Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Ah “Üst Akıl”, Ne Çektik Senden!...

06 Haziran 2016, 23:41

Ah “Üst Akıl”, Ne Çektik Senden!...

Meseleyi ne kadar çabuk çözdük değil mi?

Dış politikamız müthiş, bürokratlarımız mükemmel, Bakanımız süper ötesi, hükümetimiz hariciye politikasında yeni bir paradigma yarattı.

Ama bu “üst akıl” yok mu, ah o üst akıl!…

Herhalde o üst akıldı bir zamanlar hükümet üyelerimize, ülkeyi yöneten siyasi partinin yöneticisine, kalemşörüne ve yalakasına “aslında yapmışız birşeyler!” meyanında yazılar yazdıran, Ermeni diasporasının delil dosyasına giren malzemeleri yağdıran…

Çok uzak değil dönemin Başbakan Yardımcısı’nın “Biz hiçbir zaman ihanet etmedik. Bilerek, kasıtla ve isteyerek soykırım yapmadık” sözlerinin kulaklarımızda çınladığı günler…

Ne çabuk unuttuk “ah o İttihat Terakki yok mu!” sözleri ile Ermeni diasporasına pas atan AKP’li siyasetçileri.

Güya soykırım iftirasını “trajik bir soy sürgündü” sözleri ile kendince yumuşatıp memleketin önüne koyan AKP kurucularını da mı unuttunuz?

Meseleyi “Değişimi algılama basireti”ne bağlayarak “Öncelikle, tüm bu siyasi bağlamı ihmal ettiğinizde, 1915’te yaşananların 1948 BM Soykırım Beyannamesindeki şartları karşıladığını düşünürüm.” satırlarının mimarı Markar Eseyan’ı unutmak mümkün mü?

Hele hele “Reis”in bendesi Yıldıray Oğur’un “İnşallah bir gün bir Başbakan da Meclis kürsüsünden belgeleriyle 1915 Ermeni Soykırım’nı anlatır” duasını…

Ya her sabah havuzdan bize haber okuyan Melih Altınok’un “Bakın hocam ben de ermeni katliamının olduğunu düşünüyorum, tıpkı pamuk gibi. Ama bu Türkeri, Türklüğü aşağılamak değildir” twitini…

Peki “Soykırım olup olmamasından çok devletin aklanma çabasına karşıyım, 1915’te devletin suç işlediği gün gibi açıktır.” sözleri ile entelektüel dünyamıza yeni menfezler açan Hilal Kaplan’ın yazdıklarını hatırlamıyor musunuz?

Geçtiğimiz dönemin Başbakanı’nın baş danışmanı Etyen Mahçupyan’ın "Kısacası önümüze gelen her vahşetin ‘soykırım’ olarak adlandırıldığı bir dünyada 1915’in bu tanımın dışında bırakılması pek gerçekçi bir beklenti değil" sözlerini de mi unuttunuz?..,

En azından “Dersim’i de biz hatırlarız, Zilan’ı da, newala qasabayı da, Ermeni Soykırımı’nı da ve asla bunu yapanları aklamayız” diyen AKP yöneticisi, vekili, yazarı vs. her şeyi Yasin Aktay’ı unutmazsınız herhalde.

İşin kolayı “üst akıl talimat verdi” sözleri ile başarısızlığı Alman’a yüklemek.

Eskilerin güzel bir tabiri var “gâvur gâvurluğunu yapacak, sen neyaptın?”…

Hariciye politikamızın en önemli meselelerinden birini “biz yapmadık Enver yaptı” retoriğine bağlarsanız başımıza neyin geleceğini zannediyordunuz?.

Türkiye’nin Ermeni politikasını “Enverist-Kemalist paradigma” olarak nitelendirenlerin ortaya koyduğu yeni paradigmanın bizi getirdiği noktanın başlangıcı değildi Almanya.

Arkası gelecektir diyeceğim de soykırım iddialarını tanımayan ülke kaldı mı sahi?

***

Hükümet cenahı Soykırım yalanının Alman parlamentosunda kabul etmesinden sonra bu yalanı yazdığı iddia eden ve oy veren “sözde” Türklere tepki gösterdi.

Özellikle sosyal medyada bu kişilerin vatandaşlıktan çıkartılması için bir kampanya başlatıldı.

Türkiye’nin uğradığı haksızlığa tepki göstermek güzel bir şey.

Lakin hükümetin bugüne kadar uyguladığı politika “aslında yaptık bir şeyler” meyanında güya “iyi niyet” gösterileri ile Ermenistan’ın kalbini kazanmaya çalışmak şeklinde cereyan etti.

Hiçbir ciddiyeti olmayan, futbol müsabakaları ile Ermenistan’a yaklaşmaya çalıştı.

Ermeni yalanlarını “azınlıklara karşı faşist politikalar uygulanmıştır” sözleri ile kendinden önceki hükümetleri, “bu iş İttihat Terakki’nin marifetidir” sözleri ile kendilerinden önceki devleti suçlayarak zımmen kabul etti.

Yüz yıllık devlet politikasını masa üzerinden süpürerek bu meseleyi çözemeyecekleri ortadaydı.

Şimdi de, kaldırdıkları parmakla Türklükle duygusal bir bağlarının olmadığı aşikâr olan isimleri vatandaşlıktan çıkartarak, yıllardır geliyorum diyen mezkûr kararı “üst akıl”a bağlayarak sıyrılmaya çalışıyorlar.

Eğer birilerini vatandaşlıktan atarak bu meseleyi çözeceksek önce içinizdeki İrlandalılardan başlamalısınız…

***

Boşluğa söverek kimseye haklılığınızı ispat edemezsiniz.

İnsanlara haklı olduğunuzu ispat edecek ciddi hamleler, çalışmalar yapmanız gerekir.

Tabii ki burada davanıza öncelikle kendiniz inanmalısınız.

 Gerisi laf-ı güzaf…

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
85 gün önce
113 gün önce
190 gün önce
204 gün önce
253 gün önce
259 gün önce
266 gün önce
316 gün önce
337 gün önce
344 gün önce
372 gün önce
379 gün önce
386 gün önce
400 gün önce
407 gün önce
421 gün önce
428 gün önce
435 gün önce
442 gün önce
505 gün önce
526 gün önce
540 gün önce
582 gün önce
589 gün önce
609 gün önce
636 gün önce
673 gün önce
687 gün önce
715 gün önce
722 gün önce
729 gün önce
813 gün önce
848 gün önce
939 gün önce
953 gün önce
1023 gün önce
1051 gün önce
1065 gün önce
1121 gün önce
1142 gün önce
1261 gün önce
1268 gün önce
1275 gün önce
1282 gün önce
1289 gün önce
1296 gün önce
1310 gün önce
1324 gün önce
1331 gün önce
1366 gün önce
1380 gün önce
1387 gün önce
1394 gün önce
1436 gün önce
1485 gün önce
1513 gün önce
1548 gün önce
1562 gün önce
1584 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=