Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Veyl mağluplara!

10 Temmuz 2016, 13:42

1997 yılıydı... Kanal D'deki tartışma programı Teke Tek'te Fatih Altaylı'nın misafirleri eski Devlet Bakanları Eyüp Aşık ve Güneş Taner'di... Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu da telefon bağlantısıyla programa katılmıştı...

Program, Refah-Yol hükûmetine güvenoyu verdiği gerekçesiyle Yazıcıoğlu'na hakaret platformuna dönüşmüştü... Özellikle Eyüp Aşık, telefon bağlantısındaki problemin de yardımıyla çok ağır hakaretler etmişti...

Mesele büyüdü, aradan 24 saat bile geçmeden Eyüp Aşık, TBMM'nin içinde fena bir şekilde darp edildi... O esnada yanında başka milletvekilleri ve Fatih Altaylı da vardı...

Ertesi gün olayı Hürriyet'teki köşesine taşımıştı Altaylı... "Orası yüce Meclis'in çatısının altı olmasaydı, ben onlara gösterirdim" türünden bir şeyler yazmıştı... Olay yerinde yoktum ama bu ifade zoruma gitmişti...

"Yüce Meclis'in çatısı altında değil, nereyi istiyorsan orada görüşelim, istediğin şekilde" eksenli, içinde daha sonra içeriğinden değil ama üslubundan pişman olacağım bir yığın ağır hakaretin de bulunduğu faks mesajı çektim kendisine... Mesajın altına ev telefonumu, cep telefonumu, ev ve iş yeri adreslerimi de yazmıştım o sinirle...

Televizyonda eke eke konuşan Altaylı'nın küçük bir ihtimal de olsa beni arayacağını düşünmüştüm... Yanılmıştım, direkt savcılığa gitmiş...

Bir süre sonra sanık olarak mahkemeye çağrıldım... Avukatım "Abi inkâr et, nasıl olsa faks bu, ıslak imza yok, bir şey çıkmaz" dedi... "Zaten faks cihazının bağlı olduğu telefon da genel, şahsa ait değil, konu uzar gider" diye ekledi...

İyi de bunu ben yapmıştım... Hadi mahkemeyi kandırdık, kendimi nasıl kandıracaktım? Faksın başında meydan okumak, ev ve cep telefonu vermek, üfürmek, sallamak kolaydı da, mahkemede bunları inkâr edince kendime saygım ne olacaktı? Belki o gün mahkemeden kurtulacaktık ama gece yastığa başımı koyunca tükürdüğüm yalan ve inkârla baş başa kalmayacak mıydım? Allah'tan ve avukattan başka kimse bilmeyecek olsa da 'yazdığına sahip çıkamayan birisi' kimliği en azından vicdanıma yapışmayacak mıydı?

"Hayır" dedim avukata... Mahkeme günü hâkim okudu ve sordu "Sen mi yazdın?" diye... "Evet" cevabını alınca neden yaptığımı sordu... "Yaptım ama şunun için yaptım, aslında şöyle demek istedim, galiba yanlış anlaşıldım, pişmanım" gibi cümleler de kurmadım, neyse olduğu gibi söyledim...

Sonuç: Hakaret ve tehditten hapis ve para cezası... Olsun, adalet mekanizmasının arşivine yalanım değil doğrum geçmişti ve ben de vicdanen rahattım... Olsun, 50 yıl sonra arşivden denk gelen torunlarım veya başkaları bu gerçeği böyle görecekler... Yetmez mi?

***

Bunları bir fark ortaya koymak için yazmış değilim... Biliyorum, daha doğrusu inanmak istiyorum ki büyük çoğunluk böyle...

Sadece yalandan, adaletsizlikten, iftiradan yola çıkarak siyasî, ticari veya diğer alanlarda mesafe alan, bu yolla zafer kazanan ve kazandığı zaferlerle mutlu olan insanlara şaşırıyorum...

İnsanların büyük çoğunluğu sizi istemiyor, bunu çok iyi biliyorsunuz ama 'alan dışı faktörler'in desteğiyle, siyasî veya adlî manivelalarla geçici şekilde ayakta kalınca zafer nârâları atıyorsunuz? Gerçeği kendiniz çok iyi bildiğiniz hâlde bu 'sahte zafer'le nasıl avunuyorsunuz? Yastığa başınızı huzurla koyabiliyorsanız, Allah aşkına siz nasıl bir insan anatomisine sahipsiniz?

Meselâ ben bir takımın fanatik taraftarıyım... O takımım hakem hatasıyla maç kazandığında maç özetlerini utanırım seyredemem kesinlikle... Bir boksör düşünün elleri kolları hatta gözü bağlanmış, karşıdaki vurdukça sevinen olmak ne kötü bir duygu... İnsan bunlardan nasıl galibiyet hazzı duyabilir?

Yalan, iftira, ayak oyunu ve hakaret... Hiç birisi yetmiyor, bu sefer de dışarıdan büyük takviye... Ya o başın konacağı yastık ve vicdanla baş başa kalış? Ya mahkeme-i kübra?

***

Bir ağabeyimin tespitiyle bitireyim: Birlikte yaşamanın aklâkî bir zemini yoksa bütün mücadelelerde bu başlık geçerlidir: Veyl mağluplara!

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
22 gün önce
29 gün önce
35 gün önce
70 gün önce
85 gün önce
122 gün önce
124 gün önce
157 gün önce
183 gün önce
201 gün önce
215 gün önce
224 gün önce
229 gün önce
231 gün önce
280 gün önce
297 gün önce
299 gün önce
315 gün önce
320 gün önce
339 gün önce
343 gün önce
374 gün önce
376 gün önce
383 gün önce
392 gün önce
418 gün önce
434 gün önce
439 gün önce
448 gün önce
449 gün önce
455 gün önce
463 gün önce
466 gün önce
469 gün önce
483 gün önce
539 gün önce
560 gün önce
575 gün önce
624 gün önce
631 gün önce
634 gün önce
637 gün önce
658 gün önce
694 gün önce
705 gün önce
763 gün önce
806 gün önce
868 gün önce
875 gün önce
882 gün önce
942 gün önce
981 gün önce
988 gün önce
1002 gün önce
1006 gün önce
1012 gün önce
1048 gün önce
1068 gün önce
1078 gün önce
1092 gün önce
1103 gün önce
1127 gün önce
1198 gün önce
1218 gün önce
1222 gün önce
1236 gün önce
1240 gün önce
1243 gün önce
1265 gün önce
1267 gün önce
1271 gün önce
1289 gün önce
1295 gün önce
1296 gün önce
1306 gün önce
1313 gün önce
1349 gün önce
1366 gün önce
1380 gün önce
1399 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=