Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

19 Haziran’da ne oldu?

27 Haziran 2016, 00:26

19 Haziran’da toplanan olağanüstü kongrenin akabinde gereksiz tartışmalarla meşgul olduk.

Kongre sonuçlarını mahkemeye götürmeyeceğini ilan eden Genel Merkez’in kurumsal olarak değil delege marifetiyle kongre sonuçlarını mahkemeye taşıyacağı açıktı. Eğer birileri bunu öngöremediyse durup düşünmek lâzım.

Velev ki düşünemedik.

Yapılması gereken birbirimizi suçlamak, bir takım tutanaklardan bahsedip kendimizi aklamaya çalışmak, imza yarıştırmak, rakiplerimizin muhalefetinin rengine karar vermek değil önümüze bakmaktır.

Kimin hangi renk muhalefet yaptığına bakmak için 2012 kongresinde kimin ne tarafta oturduğuna ve nihayet verilen fotoğraflara bakmak yeterli.

Neyse geçelim bu bahsi…

Öncelikle yapılması gereken bu “tedbir” kararına itiraz etmektir ki edilecektir.

Ve nihayet olağanüstü kongrede alınan karar mucibince 10 Temmuz için hazırlık yapmaktır. Sen haklıydın, ben haklıydım kavgaları Ülkücülük Hukukumuzu zedelemekten başka bir işe yaramaz.

***

Başından beri yanlış anlaşılan bir husus var, bu konuya açıklama getirmek lâzım.

Öncelikle imza sürecine yönelik mutabakat 19 Haziran’a kadardı. Mutabakatın esası imzaları bir an önce ve maksimum sayıda toplayarak tüzükte arzu edilen değişikliği yapmaktı.

Hepsi bu.

Bu mutabakat sürecinin inşasında kimlerin rolünün olduğu, kimlerin bu sürecin güçlenmesi için yapılan talepleri “arkadaşlarıma sormam lâzım” gerekçeleri geri çevirdiğini sürecin kahramanları biliyor.

Ve yine bu süreçte yaşanan birlikteliğin 19 Haziran sonrasında siyasi bir rekabete evrileceği herkesin mâlumu idi.

Doğal olan da bu değil mi?

Doğal olmayan ve delegeyi de “TEK LİSTE” protestosuna sevk eden 19 Haziran’ın 10 Temmuz için “ön alma” vesilesi sayılması idi.

***

Süreçle ilgili bir mutabakatın olmadığını en son Meral Hanım’da zikretti. Gazetemizde tertip edilen iftarda yaptığı açıklama tam olarak şöyle: “Diğer genel başkan adaylarının bazıları tarafından yapılmış mutabakata uymayan mızıkçı gibi takdim edildim. Aslında sözkonusu meselelerde herhangi bir mutabakat yoktu. Dolayısıyla benim bunlara uymadığımdan söz edilemez.”

Her şeyi açık bir şekilde ifade etmiş.

Diğer adayların söyledikleri de bu zaten: Kongre salonunda olan iş ve işlemlerle ilgili “mutabakat” ortamı sağlanmadı.

Aslında bir mutabakat yok” diyen taraf bu tavra paralel bir şekilde diğer taraflarla istişare etmeden önergeleri ve kendi divan listesini geçirdi.

Bence burada da bir problem yok. Netice olarak siyaset böyle bir şey: Herkes bir tercihte bulunur ve sonuçlarına katlanır.

Problem şu ki Meral Hanım’ı destekleyen Ülküdaşlarımız mutabakata uyduklarını iddia ediyor.

Olmayan bir mutabakata nasıl uymuşlar bu izaha muhtaç bir durum.

***

Meral Hanım dışındaki adayların kongre salonunda dile getirdiği şey esasa dair değil, usüle dairdi.

Öncelik kongre sonuçlarının selameti idi. Şöyle deniyordu: Tüzüğün 63. Maddesinin dördüncü fıkrasının değişikliği öncelikle gerçekleştirilsin. Daha sonra disiplin cezaları ve tedbirli sevk için çok kısa ve önleyici iki madde değişikliği ile kanuna da ters düşmeden bu konuda ki tüm yetki Büyük Kongre kararına bırakılsın.

Kongre çoğunluğu meselesinde ise salt çoğunluğun yeterli olduğuna tüm taraflar inanıyordu. Lâkin Türkiye’deki hukuk sisteminden haberdar olan herkesin kongreyi hükümsüz hale getirmek isteyenlerin “çoğunluk” kapısından gireceğini tahmin etmesi gerekiyordu.

Nitekim Koray Aydın ve onun gibi düşünenler bu kapıyı kapatmak adına “eğer 2/3 çoğunluğu sağlayamazsak bir hafta sonra salt çoğunlukla toplanalım” dedi.

Mahkemenin tedbir gerekçelerine bakınca kimin haklı çıktığı ortada.

Delegenin iradesini hukukun arkasından dolanmak isteyenlerden muhafaza etmek ve aylardır sürdürülen mücadeleyi heba etmemek için daha dikkatli bir süreç takip edilmeliydi.

Bu noktada tecrübenin önemi ortaya çıkıyor.

Uzunca bir süredir bu tür süreçleri tek başına idare eden Koray Aydın’ın tecrübesine güvenilmeliydi.

Peki her şey bitti mi?

Aksine yeni başlıyor.

Moralleri bozmayı, birbirimizi suçlamayı bir kenara bırakıp işimize yoğunlaşırsak arzulanan değişim gerçekleşecektir.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
8 gün önce
22 gün önce
71 gün önce
77 gün önce
134 gün önce
155 gün önce
162 gün önce
190 gün önce
197 gün önce
204 gün önce
218 gün önce
225 gün önce
239 gün önce
246 gün önce
253 gün önce
260 gün önce
323 gün önce
344 gün önce
358 gün önce
400 gün önce
407 gün önce
427 gün önce
454 gün önce
491 gün önce
505 gün önce
533 gün önce
540 gün önce
547 gün önce
631 gün önce
666 gün önce
757 gün önce
771 gün önce
841 gün önce
869 gün önce
883 gün önce
939 gün önce
1079 gün önce
1086 gün önce
1093 gün önce
1100 gün önce
1107 gün önce
1114 gün önce
1128 gün önce
1142 gün önce
1149 gün önce
1184 gün önce
1198 gün önce
1205 gün önce
1212 gün önce
1254 gün önce
1303 gün önce
1331 gün önce
1366 gün önce
1380 gün önce
1401 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=