Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Onları da bekliyoruz

11 Eylül 2016, 12:53

Bu yazıya başladığımda ağabeyim Adnan İslamoğulları Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde hâlâ gözaltındaydı… Aynı komik ithamdan ve ihbar mektubundan: "FETÖ adına bir siyasî partiye sızma ve ele geçirme teşebbüsü!.."

Kötü bir ironi yaşıyoruz sanki… Keskin zekâsı, sivri dili ve lâfını çekinmeyen yapısıyla, hayatını bu tür yapılarla kafa yapmak, aşağılamak ve ipliklerini pazara çıkarıcı yazılar yazmakla geçiren Adnan ağabeyimin önceki gün ifadesinin alınıp bizim gibi salınmasını bekliyorduk… Sadece onun değil, bu işlerle uzaktan yakından ilgisi olmayan gözaltındaki diğer dostlarımız, ülküdaşlarımız, arkadaşlarımız, akademisyenlerimiz Kürşat Zorlu'nun da, Tekin Memiş'in de Alper Aksoy'un da, İrfan Sönmez'in de, Ramazan Akgün'ün de, Zeynel Abidin Kıymaz'ın da ifadelerini verip çıkacaklarını umuyorduk…

Yazıyı kaleme aldığım saat itibariyle bu gerçekleşmiş değildi… Çünkü Cuma günü ifadeleri alınmayınca özgürlüklerine kavuşmaları mümkün olmadı… Bu yazının okunduğu anlarda ise belki de çıkmış olacaklar ama bu saçma sapan bir ithamdan dolayı gözaltına alınmış olmaları gerçeğinin verdiği kızgınlığı ve öfkeyi ortadan kaldırmayacak…

Burada murat, bir veya birkaç gün gözaltında kalınca bunu büyük bir eziyet gibi sunmak değil… İnsan inandığı bir dâvâ uğruna yıllarını da ömrünü de verebilir, ölümü de göze alabilir… Bunu 'cefa'dan değil, 'görev'den, 'inanç'tan ve 'bedel'den sayar fakat bu rezalet öyle bir şey değil ki insanlar buna sessizce katlansın…

Bu suçlamadan dolayı değil bir gün, bir saniye bile özgürlükten olmak zuldür… Bu sahneleri görünce FETÖ'cülerin hangi zulada kıkırdaşarak gülüştüklerini tahmin edebiliyoruz… Millet iradesinin tecelligâhı Meclis'i bombalayanlar, devletin silahlarıyla devletin gözbebeği Özel Harekât'ı kahpece vuranlar, silahsız sivilleri katledenler, planları yapanlar, emirleri verenler bu tabloları gördükçe mutlaka seviniyorlardır…

Daha ne olsun? Sahte ihbar mektuplarıyla FETÖ'ye yönelik operasyonun sınırları ülkücülere ve diğer siyasî akımlara doğru genişletilerek, toplumda bu operasyonun bir 'darbe operasyonu' değil, farklı düşünen bütün odakları hedeflemiş 'siyasî operasyon' gibi algılanmasına kapı aralanıyor… Sulandırmanın ve gölgelemenin en iyi yolu budur ve maalesef ağır ağır gerçekleşiyor…

***

Cumhurbaşkanı bunu fark etti veya kendisine fark ettirildi ki, 'at izi-it izi' örneğini gündeme getirdi… Ardından da hükûmetten benzer açıklamalar ve düzeltilme çalışmaları haberleri geldi… FETÖ'ye yıllarca kaynak sağlayan ve bugünkü devasa güce ulaşmasına vesile olan belediyecilerin ellerini kollarını sallayarak gezdiği bir ülkede milliyetçi gazeteci, akademisyen ve siyasetçilerin sahte ihbar mektubuyla 'cezalandırma' teşebbüsü sadece darbe teşebbüsçülerine yarardı ve dikkat edilirse görülecektir öyle de oldu… Bir meczubun suçlamasıyla özgürlüğünden olan Kaptan Kartal'ın izahı var mı Allah aşkına?

İnsanların FETÖ'cü olmadıklarından emin oldukları öğretmeni, akademisyeni, memuru, polisi, askerî, veya gazeteciyi 'FETÖ'cüdür' diye işinden veya özgürlüğünden ettiğinizde, o insanları bir FETÖ'cünün 'gerçek bir FETÖ'cü' olduğuna nasıl ikna edeceksiniz? Kafalara soru işareti düşmeyecek mi? Ve bu soru işaretleri en çok da darbe teşebbüsçülerinin işine gelmeyecek mi? Sonuçları sinsice hesaplayan bir aklın, bu noktada hedefi oklavayla yayar gibi genişletmesi ve gerçek FETÖ'cüleri odak olmaktan çıkarmaya çalışması anlaşılmayacak mı?

***

Bu bir 'derinleştirme' ve 'yayma' farkı… Her kim bu darbecilerle ilgili operasyonları 'derinleştirmek' yerine 'yayma'yı tercih ediyorsa 15 Temmuz'da yarım kalan işini devam ettiriyor demektir…  Vâdeye yayılmış hesabı vardır… Adalet ve emniyet teşkilatı bunun farkında olmak mecburiyetindedir… Aksi halde kaybeden devletimiz olacaktır… Görevi FETÖ'yle mücadele olup da bu mücadeleyi 'derinleştirmek' yerine 'yayma'yı ve 'başkalarına bulaştırma'yı tercih eden herkes 'doğal şüpheli'dir…

Bizler kısmen gecikmeli de olsa aklın hâkim olduğunu gördük ve aynı gün serbest kaldık ama aynı sahte ihbar mektubuna konu olan diğer tanıdığımız/tanımadığımız kişilerin ifadelerin alınmasındaki gecikme dolayısıyla yaşandığını tahmin ettiğimiz sıkıntı, istemeyerek de olsa yukarıda işaret ettiğimiz tehlikeyi gösteriyor…

Bu yazı yayımlandığında inşallah özgürlüklerine çoktan kavuşmuş olurlar da hukuk devleti daha fazla töhmet altında kalmaz… Çünkü bu mücadelede hukuk devletinin alacağı her darbe, gerçek darbecilerin işine gelecektir…

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
ural
126 gün önce
bana öyle geliyor ki bundan sonra ülkücüler bir bir içeri alınır bırakılır; alınır bırakılır taki yıldırıp bıktırana kadar.
cüppeli Ahmet hocayı nasıl korkutup yıldırdılar sa aynı şeyleri bu sefer ülkücü kesim için uygulayacaklar.
çünkü israil ab abd üçlüsünün hedef tahtasında yılmayan bıkmayan ülkücüler var ee bizim bizans şövalyesi de tabiki efendilerinin lafını dinleyecek.
Yazarın Diğer Yazıları
21 gün önce
24 gün önce
57 gün önce
100 gün önce
114 gün önce
124 gün önce
130 gün önce
180 gün önce
191 gün önce
196 gün önce
199 gün önce
214 gün önce
220 gün önce
238 gün önce
242 gün önce
273 gün önce
276 gün önce
282 gün önce
291 gün önce
317 gün önce
333 gün önce
338 gün önce
347 gün önce
348 gün önce
354 gün önce
362 gün önce
365 gün önce
368 gün önce
383 gün önce
438 gün önce
459 gün önce
474 gün önce
523 gün önce
530 gün önce
533 gün önce
537 gün önce
558 gün önce
593 gün önce
604 gün önce
662 gün önce
705 gün önce
768 gün önce
774 gün önce
782 gün önce
841 gün önce
880 gün önce
887 gün önce
901 gün önce
905 gün önce
911 gün önce
947 gün önce
978 gün önce
992 gün önce
1003 gün önce
1027 gün önce
1097 gün önce
1117 gün önce
1121 gün önce
1135 gün önce
1139 gün önce
1142 gün önce
1164 gün önce
1166 gün önce
1170 gün önce
1188 gün önce
1194 gün önce
1195 gün önce
1205 gün önce
1213 gün önce
1249 gün önce
1266 gün önce
1279 gün önce
1298 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=