Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Hareketin ihtiyacı…

11 Temmuz 2016, 00:33

Kant'ın "Bir filozofu önemli kılan şey, doğru cevap vermesi değil, doğru soruları sormasıdır" sözünü bir tarafa not etmiştim yıllar önce…

Doğru öğrenme doğru sorularla mümkün. İşte bir türlü arzuladığımız yerde olamamamızın sebebi de bu: Soru soramamak

Düşünerek değil itaat ederek adım attığımız siyaset hayatımızda soru sormayı öğrenmememiz anormal bir sonuç değil.

Bugün yaşadıklarımızın da sebebi bu: Soramamak, sorgulayamamak.

Feylesof olmaktansa politikacı olmayı öğütleyen bir zihniyet yapısının tepemize konuşlanmasının sonucudur bu sorgusuz-sualsiz yaşam tarzımız.

Neticede sorumluluk da yoktur bu tarz yaşamda. Sorumluluk tepedekindedir: Emreder yaparız, sonuçlarına tepedeki katlanır.

Ama hayır! Sonuçlarına tepedeki değil yine biz katlanıyoruz. Çünkü bu yapıda tepedeki “masun”dur; yaptıklarından sorumlu değildir…

Karışık mı oldu?

Halbuki o kadar açık ki her şey…

***

Yukarıda yazılanlara bakıp “ben sorabiliyorum!” diyerek kendini kandırma. Bu durum eksik başlangıcın devam etmesi demek.

Korkma, bu durum sadece bizim değil, Türk sağının muzdarip olduğu bir marazi hâl.

Neden?

Çünkü okuyacağımız şeye bile bir bilenin karar verdiği bir geleneğin takipçisiyiz. Talebeyken ceketinizin cebinde sakladığınız kitaplar olmadı mı hiç; hatta şimdi bile...

Takip ettiklerimizden kopyaladıklarımızla yürüttüğümüz hayatlar var. Kes-yapıştır tekniği ile yürüyen bir politik hareketin geleceği nokta bu.

Liderin yanlışı benim doğrumdan daha doğrudur”u kalbinin en müstesna köşesine yerleştiren hareketler hakiki manada siyaset üretebilir mi?

Üretemez. Üreteceği şey ancak anlaşmazlıktır. Ürettiği şeyi yedi aydır hep birlikte temaşa ediyoruz…

Ulaştığı noktayı ise bayramın ikinci günü hep birlikte gördük: Kendinden sonraki nesil ile sokak kavgası yapmak.

Emaneti devredecekle devralacağın yumruklaşması da mı aklımızı başımıza getirmeyecek?

Neden kızıyorsunuz o çocuklara?

O otel kapısına gelip “Hareketin Lideri….” sloganı ile içlerinde belki babalarının da olduğu kalabalığı protesto eden çocuklar bizden gördüklerini yaptılar…

Daha üç – beş yıl öncesine kadar yönettiğimiz Partide, Ocakta lidere sadakatin şereflerin en yücesi olduğunu öğretmiyor muyduk bu çocuklara?…

Hiç öyle “ben öyle yapmadım!” demeyin. “Demokrasiye aykırı bu yaptıkları!” diye şikayet etmeyin…

Öncelikle hikayenin bize ait olduğunu kabul ederek başlamamız lazım işe: Topu taca atarak değil

***

 “O çocuklar demokratik haklarını kullanıyorlardı” cümleleri ile Ülkücü hareketin demokrasi havariliğine soyunanlar var bir de…

Komik olduğunuz için beylik soruyu soruyorum: Sizin çocuklarınız neden kullanmıyor o demokratik hakkı bir türlü?

Hangi Cafe’ye takılıp kalmışlardı?

Bizim öğrettiğimiz “Dava”dan başka yiyecek ekmeği olmayan çocukların sırtına basarak veya o çocuklara yumruk sallayarak kendilerine veya çocuklarına gelecek tesis edenlerden tarih hesap soracaktır elbet.

O kavganın içine düşmüş çocuklardan bazılarının muhalif olduğunu bildikleri hocalarına karşı ne kadar saygılı olduklarını bilenlerdenim.

Spontane tepki, bizim haberimiz yoktu, ne yapmışlar haytalar?” demesin kimse.

“Bizim geleneğimizde böyle bir şey yok, biz bunlara demokrasiyi, düşünce özgürlüğünü öğretmiştik ne işi var bunların bizim bayramlaşma törenimizde” de demesin kimse…

Gülerim…

O çocuklar ile kavga eden kimilerinin daha dört yıl önce aynı tarafta “hareketin lideri….” sloganları ile dönemin rakibini salonlara sokmamak için yırtındığını bilenlerdenim.

O yüzden kimse şikayet etmesin.

Bu çocuklar bizden gördüklerini yapıyor. Bizim yıllarca yaptığımız gibi lidere “itaat” ederek yaşıyor.

İki taraf da ne yaptığını analiz edecek, iyi niyetle.

Soracak.

Çocuklarımız neden o salonun önüne geldi, bu nesil neden “sorgulamadan itaat” esasına göre hareket ediyor?

Ve biz gelirsek farklı mı olacak?

Veya farklı bir şeyler yapacak mıyız?

***

Konfüçyus şöyle demişti: “İhtiyarı iyi dinleyin, o akıntılara güvendi karşıya geçti. İnsana neden güvenmesin…”

Bayramda yaşadıklarımız hareketin neye ihtiyacı olduğunu gözler önüne serdi: Akıntılara karşı güvenle bizi karşıya geçirecek bir ihtiyara ihtiyacımız var…

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
95 gün önce
109 gün önce
157 gün önce
164 gün önce
171 gün önce
221 gün önce
242 gün önce
249 gün önce
277 gün önce
283 gün önce
290 gün önce
304 gün önce
311 gün önce
325 gün önce
332 gün önce
339 gün önce
347 gün önce
410 gün önce
431 gün önce
444 gün önce
487 gün önce
493 gün önce
514 gün önce
541 gün önce
578 gün önce
592 gün önce
619 gün önce
626 gün önce
634 gün önce
717 gün önce
753 gün önce
844 gün önce
857 gün önce
927 gün önce
955 gün önce
969 gün önce
1025 gün önce
1046 gün önce
1165 gün önce
1173 gün önce
1179 gün önce
1186 gün önce
1193 gün önce
1201 gün önce
1215 gün önce
1228 gün önce
1236 gün önce
1270 gün önce
1285 gün önce
1292 gün önce
1299 gün önce
1340 gün önce
1390 gün önce
1417 gün önce
1453 gün önce
1467 gün önce
1488 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=