Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Halep Can Çekişiyor…

03 Ekim 2016, 10:52

Ocak 2016, Firas Paşa feryat ediyor: " Türkiye bize desteğini esirgemesin. Çünkü bizim Allah'tan ve Türkiye'den başka kimsemiz yoktur. Bize Türkiye’den yardım gelmezse başka kimseden gelmeyecektir. Yeterli yardım gelmezse vicdansız teröristler 3,5 milyon Türkmen'in canına kıyacak. Suriye'de Türkmen soykırımı yaşanabilir."

Firas Paşa Suriye Türkmen Cephesi Muntasir Billah Tugayı Komutanı. Suriye Türklerinin varlığını Rus, İŞİD ve Esed güçlerine karşı korumaya çalışan askeri oluşumun komutanı. Şu anda Halep’te ölüm – kalım savaşı veriyor.

İki gün önce Halep’te olanlardan haberdar bir arkadaştan öğrendiğime göre Firas Paşa’nın dokuz ay önce dile getirdiği “soykırım” gerçekleşmek üzere. 300 bin civarında Türkmen Halep’te sıkışıp kalmış durumda. Arapların büyük bir kısmı Halep’i terk etmiş. Rus uçakları o yüzden “rahat”. Ölecek Türk olunca bombaları daha bir rahat boşaltıyorlar.

Askerde silah, sivilde erzak yok. İnsani yardım girişlerine izin verilmiyor. Binbir zahmetle bir avuç gönüllünün gayretleri ile yardımlar ulaştırılıyor. Yardım tırlarının şehre girmesi mümkün değil. Tırlar, göreceli olarak tehlikesiz yerlere geliyor, şehirden gelen küçük araçlarla yardımlar kuşatma altındaki soydaşlara dağıtılıyor. Tabii Rus bombalarından kurtarılabilenler.

“Peki Türkiye Cumhuriyeti devleti?” diyorum. O tebessüm bana cevap oluyor. “Sadece şunu söyleyeyim” diyor. “Sivil yaralıları bile sınırdan kaçak olarak sokuyorlar Türkiye’ye”…

Halimiz bu. Anlaşılan birileri bizi kandırıyor…

***

Suriye Türklüğüne yardım için didinen gönüllülerin oluşturduğu Kurt-Ar grubunun Facebook sayfasını incelerken rastladığım, Halepli bir amcanın kuşatma öncesi Türkiye’ye sığınmış kardeşine gönderdiği mesaj Halep’teki durumu tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor: “…Şimdi biz sokaktayık. Bizim için hiç üzülmeyin, kader böyle yani. Senin benim elimde değil. İşte böyle yaşayacağız artık… Buraya gelme kalmadı. Siz gelseniz sizi komazlar, bizi de oraya komazlar. Emme siz orda işinize bakın, buradan umudunuzu kesin, biz de sizden umudumuzu kesmişik; kalın güle güle…”

Anlaşılan o ki Halep amcanın dediği gibi “kader böyle” deyip, kaderini yaşayacak. Kaderini, yani ölümü…

“Kader böyle yani” cümlesi ne kadar hazin ise “bizi de oraya komazlar” cümlesi Türkiye’den kesilen ümidin nişanesi olarak o kadar acı…

Yine bir kayıt:

“Dünya görsün hele. Ne var ne yok Halep’te. Halep ne çekiyor ne çile çekiyor kimsenin haberi yok mu? Neyden oluyor, bilmiyorum.”

Emmi, soydaşın haberi olmadığı şeyden dünyanın haberi neden olsun? “Neyden oluyor” biz biliyoruz. Ölen Türk oldu mu, dünya için sorun değil, bazı Türkler için ise hiç değil de ondan…

***

Bilmem anlatabildim mi?

Türkmen şehri Halep’in, Halep’teki soydaşlarımızın bize ihtiyacı var. Daha önce hiç olmadığı kadar. Muhakkak ki sizin etrafınızda da Halep için didinen yiğitler vardır, onları bulun ve ekmeğinizi bölüşün kandaşlarınızla.

Aksi takdirde Halep’te Türklük kalmayacak.

Lozan mevzuu…

Tarih okumak da konuşmak da zevklidir. Lâkin bizde gelenek okumadan konuşmak. Tarihi “Yalan söyleyen tarih utansın” türü ideolojik kalabalıklara gaz vermeye müteallik kitaplardan öğrenenlerin tarih konuştuğu bir ülkeye dönüştük.

Dün tarihi politik hesaplaşma aracı olarak kullanıyorduk. Bugün ise bir “level” daha atladık, artık tarih politik “yaranma” araçlarından biri haline geldi. Tarihçinin tarihi hakikatleri “arşiv” veya “literatüre” bakarak değil siyaseten beslendiği makama bakarak konuşması son dönem icad olan bir tavır. Eskilerin tabiri ile “esefa!” demekten başka yapacak bir şey yok…

Tarihçi değilim. Dolayısıyla konu üzerinde ahkâm kesemeyeceğim. Bizim fesli tarihçinin meşhur dizisini ilk okuduğumda politik olarak işime gelen lâkin mantık olarak kafamı “sarmayan” mevzular olunca memleketin “ciddi” tarihçilerine başvurmuştum. Kim mi onlar? Şaşırmayın, politika değil tarih yapan bir zümre var hâlâ bu memlekette: Yan komşuya sorun söylesin.

Gelelim “Lozan zafer mi, hezimet mi?” mevzuuna. Ben de İlber Hoca’ya katılanlardanım. Lozan’da ne zafer ne de hezimet arayanlardanım.

Meseleyi bağlamış Hoca, üzerine ne desek boş: “Lozan bir uzlaşmadır. Lozan ihanetmiş, hezimetmiş boş laflar bunlar: Kahvede geğirerek tespih çekmekten başka şey değil.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
15 gün önce
29 gün önce
78 gün önce
84 gün önce
141 gün önce
162 gün önce
169 gün önce
197 gün önce
204 gün önce
211 gün önce
225 gün önce
232 gün önce
246 gün önce
253 gün önce
260 gün önce
267 gün önce
330 gün önce
351 gün önce
365 gün önce
407 gün önce
414 gün önce
434 gün önce
461 gün önce
498 gün önce
512 gün önce
540 gün önce
547 gün önce
554 gün önce
638 gün önce
673 gün önce
764 gün önce
778 gün önce
848 gün önce
876 gün önce
890 gün önce
946 gün önce
1086 gün önce
1093 gün önce
1100 gün önce
1107 gün önce
1114 gün önce
1121 gün önce
1135 gün önce
1149 gün önce
1156 gün önce
1191 gün önce
1205 gün önce
1212 gün önce
1219 gün önce
1261 gün önce
1310 gün önce
1338 gün önce
1373 gün önce
1387 gün önce
1408 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=