Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Şen Olsun Kurultayın!...

20 Haziran 2016, 23:58

MHP kurultay delegeleri tarafından yedi ay önce başlatılan süreç, tüm zorlamalara, rağmen, bu satırları yazdığım sıralarda Olağanüstü Kongre'nin toplanmasıyla ilk aşamasını tamamlamış oldu.

Cumartesi gecesi itibari ile kongre delegelerinin kaldığı otellerde yapmış olduğumuz ziyaretlerde büyük bir coşkuyu müşahade ettik. Yazının kaleme alındığı saatlerde salonda ilan edilen katılımcı sayısı 752 idi. 50 kadar katılımcının da noter kayıtlarının devam ettiği belirtildi. Bu da 800 civarında bir delege sayısına ulaşıldığını gösteriyor.

            Bu işin hikâyesi uzun. Yedi aydır yaşadığımız süreç herkesi yordu. En çok da MHP’nin kurumsal kimliğini. Türk milletinin umudu olan MHP’yi daha fazla yormadan, onu tekrar eski dinamizmine kavuşturacak sürecin fitilini ateşlemek gerekiyor. Bunun ilk adımı dün atıldı.

Yaşadıklarımız ortada. Kongre ile ilgili olarak Genel Merkez cenahının durumu hepinizin malumu. Kongre sürecinin geleceği ile ilgili olarak Genel Merkez’in yaptığı açıklamalar sonrası aldığım telefonlara verdiğim cevap “Genel Merkez bu süreçle ilgili olarak bugüne kadar hiç haklı çıktı mı?” oldu.

Cevap malum…

Kongreye saatler kala “kongrenin Ankara merkez dışında bir mahalde yapılmasının meşru olmadığına” dair Genel Merkez’den gelen yeni iddia da benzer bir duruma işaret ediyor. Konu ile olarak hukukçu bir Ülküdaşımızın sosyal medya paylaşımı yeterli cevap olmuş: “8 Şubat 1969 yılında CKMP’den MHP’ye geçiş kongresi olan, rahmetli Başbuğ’un Genel Başkan olduğu kurultay Ankara'ya 488 km uzaklıktaki Adana İlinde yapılmıştır.”

Daha önce defalarca dile getirdiğim “Genel Merkez’in hukuki olarak yanlış yönlendirildiği” iddiamı yineleyerek bu bahse nokta koyuyorum.

***

Kurultay coşkulu başladı. Adaylar yan yana birlik görüntüsü sergilediler. Kurultay coşkusuna gölge düşüren tek olay Divan teşekkülündeki kısa süreli anlaşmazlıktı.

Geçtiğimiz hafta içinden bu yana Musavvat Dervişoğlu’nun ismi kulislerde telaffuz ediliyordu. Meral Hanım tarafının isim ısrarı deyim yerindeyse dayatmaya dönünce doğal olarak diğer adaylar bu konuya itiraz ettiler.

Koray Bey’le kongre öncesinde yaptığım görüşmelerde de bu tür dayatmaların değişim kanadının birliğine zarar vereceği yorumlarını aldım. Aydın’a göre tüzük kongresinde divan başkanlığı için dayatma yapmak gereksiz ve kurultay ruhuna tersti. Uzlaşılabilir diye düşünüyordu.

Lâkin aksi oldu. Diğer adayların “divanda her adayın temsilcisi olsun” talepleri Akşener tarafından kabul görmeyince Sinan Oğan aday çıkarttı.

Koray Aydın ise yayınladığı bir mesajda “tüm gayretlerime rağmen, maalesef tek liste ile divan oluşturulmasını temin edemedim” sözleri ile rahatsızlığını ifade etti.  Aydın aynı mesajda “Birlik ve beraberliğimizin zedelenmemesi için, oluşan bu durumda tarafsız kalmayı uygun buldum” sözleri ile tarafsız kalacağını dile getirdi.

Bu gelişmeler üzerine Akşener tarafı geri adım attı. Sürecin başındaki teklif doğrultusunda her aday divana bir temsilci vererek divanın teşekkül etmesi sağlandı.

Koray Aydın divana üye vermedi. Kanaatime göre Aydın, bu gereksiz inatlaşmaya tepkisini bu şekilde gösterdi.

 ***

Bu işlerde inatlaşmanın ne partiye ne de Ülkücülere faydası var. Eğer kişilerin iktidarını değil hareketin iktidarını hedefliyorsak işlerimizi “inatla” değil “akılla” halletmeliyiz. İnancımız da bize bu yolu işaret ediyor: İtidal, uhulet ve suhulet ile problemlerimizi halletmek…

Bundan gayri izlenecek yol, “benlik” davasına girer. Şu unutulmamalıdır ki Türk-İslam davası benliğini davanın önüne koyan pek çok ismi arkasında bırakıp bugünlere ulaşmıştır.

Ali Güngör’e yapılan ayıbın temizlenmesi

Yazıya son şeklini verdiğim saatlerde Kurultay komisyonu tedbirli ihraçlar, kapatılan teşkilatların tekrar açılması, MHP’den atılanların tekrar alınması ve disiplin işlemlerini zorlaştıracak bazı önergeleri görüşüyordu.

Kurultay başlangıcından itibaren kulislerde Ali Güngör’ün parti üyeliğinin iadesi herkesin dilindeydi.

Hareketin sembol isimlerinden Ali Güngör’ün üyeliğinin iade edilmesi tarihi bir ayıbın geç de olsa düzeltilmesi olacak.

Ben buna iade-i itibar demiyorum. Olsa olsa bir ayıbın temizlenmesidir. Ali Güngör gibi sembol isimlerin itibarı ne alınabilir ne de iade edilebilir.

Kendisini bu vesileyle bir kez daha rahmetle anıyorum.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
anadoluergenekon
278 gün önce
Başbuğ pınarbaşı ve Mehmet müftüoğlu gibi adamlar varken daha çok kılavuzu karga olkanın......................
Yazarın Diğer Yazıları
15 gün önce
22 gün önce
79 gün önce
100 gün önce
107 gün önce
135 gün önce
141 gün önce
148 gün önce
162 gün önce
169 gün önce
183 gün önce
190 gün önce
197 gün önce
205 gün önce
268 gün önce
289 gün önce
302 gün önce
345 gün önce
351 gün önce
372 gün önce
399 gün önce
436 gün önce
450 gün önce
477 gün önce
484 gün önce
492 gün önce
575 gün önce
611 gün önce
702 gün önce
715 gün önce
785 gün önce
813 gün önce
827 gün önce
883 gün önce
1023 gün önce
1031 gün önce
1037 gün önce
1044 gün önce
1051 gün önce
1059 gün önce
1073 gün önce
1086 gün önce
1094 gün önce
1128 gün önce
1143 gün önce
1150 gün önce
1157 gün önce
1198 gün önce
1248 gün önce
1275 gün önce
1311 gün önce
1325 gün önce
1346 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=