o bölümü günümüze:

"Ercan Kesal'ın Cin Aynası'nı görünce hatırıma geldi. 1926 yılındaki İzmir Suikasti sanıklarından, İttihat Terakki'nin eski namlı silahşörlerinden Abdülkadir bir gece vakti eski İttihatçılardan Emin Bey'in evine sığınır. Ne var ki, bu davetsiz misafirin kardeşinin başına telafisi mümkün olmayan gaileler açacağını düşünen ablası Abdülkadir'i eve almaz ve abisine usulünce olan biteni anlatır. Ablasını bir hışımla iten ve merdivenleri üçer dörder atlayarak sokağa inen Emin Bey bir zamanlar beraber yürüdükleri eski dâvâ arkadaşı Abdülkadir'in arkasından bağırır: "Arkadaaaaş arkadaaaş! Ben buradayım!" Ve Kesal ekliyor: "Ahlâk en olmaz zamanlarda 'ben buradayım' demektir". Buradan an itibariyle içeriden çıkan çıkmayan, hakkaniyetsiz alçakça iftiralara uğrayan ülküdaşlarımıza sesleniyoruz: Biz buradayız…"

***

'Olunması gereken yerde olmak'la ilgili en ibretlik hikâyelerden birisini de İsmet Özel kitabına isim yapmıştır: "Waldo sen neden burada değilsin?"

Hanry David Thoreau'nun başı ülkesi ABD'nin Meksika'yla savaşında belâya girmişti... Çünkü savaşın bir maliyeti vardı ve maliyetin karşılanması için vatandaşlara 'nüfus başına vergi' konmuştu… Hanry buna karşı çıkmış ve ödemeyi reddetmişti...  Sonra hapse düşünce arkadaşı Waldo onu ziyarete gitmiş ve şu soruyu sormuştu:  "Hanry, neden buradasın?"

O da cevabı yapıştırmıştı:  "Waldo, sen neden burada değilsin?"

İşte o an 'burada olmak' önemliydi önemli olmasına da arkadaşı burada yoktu… Kim bilir 'dünyaya ait' ne kadar kutsal gerekçeleri vardı ama 'dâvâ adamlığına ait' kutsal gerekçeleri tükenmişti artık…

***

Hani 'burada olmak' denilince Şair sesleniyor ya: "Bir kan dâvâsı kadar tuhaf/ Bir sevda öyküsü kadar içeriden yaşamaktır hayatı, burada olmak/ Burada olmak burada/ Seher yeli estiğinde hışırtıları dinleyebileceğin çimenlerin koynunda/ Burada olmak burada/ Ayağına dikenlerin batacağı bir dere kenarında/ Burada olmak burada/ Kendi tarihinin ve kaderinin yazıldığı bu toprakta…

İki elin ve iki ayağın/ Dik durup boyun eğmeyeceğin/ Buğday başaklarım sevebileceğin/ Ve kerem gibi, Ferhat gibi/ Mecnun gibi, Kamber gibi/ Ağıtlar düzebileceğin bir enginliğin/ Ya Aslı gibi, Şirin gibi/ Leyla gibi arzu gibi/ Bekleyen mütevekkil onurlu ve civan yanların/ Onları da görelim/ Onları da anlat/ Onları da düz/ Bir tesbih gibi bu akşam rüyalarımızın önüne…"

Sonra 'burada olma'nın anlamıyla finali yapıyor Şair: "Daha ne olsun be ahretlik/ Hayatın anlamı bu işte…"

***

Daima 'beklenilen olmak' hangi ölçü birimiyle anlatılabilecek bir büyüklüktür? Tufan Gündüz hoca "Türk, 'yardım götüren' değil 'beklenen'dir" derken nasıl da ağlatmıştı o Bosnalı yaşlı teyzenin sözleriyle herkesi?

Türk subaylarının Bosna'da uzak bir dağ köyünde yalnız yaşanan yaşlı bir teyzeye yardım götürmesini anlatmıştı hoca… Yol olmadığı için omuzlarında paketleri taşıyarak getiren subayları gören yaşlı kadın sormuştu "Türk müsünüz?" diye… Bizimkiler 'evet' deyince yaşlı kadının zamanları ve mekânları kuşatan iki kelime dökülmüştü dilinden: "Geleceğinizi biliyordum…"

'Geleceği bilinen olmak' olmak, ne tarifsiz bir asalet…

Çanakkale'de yoğun ateş altında siperden çıkıp, kurtaramayacağını bile bile, üstelik ölme riskini göze ala ala yaralı arkadaşına yetişmek, onun ölmeden önceki 'geleceğini biliyordum' sözlerini duymak ve bu sözleri dünyalara değişmemek hakkıyla nasıl anlatılabilir?

***

İzzetli bir hayat 'geç kalınmış', 'hiç gidilmemiş' veya 'hiç verilmemiş' randevuların toplamı olamazdı… Orada olmak... Olunması gereken yerde olmak… Beklenen olmak… Geleceği bilinen olmak… 

Ne mutlu hep olması gereken yerde olanlara ve öyle kalmak isteyenlere…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
16 gün önce
74 gün önce
90 gün önce
139 gün önce
151 gün önce
155 gün önce
158 gün önce
174 gün önce
179 gün önce
198 gün önce
202 gün önce
233 gün önce
235 gün önce
242 gün önce
251 gün önce
277 gün önce
293 gün önce
298 gün önce
307 gün önce
308 gün önce
314 gün önce
322 gün önce
325 gün önce
328 gün önce
342 gün önce
398 gün önce
419 gün önce
434 gün önce
483 gün önce
490 gün önce
493 gün önce
496 gün önce
517 gün önce
553 gün önce
564 gün önce
622 gün önce
665 gün önce
727 gün önce
734 gün önce
741 gün önce
801 gün önce
840 gün önce
847 gün önce
861 gün önce
865 gün önce
871 gün önce
907 gün önce
937 gün önce
951 gün önce
962 gün önce
1057 gün önce
1077 gün önce
1081 gün önce
1095 gün önce
1099 gün önce
1102 gün önce
1124 gün önce
1126 gün önce
1130 gün önce
1148 gün önce
1154 gün önce
1155 gün önce
1165 gün önce
1172 gün önce
1208 gün önce
1225 gün önce
1239 gün önce
1257 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=