Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Şen olasın Halep şehri!

27 Eylül 2016, 13:31

Her tarafına gri rengin sindiği fotoğraflarda görüyoruz o enkazları... Ve betonların arasından çıkarılan Türkmen çocukları... Ağzında emzikle ölüme yakalanmış masum bebekleri...

Halep artık olup bitene anlam veremeyen boş gözlerin ufka mıhlandığı şehirdir... Gaziantep'le Hatay'a 110-120 kilometre de, o mesafe İstanbul'dan Bodrum'a daha uzak!..

Jean Paul Roux'nun 'Kuzey ormanlarından çıkıp geldiler' dediği kabına sığmayan 'cesur ve marifetli' Türklerin çocuklarıydı onlar... Yavuz'un tarifiyle 'dar dünya'da hep yurtluk arayanların nesilleriydi...

O çocuklar gri enkazın altından fışkırıyorlar şimdi insanlığın yüzüne tüküre tüküre... İsimlerini bilmedikleri çeşit çeşit bombalarla vuruluyorlar, 'ilgisiz Türkler'in boş bakışları arasında 'öksüz Türkler' olarak can veriyorlar... 

***

Ömer'in "İşte geldim gidiyorum şen olasın Halep şehri" dediği kadim yurdun boğazı sıkılıyor... Bir şehir insanlığın gözü önünde 'toplu mezar'a sürükleniyor...

Su bittiğinde Nisan ayıydı... Kuyulardan çıkan sular ise atılan bombalar yüzünden kimyasallarla zehirli hâle gelmişti... İnsanî yardım yolları kesilmiş, Birleşmiş Milletler temsilcisi durumu 'felaket' olarak rapor etmişti...

Hastaneler ve kan merkezleri vuruluyor, yaralılar şehir kuşatıldığı için bir başka yere de aktarılamıyordu... Yiyecek bitmiş, açlık ve susuzluğa ek olarak hastalıklar da düşman kuşatmasının üzerine ikinci kuşatmayı oluşturmuştu...

Dünyanın belki de en orantısız kavgasında büyük direnç gösteriyor Halepliler... Esad'a, Rusya'ya, IŞİD'e ve PYD'ye karşı direniyorlar çünkü başka çareleri yok... Aslı'yla Kerem'in o meşhur hikâyesindeki gibi birbirleri için yandıkları son şehirdir Halep ve yaşamak ile yanmak arasında kalmıştır...

Bugün dünyayı tanımadan üzerlerine uykuda ateş yağan Türkmen çocuklarını düşünürken, feryatların Kilis'e sadece 60 kilometre mesafeden geliyor olması, zerre kadar insanlık ve milliyet hissi olan herkesin boğazını düğümlemeli, başını öne düşürmeli... 

***

Çok mu şey istemişlerdi onlar ve onlara yardım için sadece ellerini değil vücutlarını taşın altına koyanlar? Temmuz ayıydı ve âdeta yalvarıyorlardı: "Eğer yardım ulaşmazsa çok yakında önce çocuklar ve yaşlılar olmak üzere sivil ölümleri başlayacak..."

'İnsanlığımız için, kanımız için, inancımız için bu çığlığı çoğaltalım, harekete geçirebileceğimiz her yeri ama her yeri harekete geçirelim' diyerek o çağrıyı bir kere daha gündeme getirelim:

"Biliyoruz ki Kilis'e sadece 60 kilometre uzaklıkta olan ata yadigârı Halep, Anadolu'nun doğal bir parçasıdır. Halep'te yaşayan insanlar din kardeşimiz, soydaşımız, hepsinden önemlisi masum sivil insanlardır. Ve artık bu insanların sabırla ölümü beklemekten başka çaresi kalmadı.

Bu çağrıyı okuyan herkesin sesimizi çoğaltmak için ulaşabildiği bütün makamlara, sesli ve görsel medya organlarına, yabancı basın-yayın organlarına, dernek, vakıf vb. gibi sivil toplum kuruluşlarına, siyasî partilerin il başkanlıklarına ve genel merkezlerine, kanaat önderlerine tekrar tekrar iletmesi ve konuyu takip etmesini istiyoruz.

Halep'i insanlığınıza emanet ediyoruz."

***

Yıllar önce bir bayram günü şu kelimeleri yazıya dökmüşüm: "Bugün bayram... Anneleri işgalcilerin cezaevlerinde tecavüze uğrayanların bayramı!.. Annelerini babalarını sebeplerini bilmedikleri savaşlarda kaybetmiş, şimdi ilkel mülteci çadırlarında, sefalet içinde birbirlerine tutunarak hayata tutunmaya çalışan mazlum kardeşlerin bayramı!.. Kunar'da, Tuzhurmatu'da, Halep'te veya üzerine ateş yağan herhangi bir İslâm toprağında, düğün konvoyunda, câmide veya ekmek kuyruğunda can verdiği için geçen bayramı görüp bu bayramı göremeyen çocukların bayramı!.. Bu bayramı görüp, bir sonrakini göremeyecek olan çocukların bayramı!..  Ölüme belki bir yudum su, bir avuç pirinç sırasında yakalanacak olan çocukların bayramı!.. Bir battaniyeye yatırılmış, kanları birbirine karışmış, çeneleri bağlı ölü çocukların bayramı!.."

Halep'teki son bayram öncekilerin tekrarıydı çocuklar için... Bundan sonra olmaması için, kanımız için, inancımız için, insanlığımız için 'varız' diyenlere selâm olsun...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
35 gün önce
42 gün önce
53 gün önce
82 gün önce
89 gün önce
95 gün önce
130 gün önce
145 gün önce
182 gün önce
184 gün önce
217 gün önce
243 gün önce
261 gün önce
275 gün önce
284 gün önce
289 gün önce
291 gün önce
340 gün önce
352 gün önce
357 gün önce
359 gün önce
375 gün önce
380 gün önce
399 gün önce
403 gün önce
434 gün önce
436 gün önce
443 gün önce
452 gün önce
478 gün önce
494 gün önce
499 gün önce
508 gün önce
509 gün önce
515 gün önce
523 gün önce
526 gün önce
529 gün önce
543 gün önce
599 gün önce
620 gün önce
635 gün önce
684 gün önce
691 gün önce
694 gün önce
697 gün önce
718 gün önce
754 gün önce
765 gün önce
823 gün önce
866 gün önce
928 gün önce
935 gün önce
942 gün önce
1002 gün önce
1041 gün önce
1048 gün önce
1055 gün önce
1062 gün önce
1066 gün önce
1072 gün önce
1108 gün önce
1128 gün önce
1138 gün önce
1152 gün önce
1163 gün önce
1187 gün önce
1258 gün önce
1278 gün önce
1282 gün önce
1296 gün önce
1300 gün önce
1303 gün önce
1325 gün önce
1327 gün önce
1331 gün önce
1349 gün önce
1355 gün önce
1356 gün önce
1366 gün önce
1373 gün önce
1409 gün önce
1426 gün önce
1440 gün önce
1458 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=