Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Sahi, o 'son söz' neydi?

30 Haziran 2016, 00:19

19 Mart 2013, Ankara... Bahçeli diyor ki: "Duyduk duymadık demeyin... MHP olarak son sözümüzü henüz söylemedik..."

19 Haziran 2013, Ankara... Bahçeli diyor ki: "Akıllı olun akıllı... Son sözümüzü söylemedik derken boşuna konuşmadık..."

20 Haziran 2013, Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen Kahramanmaraş Kültür Günleri'nde basın mensuplarına açıklama yapan Bahçeli diyor ki: "Son söz söylenmemiştir. Son sözümüz Taksim'e benzemez..."

1 Şubat 2014, Denizli... Bahçeli diyor ki: "Daha son sözümüzü söylemedik..."

17 Kasım 2015, Ankara... Bahçeli diyor ki: "Bizim sözümüz doğrudur... Son sözümüzü daha söylemedik... Ne söz verdiysek, onun yanında durduk..."

***

O 'son söz'ün ne olduğunu kimse bir türlü öğrenemedi... Nakarat gibi tekrarlanıp durdu... Âlem balkon konuşmalarını seriye bağlarken, milliyetçilerin payına yıllardır 'son söz' edebiyatı eşliğinde oyalanma düştü...

'Söz' önemli tabii... Hele bunu Türk milliyetçilerine baş olduğu iddiasındaki kişi söylüyorsa...

Zaman zaman yazıp durduk "Milliyetçilerin söz ağırlığı neden yok oldu?" diye... Çünkü bir siyasî iktidar olanca kötülüğüne ve ülkeyi karanlığa doğru sürüklüyor olmasına rağmen iktidarını koruyor, bu tehlikeye sürekli dikkat çeken milliyetçiler toplumdan beklenen ilgiyi görmüyor... Bu çelişkinin bir izahı olmalıydı...

Daha önce de vurgulamaya çalışmıştım... Bunca kötülüğe rağmen halk yine de aynı yerde çakılı kalıyorsa bunun iki sebebi olabilir... Birincisi, bizim 'kötü' gördüğümüz aslında 'kötü' değildir, bu bizim göz yanılgımızdır... İkincisi, halk 'daha kötü'ye savrulma ihtimaline karşı mevcudun yanında yer almaktadır... Her ikisi de berbat bir durum...

***

Türk milliyetçiliğini yönetenlerin, başta Genel Başkan olmak üzere toplumda neden 'söz ağırlığı' yok? Bu soruya cevap için son gelişmeye bakmak bile yeterli...

MHP delegeleri kurultay istedi... Bahçeli direnebildiği kadar direndi... Yargıtay kararı çıktığı gün derhal 10 Temmuz'da kurultay kararı açıkladı... Amacı belliydi, hem yanında gördüklerinin panik hâlinde dağılmamasını, hem de muhaliflerin kurultayına daha az delegenin katılımını hesaplamıştı...

'Lider'in ağzından 'söz' çıkmıştı... Sınırlı sayıda kalmış taraftarları pek sevinmişti bu 'hodri meydan'a... "Kurultaysa kurultay, önce tüzüğü değiştireceğiz, sonra da seçimli kurultay yapacağız, hadi kaçmak yok, tarlada değil salonda görüşürüz" türünden meydan okumaya başlamışlardı muhalefete...

Nereden bileceklerdi 'bu söz de havada kalacak' diye? Bir türlü söylenemeyen 'son söz'ün sahibi yine yaptı yapacağını ve mahkeme kararını gerekçe göstererek 'bu şartlarda kurultay yapılamayacağını' buyurdu... Kurultayı toplamak elinde olduğu hâlde 18 Mart 2018'de ısrar ettiği, mecburiyetten 10 Temmuz 2016'yı zikrettiği tarihi sözü 10 dakikada buhar oldu... Yine 2018'e döndü... İmkânı olsa 2118'e dönecek... Çünkü toplanacak kurultayda mevcut delegeyle kaybedeceğini çok iyi biliyor ve buna göre kendisi için zaman kazanma stratejisi üretiyor...

O, zaman kazandığını zannederken, toplum nezdinde zaten tartışmalı olan 'söz, ağırlığı'nı kaybediyor... Sadece o kaybetmiyor, milliyetçi camia kaybolan ağırlıktan tümüyle yara alıyor...

***

Söz önemliydi, hem de çok önemli... Bu sözler yenilip yutuldukça, bundan sonra halkın karşısına hangi konuda çıkıp, proje sunduğunuzda veya tehlikeye dikkat çektiğinizde inandırıcılığınız olacak? Bu trajik hâlle mi yenilgiler zincirine son verilecek? İliştirin bakalım şu 'bilge lider, dürüst lider' gibi zorlama kavramların yanına tüm bu yaşananları ve sonra izah edin bakalım edebiliyor musunuz?

10 Temmuz'da da olsa kurultayı yaptırmamaya kararlı olduğu hâlde reklam panolarına kurultay ilânları yapıştırarak güya kurultay istediği tiyatrosu oynayan iradeye soralım: O reklâmlar kaça mâl olmuştur? Artık kurultayın 'taraflarından birisi' olacağınıza göre para kendi cebinizden mi yoksa partinin kasasından mı çıkmıştır? Tıpkı AKP'li hukukçu Hatemi'ye ödenen para gibi? Bu sorular 'dürüstlüğünüze' havale! Hadi bakalım...

***

Şu 'söz' meselesini 'bilge lider'in 4 Haziran tarihli tweetiyle bitirelim de daha bir aydınlatıcı olsun: "Söz ruhtan gelmiyorsa, kalben onaylanmıyorsa, yani dürüst değilse, altında bir oyun vardır..."

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
21 saat önce
32 gün önce
35 gün önce
56 gün önce
60 gün önce
61 gün önce
74 gün önce
81 gün önce
105 gün önce
182 gün önce
189 gün önce
193 gün önce
200 gün önce
229 gün önce
236 gün önce
242 gün önce
277 gün önce
292 gün önce
329 gün önce
331 gün önce
364 gün önce
390 gün önce
408 gün önce
422 gün önce
431 gün önce
436 gün önce
438 gün önce
487 gün önce
499 gün önce
504 gün önce
506 gün önce
522 gün önce
527 gün önce
546 gün önce
550 gün önce
581 gün önce
583 gün önce
590 gün önce
599 gün önce
625 gün önce
641 gün önce
646 gün önce
655 gün önce
656 gün önce
662 gün önce
670 gün önce
673 gün önce
676 gün önce
690 gün önce
746 gün önce
767 gün önce
782 gün önce
831 gün önce
838 gün önce
841 gün önce
844 gün önce
865 gün önce
901 gün önce
912 gün önce
970 gün önce
1013 gün önce
1016 gün önce
1038 gün önce
1075 gün önce
1082 gün önce
1089 gün önce
1146 gün önce
1149 gün önce
1188 gün önce
1195 gün önce
1202 gün önce
1209 gün önce
1213 gün önce
1219 gün önce
1255 gün önce
1275 gün önce
1285 gün önce
1299 gün önce
1310 gün önce
1334 gün önce
1405 gün önce
1425 gün önce
1429 gün önce
1443 gün önce
1447 gün önce
1450 gün önce
1472 gün önce
1474 gün önce
1478 gün önce
1496 gün önce
1502 gün önce
1503 gün önce
1513 gün önce
1520 gün önce
1556 gün önce
1573 gün önce
1587 gün önce
1605 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=