Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Şark cephesinde de değişen bir şeyler olmalı

12 Ağustos 2016, 11:54

Teröre ve antidemokratik eylemlere karşı toplumsal mutabakatın bu denli yoğunlaştığı bir dönemde, artık PKK'yla ilişkili olduğu düşünülen veya para aktardığı şüphesi bulunan şirketlere de el konulması gerekiyor... PKK'nın sivil uzantısı olduğu çok net olan partinin belediyelerinde ihale ve satın alma düzeniyle ilişkili devletin denetim gücünü mutlaka artırmak gerektiği gibi...  Başta Dicle Tıp Fakültesi olmak üzere ve bölgedeki sağlık ve eğitim kurumlarında PKK sempatizanı veya militanı bilinen kim varsa bir an önce açığa alınıp adlî takibat başlatma ihtiyacı gibi...

Bunlar önemli çünkü siyasî otorite kendisine darbe hazırlayan ve teşebbüs eden bir yapıyla mücadelede başvurduğu haklı yöntemleri toprak ve millet bütünlüğümüze kasteden PKK'ya karşı da göstermek mecburiyetinde...

O kadar çoğaldı ve neredeyse sıradanlaştı ki, artık şehitlerimizi ismiyle değil, sayıyla ifade eder hâle geldik... Lice'de ana yol üzerinde petrol istasyonunun 100 metre yanına bir ton patlayıcı gömülüyor, ertesi gün 5 şehidimiz var... Patlayıcı için yol kenarını açma ve patlayıcıları gömme çalışması saatlerce sürüyor ve istasyon çalışanlarının ve güvenlik kameralarının görmemesi imkânsız... O benzin istasyonu hâlâ açık mı?

Bölgede abartılı sağlık hizmeti faturalarıyla sosyal güvenlik sisteminden haksız şekilde trilyonlarca fazla para çeken ve PKK'ya para aktarma ihtimali fazlaca olan birçok özel hastanenin kapatılması yerindeydi... Bunun mutlaka devamı gelmeli...

***

Aylardır bu konuda hassasiyet taşıyan insanlar yazıyor 'Barış bildirisi' diye devleti katliamcı gösteren ve dış odaklara örtülü 'müdahale' çağrısı yapan o akademisyenlerle ilgili... Nihayet önceki gün Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü 21 akademisyeni açığa aldı...

Tabii ki bu yetmez... Personeli bu rezalete imza atan diğer üniversiteler de aynısını yapmalı... Bu açık ihanetin başını çeken İstanbul'daki 'mütareke üniversiteleri'ne mutlaka müdahale edilmeli... İmzacı akademisyenlerin sözleşmelerini iptal etmemekte ısrar eden özel üniversitelere mutlaka el konulmalı, yönetimlerine kayyum atanmalı... Adaletin tecellisi bunlarla da sınırlı kalamaz... O akademisyenlerle ilgili savcılıklar hiç vakit kaybetmeden adlî süreç başlatmalı...

Darbecilerle ilgili savunma ve korunma refleksleri devletin toprak bütünlüğü konusunda gösterilmezse, bu durum ciddi bir sorgulamaya yol açacaktır... Şehit ateşinin sadece şehit ailelerini yakıp rutinleşmesi ama siyasî iktidara kasteden darbe karşısında bir milletin topyekûn 'nöbet'e çağrılması bir süre sonra anlam yitirebilecektir... Ülkeyi yönetenlerin şimdi bu tehlikeye daha fazla ve iliklerine kadar hissetmeleri gerekiyor...

Darbe teşebbüsü dolayısıyla Türk devletinin ve ordusunun örselenmiş görüntüsü belli ki PKK'yı daha da cesaretlendirmiş durumda... OHAL'in darbeciye söküp, PKK ile ona yardım ve yataklık edenler karşısında vites değiştirmemiş olması izaha muhtaç... 15 Temmuz'dan sonra ortaya çıkan 'millî birlik' havası terörle mücadeleye sağlayabileceği en büyük krediyi sağlamışken bu fırsat heba edilmemeli...

***

Önemli bulduğum bir başka konuya daha temas etmek istiyorum: Ancak 'etkin pişmanlık'tan yararlanması gereken iki 'etkin mağlup', yani 'örgüt için mücadelenin iki kaybedeni' ülkeye gündem ve yön tayin edemez... Dünyanın neresinde olursa olsun yargılanması gereken, anlattıklarıyla suçun büyümesindeki katkılarını itiraf eden o iki itirafçı VIP muamele görüyorlar... Bugün avantaja dönmüş eski günahları sayesinde yayıncılıktan para bile kazanıyorlar...

Anlattıklarının özeti şu: Oradaydım... "Yanı başındaydım... Gördüm... Yaptım... Üzgünüm..."

Peki 'etkin pişmanlık'tan çok 'etkin mağlupluk' sergileyen bu iki sefilin eski günahlarının bedelini kim ödeyecek? 15 Temmuz'da bu devlet yıkılmadıysa, ayakta kaldıysa ve hukuk varsa bu iki isim şimdiye kadar yaptıklarından yargılanır... Bu işte zaman aşımı da sökmez, çünkü bir zamanlar ortak oldukları ve beraber kurguladıkları yapı, işi darbeye teşebbüse kadar götürmüş, darbe teşebbüsü sırasında 'insan bedeninin bütünlüğü'ne yönelik öldürme ve yaralama suçları işlenmiştir...

Pinochet örneğinde ortaya çıkan uluslararası içtihada göre 'insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı yoktur' ilkesi burada uygulanmalı ve bu iki kişi mutlaka yargılanmalıdır... 'Etkin pişmanlık'tan yararlanmak istiyorlarsa orada yararlanmayı denesinler bakalım...

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
16 gün önce
73 gün önce
89 gün önce
139 gün önce
150 gün önce
155 gün önce
157 gün önce
173 gün önce
179 gün önce
197 gün önce
201 gün önce
232 gün önce
235 gün önce
241 gün önce
250 gün önce
276 gün önce
292 gün önce
297 gün önce
306 gün önce
307 gün önce
313 gün önce
321 gün önce
324 gün önce
327 gün önce
342 gün önce
397 gün önce
418 gün önce
433 gün önce
482 gün önce
489 gün önce
492 gün önce
496 gün önce
517 gün önce
552 gün önce
563 gün önce
621 gün önce
664 gün önce
727 gün önce
733 gün önce
741 gün önce
800 gün önce
839 gün önce
846 gün önce
860 gün önce
864 gün önce
870 gün önce
906 gün önce
937 gün önce
951 gün önce
962 gün önce
1056 gün önce
1076 gün önce
1080 gün önce
1094 gün önce
1098 gün önce
1101 gün önce
1123 gün önce
1125 gün önce
1129 gün önce
1147 gün önce
1153 gün önce
1154 gün önce
1164 gün önce
1172 gün önce
1208 gün önce
1225 gün önce
1238 gün önce
1257 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=