Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Vurulması gereken üçüncü başkent

09 Ağustos 2016, 14:00

Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik darbe teşebbüsü başarılı olsaydı güneyimizden işgal başlayacağını ima eden sözler söyledi... Muhtemelen ABD'yi kastederek "O gece Kobani'de ne hazırlık yaptılar? Çıksın açıklasınlar. Müttefikleri açıklasın. O gece Kobani'den kimler Türkiye'ye gireceklerdi? Neler yapacaklardı, nereleri işgal edeceklerdi, nasıl bir kaos yaşatacaklardı? Kaç milyon vatandaşımızın şehadetine sebep olacaklardı?" şeklinde cevaplarını aslında bildiğini hissettiren sorular sordu...

Bunları söyleme görevinin tarım ve hayvancılıkla ilgilenen bir Bakana düşmesi ilginç tabii... Tıpkı 14 Ağustos'ta yeni provokasyonlar olacak, trafolar patlatılıp Türkiye karanlığa gömülecek iddiasının bir Büyükşehir Belediye Başkanı'na düşmesi gibi...

Darbe bilgisinin o kadar istihbarat kuruluşundan değil de enişteden geldiği bir ülkede, Kobani'den Türkiye topraklarına girecek binlerce YPG'li terörist  bilgisinin hayvancılıkla uğraşan birimden gelmesine şaşırmamak lâzım!.. 

***

Faruk Çelik'in dillendirdiği bilgiler muhtemelen doğru... Zaten sayıları farklı olsa da topraklarımıza girip isyanı yayacak ve uluslararası müdahaleye hazır hâle getirecek teröristlerin varlığı biliniyordu... Eğer darbe girişimi kaosla sonuçlanıp, Ankara'ya belirsizlik hâkim olsaydı bölge tamamen karıştırılacaktı...

Bizim için sürpriz değil bu olanlar... Uzun zamandır o tehlikeye dikkat çekmeye çalışıyoruz... 'Dört parçalı Kürdistan' iddiası söz konusu... Bölgede sınırların değişmesi için gerekçe oluşturularak başkentlere müdahale ediliyor...

Sınırlar ilk önce Irak'ta değiştirildi... Saddam'ın temsil ettiği Bağdat vuruldu... 36. Paralel'in kuzeyi Bağdat'ın askerî ve siyasî denetiminin dışına çıkarıldı... Egemenlerin dalga geçercesine kurdukları "Irak'ın toprak bütünlüğü korunacak" cümleleri eşliğinde Irak bölündü... Körfez'e ikinci müdahale Kuzey Irak'ta sözde otonom yapı oluşturdu...

'Güney Kürdistan'dan sonra sıra 'Batı bölge Kürdistan'daydı... Bağdat'ın otoritesinin vurulduğu gibi Şam'ın otoritesinin vurulması gerekiyordu... Önce uluslararası müdahaleye haklılık kazandıracak hâle getirildi... Türkiye dâhil bölge ülkelerinin desteği sağlandı... Türkiye ileride kendisine belâ olacak Kuzey Suriye'ye kendi toprakları üzerinden terörist ve silah gönderilmesine -üstelik törenlerle- aracılık edecek kadar uyutuldu... Sonuç: ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri ikinci parçayı yani 'Batı Kürdistan'ı inşa ediyor...

Sıra üçüncü parçada yani Türkiye Cumhuriyeti topraklarını içeren 'Kuzey Kürdistan'da... O hâlde Türkiye'nin kaosa teslim olması, Ankara'daki devlet otoritesinin zayıflaması ve ülkenin provokasyonlarla uluslararası müdahalelere daha açık hâle getirilmesi gerekiyordu... Sivil halkın bir kısmından da destek bulacak bu model Irak ve Suriye'de sonuç almıştı, Türkiye'de de alabilirdi...

Bu yılın başında 1128 akademisyenin imzasıyla çıkan "Bu suça ortak olmayacağız" başlıklı bildiri de muhtemelen tercümeydi ve Türkiye'ye 'İnsan hakları çiğneniyor, savaş suçu işleniyor, planlı biçimde katliam ve sürgün yapılıyor' ithamlarıyla dış müdahaleye çağrı niteliğindeydi... Önce yardım kuruluşları ve gözlemcilerle başlayacak, sonra da doğrudan siyasî ve askerî müdahaleyi gerektirecek şekilde sinsi bir organizasyondu...

***

Türkiye Cumhuriyeti darbeyi savuşturdu diye bu planlar rafa kalkmayacak... Şartları olgunlaştırmak için yine her yönteme başvurulacak... Endişemiz o ki, bugüne kadar Suriye politikasından çözüm sürecine, Kuzey Irak'la ilişkilerden millî kimliğimizin tanımına kadar üst üste hatalar yapan ve sonunda duvara çarpanların, bu acı tecrübeden ders çıkarmamış olma ihtimali...

Herhangi bir vatandaşa "Türkiye'nin en büyük 5 düşmanını sıralayın" deyin... Sonra da "Bunlardan hangisi ülkemizi yönetenleri aldatmamıştır?" diye sorun... Geriye ne kalır acaba?

İşte insanı ürküten bu 'aldatılma potansiyeli'... Müesseselerinde önemli ölçüde çürüme yaşamış bir devlette 'yeniden yapılandırma' sözü önemlidir ve desteklenmelidir... Sıkıntı bunu kimlerin kimlerle birlikte yapacağında... Başarısızlığı tescillenmiş ve aldatılmaya aracılık etmiş kadrolarla mı, yoksa gerçek millî unsurlarla mı?

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
34 gün önce
41 gün önce
52 gün önce
81 gün önce
88 gün önce
94 gün önce
129 gün önce
144 gün önce
181 gün önce
183 gün önce
216 gün önce
242 gün önce
260 gün önce
274 gün önce
283 gün önce
288 gün önce
290 gün önce
339 gün önce
351 gün önce
355 gün önce
358 gün önce
374 gün önce
379 gün önce
398 gün önce
402 gün önce
433 gün önce
435 gün önce
442 gün önce
451 gün önce
477 gün önce
493 gün önce
498 gün önce
507 gün önce
508 gün önce
514 gün önce
522 gün önce
525 gün önce
528 gün önce
542 gün önce
598 gün önce
619 gün önce
634 gün önce
683 gün önce
690 gün önce
693 gün önce
696 gün önce
717 gün önce
753 gün önce
764 gün önce
822 gün önce
865 gün önce
927 gün önce
934 gün önce
941 gün önce
1001 gün önce
1040 gün önce
1047 gün önce
1054 gün önce
1061 gün önce
1065 gün önce
1071 gün önce
1107 gün önce
1127 gün önce
1137 gün önce
1151 gün önce
1162 gün önce
1186 gün önce
1257 gün önce
1277 gün önce
1281 gün önce
1295 gün önce
1299 gün önce
1302 gün önce
1324 gün önce
1326 gün önce
1330 gün önce
1348 gün önce
1354 gün önce
1355 gün önce
1365 gün önce
1372 gün önce
1408 gün önce
1425 gün önce
1439 gün önce
1457 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=