Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Düşman Fırat'ın batısındayken

16 Ağustos 2016, 10:42

'Türk milliyetçiliği Fırat'ta boğulmuştur' sözünü 90'ların başında duymuştuk... Devletin bölücülükle mücadele konusundaki siyasetini eleştirmek için kullanılıyordu ve sonradan ulusalcı olacak bazı kesimlerde de pek revaçtaydı...

Sanki Fırat 'psikolojik sınır'dı... Türkiye Cumhuriyeti'nin Fırat'ın ötesindeki varlığının eridiğini, güç kaybettiğini ve çekilmek için gün saydığını ima ifade eden bir kavramdı... Bu kavramın bölücü propagandada önemli bir yeri oldu...

2000'li yıllarda yeni bir kavramla tanıştık: 'Sivas'ın ötesi'... Basit siyasî saiklerle muhalefeti ezmek için kullanılan bu kavram o 'psikolojik sınır'ı Fırat'tan kaldırmış, neredeyse Kızılırmak'a taşımıştı!.. Siyasetin getirdiği ucuz polemikler, arkasında dağ gibi bir problem biriktiriyordu ama 'kısa vâdeli özel kârlarla beslenmeye alışmış' siyaset kurumunun pek de umurunda değildi...

***

'Kırmızı çizgi' bizde gerçekliği olmayan bir tehdit... Kaç kırmızı çizgimiz önce pembeleşti, sonra da buharlaştı, çetelesini tutamıyoruz bile... En basiti Irak'ın toprak bütünlüğüydü... Ne oldu sonra? Onlarca yıl birbiriyle savaşan iki aşiretin Türkiye Cumhuriyetli pasaportlu liderinden birisi Irak Cumhurbaşkanı oldu... Diğeri ise Federasyon Başbakanı... Dün başçavuşlarımızla muhatap olunca sevinenler artık 'ekselans'tı ve sınırımızda yeni bir fiili devlet ve bayrak vardı...

Suriye'de sürekli revize olan kırmızı çizgilerimizin neredeyse sayısını unuttuk... Süleyman Şah Türbesi'ydi, Suriye'nin toprak bütünlüğüydü ve nihayetinde PKK/PYD'nin Fırat'ın batısına geçmesiydi...

Türkiye iç meselesine hapsolmuşken ABD destekli PYD Menbic'i düşürdü ve artık PKK Fırat'ın batısına geçti... Halep zordaydı, şimdi daha da zorda...

Gelen haberler şaşırtıcı değil... IŞİD'den kaçan Arap nüfusun geri dönmesine izin verilmiyor... İlçe ele geçirilir geçilmez, önce nüfus müdürlüğü ve tapu sicilleri yakılıyor... Bu stratejiyi Kerkük'ten hatırlayalım... Saddam Hüseyin Körfez'e yapılan ikinci müdahaleyle düştükten sonra Kerkük'e giren Barzani'nin peşmergelerinin ilk hedefi tapu dairesi olmuş, kayıtları yakıp yıkmışlardı...

İstilâcı kültür, son derece planlı davranıyor... Hem alan boşaltıyor, hem kayıt ve tarih siliyor, sonra ara vermeden o toprakların kadim sahibiymişçesine yerleşiyor... 'IŞİD'e karşı Batı'nın bölgedeki tek seküler müttefiki' görüntüsünü keyifle değerlendiriyor ve bu sempatiyi gecikmeden avantaja çeviriyor, Batı'ya doğru akıyor...

Kahredici Suriye politikamızın bu gerilemeye nasıl hizmet ettiğini anlatmak elbette israfa girer... Şimdi ödenen bedel, o rasyonellikten uzak politikanın bedeli... 'Çözüm süreci' PKK'nın bir yandan  'Kuzey Suriye cephesi'ni tahkim etmesine, diğer yandan Güneydoğu'da psikolojik üstünlüğü ve hazırlık imkânını ele geçirmesine yaradı... Suriye topraklarının önemli bir bölümü Türkiye aleyhine konumlanmış dev bir üsse dönüştü... IŞİD faktörü, katliamcı bir örgütten 'Batı değerlerine uygun' bir müttefik çıkardı...

***

Kuşatmanın burada kalmayacağı kesin... Ülkeyi yönetenlerin bu gerçeği kabul etmeleri gerekiyor... Uluslararası anlamda gittikçe daha fazla yalnızlaşıyoruz... Artık daha fazla birbirimize tutunmamız ve iç barışı kuvvetlendirici adımlar atmamız gerekiyor...

15 Temmuz darbe girişiminden sonra ortaya çıkan toplumsal mutabakat fotoğrafı uzun zamandır görmediğimiz bir kareydi ve korunması şart... İnsan ümitlenmek istiyor, 'artık tecrübe çıkarılmıştır' diye... Çünkü bu işlerin sonunda devletlerin ve milletlerin ne duruma düştüklerini bildiğimiz bir coğrafyada yaşıyoruz... Kucağımızda çocukla, yaşanacak başka toprak bulmak için koştururken, ayağımıza bir kameramanın çelme taktığı bir dünya bizim dünyamız olamaz...

Bu hava, bu toprak, bu su bizim, hepimizin... 15 Temmuz'un bu anlamda milât niteliği taşımasını ve adâletin mutlaka hâkim olmasını dilerken, ümitlerimizi kıran bir haber alıyoruz Erzurum'dan... Atatürk Üniversitesi rektörlüğüne sandıktan birinci sırada çıkan aday değil dördüncü sırada çıkan aday atanıyor... Tıpkı Gazi Üniversitesi'ndeki gibi...

Sonra yine o sorular akıllara geliyor... Ülke bu kadar sıkıntı içindeyken ve toplumsal mutabakatın yaşatılması şartken bunun anlamı nedir? Ülkücüler her halükârda, iktidarda kim var kim yok demeden devletlerinin yanında yer alırken ve ölmeye varken, yönetime talip olduklarında bu üveylik nasıl izah edilebilir?

Ne garip çelişki: Düşman Fırat'ın batısında, ülkücüler o gönüllerin hep uzakdoğusunda!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
kurtuluş
246 gün önce
inanın o atanan rektörler bile fetöcüdür.
Fetöye bulaşmamış partiler varsa bunlar MHP ve Saadet partileridir. Çünkü fetöcüler cemaat evlerinde MHP lilere ırkçı köpek ve mgv cilere de yobaz softa takımı demişlerdir.
bunlar akp ile kaynar su içinde birbirine kaynatılarak yapışmışlardır birbirlerinden ayrılmaları mümkün değildir.

Bakın bir hikaye anlatayım:
Osmanlı zamanında geçen bu olayda adamın biri arkadaşıyla konuşurken ona " yav arkadaş benim bir kedim var benim çayımı, kahvemi her gün getiriyor" demiş.
diğeri de ona " olur mu öyle şey canım" adam ona inanmıyorsan gel gözlerinle gör demiş.. neyse adamın evine gitmişler oturmuşlar odanın kapısı açılmış misafir bir de ne görsün kedi elinde kahve fincanlarıyla içeri giriyor. tabi uyanık misafir cebinden bir fare çıkartarak odanın ortasına atıvermiş, fareyi gören kedi kahve fincanlarını fırlatarak farenin peşinden koşmuş.
yani şunu demek istiyorum siz ne kadar da kediye çay kahve getirtsenizde o kedidir ve fıtratının gereğini yerine getirmektedir.
bu olayın konumuzla bağlantısı umarım anlaşılmıştır.
Yazarın Diğer Yazıları
17 gün önce
24 gün önce
30 gün önce
65 gün önce
80 gün önce
117 gün önce
119 gün önce
152 gün önce
178 gün önce
196 gün önce
210 gün önce
219 gün önce
224 gün önce
226 gün önce
275 gün önce
287 gün önce
292 gün önce
294 gün önce
310 gün önce
315 gün önce
334 gün önce
338 gün önce
369 gün önce
371 gün önce
378 gün önce
387 gün önce
413 gün önce
429 gün önce
434 gün önce
443 gün önce
444 gün önce
450 gün önce
458 gün önce
461 gün önce
464 gün önce
478 gün önce
534 gün önce
555 gün önce
570 gün önce
619 gün önce
626 gün önce
629 gün önce
632 gün önce
653 gün önce
689 gün önce
700 gün önce
758 gün önce
801 gün önce
863 gün önce
870 gün önce
877 gün önce
937 gün önce
976 gün önce
983 gün önce
997 gün önce
1001 gün önce
1007 gün önce
1043 gün önce
1063 gün önce
1073 gün önce
1087 gün önce
1098 gün önce
1122 gün önce
1193 gün önce
1213 gün önce
1217 gün önce
1231 gün önce
1235 gün önce
1238 gün önce
1260 gün önce
1262 gün önce
1266 gün önce
1284 gün önce
1290 gün önce
1291 gün önce
1301 gün önce
1308 gün önce
1344 gün önce
1361 gün önce
1375 gün önce
1394 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=