Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Tekrar kandırılmamaya dikkat…

25 Temmuz 2016, 12:10

Türkiye büyük bir tehlikeyi önce Allah’ın yardımı daha sonra Türk Milletinin ferasetiyle atlattı. Darbe girişimi başarılı olsaydı iç savaş kaçınılmazdı. Millet bu durumu kabullenmezdi.

Geçen hafta sıcağı sıcağına yazmıştım hükümet ve muhalefetin verdiği birlik görüntüsü darbecilerin gardını düşürdü. Geçmişte yaşadıklarımızı bir kenara bırakalım. Siyasette rekabet her zaman var.

Ancak şu günler bu rekabetin zamanı değil.

Sivil siyasetten başka çıkar yolun olmadığını hep söyledik. Cemaat – tarikat ilişkileri ile bürokrasinin tanzim edilemeyeceğini yıllardır yazdık, çizdik.

Lakin kendimizi dinletememiştik. “Bir müsibet, bin nasihattan iyidir” sözü gerçek oldu, herhalde AKP’li arkadaşların artık aklı başına gelmiştir.

Bu yapı bir şekilde herkesi kandırdı. Hakkı teslim etmek lâzım tüm bu yıllardan en az kandırabildiği kesim MHP’lilerdi.

Olan oldu, artık yapacak bir şey yok. Ülke yönetimini elinde tutan siyasi irade gereğini yapmalı.

Bunu yaparken yine kandırılmamaya dikkat etmeli.

***

Darbe gecesi en çok dertleşenler AKP ve MHP’lilerdi. AK Parti’de siyaset yapan bir arkadaşıma söylediğim gibi bu darbe öncelikle Milliyetçi ve Muhafazakâr çevrelere yani AKP ve MHP tabanına karşı yapılacaktı.

Her zamanki gibi mağdurları Ülkücüler olacaktı.

Çünkü Ülkücüler bu yapıya karşı eskiden beri mesafeli duruyor, harekete sızmalarını engellemek için mücadele ediyordu. Ülkeye yapmak istedikleri hususunda herkesi uyarıyordu.

MHP’nin bu tavrına yapını cevabı hepimizin malumu. Sadece kaset olayını kastetmiyorum. Daha öncesini de kastediyorum.

Çeyrek yüzyıl önce MHP’ye siyasi komplo kurduklarında herkes bu yapının “ne kadar cici” olduğunu yazıyor, çiziyor, konuşuyordu. Paralel yapının MHP ile meselesi Abant toplantılarına değil çeyrek yüzyıllık bir hikayeye dayanıyor.

Bu meseleler zamanında çok konuşuldu, şu son olay kafaları daha da netleştirmiştir.

Son kalkışma, bizim gibi yıllardır bu yapının devlet içinde yapılaşmasına karşı hükümet çevrelerini, muhafazakâr camiayı uyaranların bile “bunu da yapmazlar!” diyeceği şeyi yapabileceklerini gösterdi.

Bu yapının “tedbir” adı altında her türlü melaneti yapabileceğini ve buna İslami gerekçe bulabileceğini görmüştük.

Düzmece raporlarla, tezgâh ve kumpaslarla suçsuz insanların hayatını karartabileceğini gördük.

Kendi geleceklerine tehdit oluşturan siyasi partileri bölmek/parçalamak için neler yapabileceğini gördük.

Ve nihayet…

Milletin çocuklarını Milletin karşısına dikip darbe marifetiyle kendi siyasal iktidarlarını kurmak istediğini de gördük.

O yüzden çok dikkatli olmak gerekiyor…

***

Tam bir “haşhaşi” mantıkla kalkışmaya geçen FETÖ’nün girişimi kamuda bu yapı mensuplarına karşı sıkı tedbir alınması gerektiği gerçeğini bir kez daha ortaya çıkardı.

Hükümet ve ilgili kurumlar görevden almalar ve atamalarda “pisliğin parçası olanlar temizliğin parçası olamazlar” esası ile hareket etmeli.

Ülkenin güzide kurumlarına mesleki yeterlilikle değil cemaate sadakat çerçevesinde insanlar yerleştirilmiş, yükseltilmiş. Tekrar etmekte fayda var, kamuda “sadakat” değil “liyakat” esasına dönülmesi gerekiyor.

Yıllardır garibanın hakkının “bize yakın” gerekçesi ile birilerine peşkeş çekilmesinin bedelini ödüyoruz. Kul hakkı meselesine tekrar göz atmamızda fayda var.

Meseleye bir de bu açıdan bakalım.

***

Kamuda milletçe yaşadığımız bu tip girişimlerin önüne geçilmesi “çeşitliliğin” muhafazası ile mümkün. Bu çeşitlilik kamuda bir “oto kontrol”ü de sağlayacaktır.

Bunun yolu da kamu istihdamında “liyakat” esasına azami derecede uymakla olur.

***

Duyduğumuza göre kurumlarında Ülkücü olarak bilinen bazı isimler Paralel Yapı mensubu olmaktan açığa alınmış. Yine iddialara göre bazı girişimler neticesinde tekrar iade edilenler olmuş.

Anlaşılan o ki Paralel Yapı mensuplarının tespitini yapan kurum/kuruluşlara ya kripto Paralelciler sızmış, ya birileri bu hengâmede birilerini tasfiye ediyor ya da değerlendirmede problemler var.

Bazı olaylara müdahale ettiğini duyduğum MHP, bu mağduriyetleri incelemek için bir birim oluşturmalı, iftiraya uğrayan Ülkücülere sahip çıkmalı.

Gerekirse kamuoyu oluşturmalı.

Bu işin mağduru yine Ülkücüler olmamalı.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
44 gün önce
50 gün önce
107 gün önce
128 gün önce
135 gün önce
163 gün önce
170 gün önce
177 gün önce
191 gün önce
198 gün önce
212 gün önce
219 gün önce
226 gün önce
233 gün önce
296 gün önce
317 gün önce
331 gün önce
373 gün önce
380 gün önce
400 gün önce
427 gün önce
464 gün önce
478 gün önce
506 gün önce
513 gün önce
520 gün önce
604 gün önce
639 gün önce
730 gün önce
744 gün önce
814 gün önce
842 gün önce
856 gün önce
912 gün önce
1052 gün önce
1059 gün önce
1066 gün önce
1073 gün önce
1080 gün önce
1087 gün önce
1101 gün önce
1115 gün önce
1122 gün önce
1157 gün önce
1171 gün önce
1178 gün önce
1185 gün önce
1227 gün önce
1276 gün önce
1304 gün önce
1339 gün önce
1353 gün önce
1374 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=