Lütfen bekleyin..

Memet Akbaş

Bir mübtezel, iki özür!...

17 Eylül 2013, 16:55

PYD'li Salih Müslüm'ün Başbakan ve Türkiye hakkındaki açıklamaları ve akabinde Başbakan'ın Danışmanı Yalçın Akdoğan'ın "sert" açıklamalarını ve bunu Haber 7'nin "Akdoğan'dan PYD liderine kapak olacak cevap"  manşetini görünce aklıma Hotatius'un meşhur "Ne gülüyorsun anlattığım senin hikayen!" sözü geldi.

Salih Müslim'i Haber 7 ve Akdoğan unutmuşa benziyor, lakin biz hatırlıyoruz. Bir süre önce basının manşetlerine "Gizli", "sır gibi", "müthiş"," uff!" görüşmeler için Türkiye'ye gelen, PKK'nın Suriye şubesinin elebaşı idi.

Yine o bir süre önce, yine her nasılsa basına sızmış o "ultra gizli" görüşmelerde Türkiye ile "anlaşan", bizim sözümüzden dışarıya çıkmayan adamdı bu arkadaş. O da bunu unutmamış olmalı ki Türkiye'ye hakaret ettiği açıklamasına "bir taraftan benimle görüşeceksin…" diye başlamaktadır.

Muhtemeldir ki bu "ultra" gizli görüşmelere Akdoğan'da katılmıştır. Çok gizli olduğu için tam bilemiyoruz, Başbakan başdanışmanı olduğu için bulunmuş olabilir diye tahmin ediyoruz.

Hükümetin Esad'ı devirmek için denize düşen misali önüne gelene sarılması neticesinde adam yerine konan "mübtezeller" zümresinden olan Salih Müslim Türkiye'ye çağrıldığı zaman çoktan Esad'ın tezgahına girmişti.

Esad'dan aldığı silahlarla Suriye'li muhaliflere vuruyordu. Bizim bildiğimiz üç kere gerçekleşen ziyaretlerde Dışişlerinin ve MİT'in "cevval" ajan ve bürokratları tarafından "uyarıldığı" zaman da muhaliflere vuruyordu.

Ve üstelik bu adam Suriye kaynaklı terörün bir numaralı sorumlusuydu. O haldeyken, elinde Türk vatandaşlarının kanı var iken ülkemize elini kolunu sallaya sallaya gelip gitmiş ve yetkililer seyretmişsiniz.  Kanlı ellerini sıkarak bu katile "devlet adamı" pozu verdirmişsiniz, bu adamlıktan nasipsiz kovuğuna dönünce Türk askerine "Köpek, çakal, tilki" hakaretleri edince kızıyorsunuz….

Başdanışman şöyle demiş: "Bu zatın kendisini kabil-i hitap olmaktan çıkarmaya çalışmasının olumsuz sonuçlarını en iyi bu bölgedeki Kürtler takdir edecektir. Bu zat aklınca Batıya karşı "radikal örgütlerle mücadele ediyoruz" diyerek kendisini pazarlamaya çalışıyor. Bu çok ucuz bir taktiktir ve hiçbir densizlik yapanın yanına kar kalmaz."

Akdoğan şunu demek istiyor özetle "sen konuşulacak bir adam değilsin!". Doğru demiş de arkadaş bu elemanın "konuşulmayacak" bir adam olmadığını anlamak için illa ki Başbakan'a ve onun üzerinden Türk milletine hakaret etmesi mi gerekiyordu…

Görünen manzara Türk Hariciyesinin mutad olduğu üzere yine çuvalladığıdır. Bu durumda yapılacak şey bellidir, hükümet yetkilileri önce muhalefet partilerinden özür dilemelidir.

Şöyle ki, hükümet yetkilileri Salih Müslim'in "siyasi muhatap" alınmasını eleştiren muhalefete sert eleştirilerde bulunmuştu. Gelinen durumda muhalefetin haklı olduğu ortaya çıkmıştır.

İkinci ve en önemli özrü ise Türk milletine borçludur; Türkiye'yi bir kendini bilmezin ağzına sakız ettikleri için…

Memet AKBAŞ / HABER FEDAİ

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=