Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

Tehditlerden kulislere sızanlar...

19 Haziran 2013, 22:51

Meşhur bir deyiş vardır;
“Eskiden yediğin hurmalar..” diye başlar!..
BDP eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın Salı günü grup toplantısında  “Muhteşem”e sert çakışlarını izledikçe kendi kendime mırıldandım durdum bunu.
Demirtaş, sürecin tıkanmakta olduğunun sinyallerini veriyor ve neler diyor neler!..
“Gelecek ay veya bu yıl değil. Biz bu hafta tavrınız nedir görmek istiyoruz.”
“Bu halk size öyle bir ceza kesecek ki feleğiniz şaşacak.”
“Öcalan ile açıkça müzakere yapacaksın, çıkıp televizyona bölücü başı diyeceksin. Sormazlar mı sen neyin başısın o zaman.”
Terör örgütünün sivil uzantısının bu sözlerinin hemen ardından Kandil’deki eli kanlı terörist Murat Karayılan işi pekiştirdi;
“Devlet süreci sabote ediyor. Biz üzerimize düşeni yaptık ama böyle tek ayakla gitmez.”
 “Biz hemen yapılması gerekenlerle birlikte önümüzdeki 2-3 hafta içerisinde  özellikle TBMM kapanmadan bazı adımların atılmasını bekliyoruz.”
“Muhteşem” yeni bir kapana kısıldı.
Terör örgütünün masasına tam manasıyla oturduğu için sağa sola kıpırdayamayan “Muhteşem”e belli ki önümüzdeki günlerde yeni sürprizler hazırlanıyor!..
Meclis kulislerinde “süreç”ten aldıkları cesaretle efelene efelene gezen BDP milletvekillerinin neler konuştuğunuzu duysanız, Demirtaş ve Karayılan’ın bu söylediklerinin nereye gidebileceğini çok kolay anlarsınız.
En son Salı günü bazı BDP’li milletvekillerinin çeşitli sohbetlerinden duyduklarımı özetleyeyim. Şöyle konuşuyorlar;
“Gezi Parkı eylemleri ile birlikte tabanımızı zorla tutuyoruz. Partimizin üstünde yoğun bir baskı var. Başta Diyarbakır olmak üzere bir çok ilden sokağa çıkmak için yoğun talepler geliyor. Engellemekte çok zorlanıyoruz. Telefonlar yağıyor. Parti içinde milletvekillerinden de isyan edenler var. İstifa düşüncesinde olanlar var.”
Bunları konuşan milletvekillerinin yüzlerinin çok kaygılı olduğunu sanmayın. Bu kulisleri gülücüklerle veriyorlar.
“Muhteşem” için hatırlattığım deyiş bir yana!.. “Muhteşem” tırmalanırken  olan her zaman olduğu gibi bu milletin cefakar insanlarına olacak.
BDP’li milletvekillerinin hallerine baktıkça eğer bu yeni bir kayıkçı kavgası değilse(olmasa da fark etmez) çok tehlikeli bir tezgaha daha son hızla ilerliyoruz!..

 
“Karizması çizildi”
Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu siyaset sahnesinden çok iyi tanıdığımız bir isim. Numan Kurtulmuş’un yarı yolda bıraktığı, bir süre Milli görüş partilerinde de önemli görevler üstlenen siyasetçi. Aynı zamanda çok iyi bir psikiyatri uzmanı. Bekaroğlu’ndan Tayyip Erdoğan’ın son günlerdeki ruh halini analiz etmesini istedim; “Bir doktor olarak, bir psikiyatri uzmanı olarak bu konuda bir açıklama yapamam, bu meslek etiğine ters düşer. Hem siyasete mesleğimi alet etmiş olurum, bu suçtur meslek etiği çerçevesinde”  dedi. Soruyu değiştirdim:
--Siyasetçi olarak alalım o zaman?
“Siyasetçi olarak Başbakan’ı çok gergin hatta panik içerisinde görüyorum. Süreci baştan itibaren iyi yönetemediğini düşünüyorum. Gezi Parkı’ndaki hakikaten kendisinin dediği gibi, üç-beş ağaçla başlayan bir işin, bir tepkinin buraya gelmesini adım adım Başbakan sağladı. Bunu neden böyle yaptı. Zaten kendisi de itiraf etti ‘bu kadar büyük tepki olacağını hesap edemedik’ dedi, anlayamadı. İkincisi bu on buçuk sene iktidardan sonra böyle bir gücünü gösterme nitekim bunları çok açıkça da söyledi, yani ‘siz ne yaparsanız yapın ben kararımı verdim yapacağım, siz kimsiniz, üç beş çapulcu böyle diyor diye vaz mı geçeceğiz’ gibi güç gösterisi, büyüklenmenin, kibirlenmenin ifadelerini kullandı.”
--Söyledikleri de birbirini tutmuyor mu?
“Bence tutarlı, şöyle tutarlı baştan beri bir komplolardan söz ediyor, yani kendisine karşı içeriden ve dışarıdan değişik çevrelerin komplolarını gündeme getiriyor. Arkasında halk desteğinin bulunduğunu göstermeye çalışıyor işte o ’yüzde 50’yi evde zor tutuyorum’tehdidi ile başlayan. Aslında bu Erdoğan için tutarsızlık değil çünkü 2002 seçimlerinden bu yana hep o bizim toplumumuzun klasik sosyolojisi yani muhafazakâr, mütedeyyin, modern, laik bu hattı zorlayarak seçimler yapmıştır hep. Bu kutuplaşmayı derinleştirerek seçimler yapmıştır hep ve kazanmıştır tutmuştur bu taktik. Şimdi de öyle bir şey yaparak hem seçimlere hazırlık yapıyor hem kendisine yönelmiş olduğunu söylediği ya da düşündüğü komploları açığa düşürmeye çalışıyor. Benim kanaatim bunları bugüne kadar başarıyla yaptı bugünse bambaşka bir rakiple karşı karşıya. O rakibi anlayamıyor dolayısıyla hani elinde çekiç olan adamın her şeyi çivi sanıp vurması gibi vuruyor ama karşısındaki rakip yani bu gençler, tepki, bu büyüklenmeye kibirlenmeye, insanları küçük görmeye, bildiğini okumaya karşı oluşan bu tepkiyi bu şekilde dağıtamayacak. Böyle sertleştikçe bence tepki büyüyecek ortakları artacak, yaygınlaşacak ve Başbakan’ın kendi tabanında da başbakanla ilgili sorunları çözemiyor düşüncesi oluşturacak, zafiyet oluşturacak. Bu böyle devam ederse Tayyip Erdoğan bence bu işin içinden çıkamayacak.”
--Peki, Tayyip Bey bunu göremiyor mu?
“Bilemiyorum bunu biliyor mu yoksa başka bir şey yok, bu şekilde mi davranıyor. Biraz kişiselleştirdi işi bu nedenle mi böyle davranıyor yoksa o seçim taktikleri, o ezberlerine uygun şekilde mi bunu böyle yapıyor bunu kestiremiyorum. Ama bunu göremiyor bunu göremediğini kesin söyleyebilirim. Karşısındaki tepkinin o klasik bildiği eski rejim CHP, İP, Ulusalcılar neyse ondan ibaret sanıyor, değil. Evet, ’Mustafa Kemal’in Askerleriyiz’sloganları atıldı ama hemen yanı başında da Mustafa Keser’in askerleriyiz vardı. Dolayısıyla bunu kestiremiyor. Buradan nasıl çıkacağını doğrusu bilemiyorum. Bir de bunun parti içine yansıması var. Parti içinde yavaş yavaş ’Tayyip Bey bizi duvara toslattı, bu işin içinden bu şekilde çıkılmaz, daha bir uzlaşıcı dil gerekir’tarzındaki sözler ben İstanbul’dayım buraya kadar geliyor. Parti içinde bir homurdanma var özellikle Abdullah Gül’ün etrafında bir şekilde örgütlenmeseler bile toplanan bir kesimden böyle tepkiler yükseliyor. O nedenle bunu nasıl aşacağını doğrusu ben bilemiyorum. Büyünün bozulduğunu, karizmanın çizildiğini, bunu bir daha onaramayacağını düşünüyorum.”
--Bu yol Tayyip Erdoğan’ın sonu olabilir mi?
“Onu bilmiyorum. Son on buçuk sene hükümet yaptı neticede, zaten bir daha aday olmayacağını söylüyor. Cumhurbaşkanlığını bu engeller mi bilmiyorum ama toplumu bu şekilde hiçbir zaman olmadığı kadar ikiye bölen bir insanın cumhurbaşkanı seçilse bile nasıl cumhurbaşkanlığı yapacağı konusunda endişeliyim.”

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
25 gün önce
40 gün önce
60 gün önce
68 gün önce
97 gün önce
103 gün önce
117 gün önce
135 gün önce
143 gün önce
158 gün önce
171 gün önce
173 gün önce
176 gün önce
186 gün önce
204 gün önce
220 gün önce
242 gün önce
247 gün önce
248 gün önce
271 gün önce
286 gün önce
287 gün önce
316 gün önce
326 gün önce
389 gün önce
409 gün önce
410 gün önce
415 gün önce
432 gün önce
443 gün önce
465 gün önce
473 gün önce
474 gün önce
476 gün önce
488 gün önce
509 gün önce
542 gün önce
552 gün önce
559 gün önce
569 gün önce
577 gün önce
586 gün önce
609 gün önce
613 gün önce
614 gün önce
626 gün önce
628 gün önce
630 gün önce
636 gün önce
641 gün önce
643 gün önce
677 gün önce
688 gün önce
761 gün önce
802 gün önce
841 gün önce
882 gün önce
885 gün önce
887 gün önce
895 gün önce
935 gün önce
942 gün önce
971 gün önce
996 gün önce
1009 gün önce
1011 gün önce
1030 gün önce
1037 gün önce
1044 gün önce
1047 gün önce
1049 gün önce
1051 gün önce
1058 gün önce
1060 gün önce
1071 gün önce
1079 gün önce
1081 gün önce
1082 gün önce
1090 gün önce
1097 gün önce
1104 gün önce
1111 gün önce
1113 gün önce
1118 gün önce
1120 gün önce
1123 gün önce
1124 gün önce
1134 gün önce
1142 gün önce
1155 gün önce
1210 gün önce
1213 gün önce
1226 gün önce
1235 gün önce
1242 gün önce
1249 gün önce
1251 gün önce
1265 gün önce
1285 gün önce
1291 gün önce
1310 gün önce
1315 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=