Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Milliyetçiliğin önündeki tarihî fırsat

17 Mayıs 2016, 10:44

 

Yeni Çağ Gazetesi

Bugünkü YENİÇAĞ »

Milliyetçiliğin önündeki tarihî fırsat

Ana Sayfa» Yazarlar» Servet AVCI

17.05.2016 00:00

Servet AVCI

Servet AVCI

avciservet@hotmail.com

İki gerçek çakıştı: Hem Türk milliyetçiliği çıkış arıyor... Hem de 'tek adam rejimi'nden bunalan farklı kitleler çıkış arıyor...

Bir siyasî hareketin önüne yüzyılda bir gelen fırsat şimdi milliyetçi hareketin avuçlarının içinde... Heba edilmezse eğer, tarihinde Başbakan çıkaramamış bir akım iktidara yürüyecek... Bu kadar net...

Bu imkân 1990'ların ortasında Millî Görüş'ün kucağına düştü... Adâletsizlikten, dindarlar üzerine baskılardan, yolsuzluklardan ve de yoksulluktan bunalan kitleler, Millî Görüş'ün 'âdil düzen' çağrısını daha fazla kulak verdi...

Çürümüşlüğün üzerine gelen 'adâlet' vurgusu, daha önce taşra esnaf tabanlı hareketi, büyük şehirlerin varoşlarına taşıdı... O varoşlar, Erbakan'ın 'yeni itici gücü' oldu... Önce belediyeler alındı, bir buçuk yıl sonra da Başbakanlık...

Kitlelerin gittikçe depreşen ihtiyacıyla Millî Görüş'ün sürekli tekrarlayageldiği tezler buluşmuş, bu imkân iyi değerlendirilmiş ve iktidar doğmuştu... 28 Şubat darbesi Millî Görüş iktidarını sadece kesintiye uğratmış ama bilerek veya bilmeyerek daha büyük bir dalgayla gelmesine zemin hazırlamıştı...

Sonuçta Millî Görüş son 20 yıla, kesintisiz biçimde 2 Cumhurbaşkanı 4 Başbakan, sayısız Meclis Başkanı ve Bakan sıkıştırdı... 5. Başbakan ise önümüzdeki Pazar günü ilân edilecek...

***

Şimdi yine ihtiyaçlar depreşti... Alternatif arayan kitleler ile hücrelerini yenileyerek çıkış arayan milliyetçilerin ihtiyacı sahada buluştu... 'Tek adam rejimi'nden kaçanların ve ülkenin gidişatı ile ilgili derin endişeye düşenlerin 'toplanma merkezi' milliyetçi hareket olabilir...

Bu buluşma, Türk siyasetine artık milliyetçi hareketin mensubu Cumhurbaşkanları ve Başbakanlar kazandırabilir... İşte bu yüzden -buna fırsat da, imkân da, nimet de denilebilir- milliyetçiler kritik eşikteler...

Siyasetteki anormal daralma milliyetçi harekete büyük avantaj sağlıyor... Çünkü teşkilat ve dil düzeyinde gittikçe merkezden uzaklaşan, radikalleşen ve etnikçi siyaset karşısında flulaşan bir CHP, şimdiki iktidara itirazı olan kitlelerden pay alma potansiyelini her geçen gün biraz daha kaybediyor...

Dün nasıl Millî Görüş'ü adaletsizlikten ve yoksulluktan bunalan varoşlar ittiyse iktidara, bugün de milliyetçi hareketi iktidara itmek için milliyetçi hareketin yönetiminde değişimi bekleyen kitleler var... Bunu hem anketlerden görmek mümkün, hem muhalefetin artan haber değerinden ve hem de kitlelerin sahada gösterdiği büyük ilgiden...

Anketlere yansıyan en az yüzde 25'i elbette siyasî iktidar da görüyor ve adlî, siyasî ve medyatik şekilde kendisini 'açık müdahaleler'le gösteren derin endişe işte buradan besleniyor... Haksız da sayılmazlar çünkü ilk defa iktidarları bu denli sivil ve demokratik tehdit altında...

***

Sosyolojik ve siyasî ihtiyaç anlamında bu bir tarihî buluşma... Tek eksiği ete kemiğe bürünmesinde... Yani milliyetçi hareket, kendisine oy verme potansiyeli olan ama yönetime 'kızgınlık, kırgınlık, güvensizlik, yetersizlik veya anlaşılmazlık' gibi gerekçelerle oy vermeyen ama bugün tıkanmış olan ve milliyetçi hareketten başka çıkış göremeyen kitleler için 'mecburî istikamet' olma yolunda... Aksi hâlde bırakın o kitleleri, hareketin kendi içinde yaşanmakta olan erozyon sandıkta ağır bir trajediye dönüşecek...

Sözün başında da ifade etmeye çalıştığım gibi: Bir siyasî hareketin önüne yüzyılda bir gelen fırsat şimdi milliyetçi hareketin avuçlarının içinde...

***

Bu aşamada iki hamleye ihtiyaç var... Birincisi, bu buluşmanın kanalları demokratik ve hukukî şekilde açılacak... İkincisi ise farklı kitlelerin oylarına talip olunurken ideolojik tutarlılık ve çekirdekteki 'aslî unsur' yani 'ülkücü öz' korunacak... Başkalarının 'gömlek değiştirmesi' gibi bir seyir yerine, hareket hem kendisi olarak kalacak, hem de bunu kitlelere gösterecek, yani aldatmayacak...

Yönetimde değişim isteyen herkesin ve her adayın bu konuda mutabık olması, milliyetçi hareketin ideolojik tutarlılığını koruması anlamında çok anlamlı... 'Birinci hamle' diye altını çizdiğimiz 'buluşma kanallarının demokratik ve hukukî şekilde açılması' ise birden fazla tarafın olduğu bir konu... Kamuoyuna da yansıdığı için karmaşık ilişkiler ve pazarlıklar söz konusu...

Tekrar edelim: Bu bir devrim... Geciktirilebilir ama asla engellenemez...  Böylece çok partili hayat tarihinde 'ana muhalefet' bile olamamış milliyetçiler ilk defa Cumhurbaşkanlığına ve Başbakanlığa doğru yol alır...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
11 gün önce
68 gün önce
84 gün önce
134 gün önce
145 gün önce
150 gün önce
153 gün önce
168 gün önce
174 gün önce
192 gün önce
196 gün önce
227 gün önce
230 gün önce
236 gün önce
245 gün önce
271 gün önce
287 gün önce
292 gün önce
301 gün önce
302 gün önce
308 gün önce
316 gün önce
320 gün önce
322 gün önce
337 gün önce
392 gün önce
413 gün önce
428 gün önce
477 gün önce
485 gün önce
487 gün önce
491 gün önce
512 gün önce
547 gün önce
558 gün önce
616 gün önce
659 gün önce
722 gün önce
728 gün önce
736 gün önce
795 gün önce
834 gün önce
841 gün önce
855 gün önce
859 gün önce
865 gün önce
901 gün önce
932 gün önce
946 gün önce
957 gün önce
1052 gün önce
1071 gün önce
1075 gün önce
1089 gün önce
1093 gün önce
1097 gün önce
1118 gün önce
1120 gün önce
1124 gün önce
1142 gün önce
1148 gün önce
1149 gün önce
1159 gün önce
1167 gün önce
1203 gün önce
1220 gün önce
1234 gün önce
1252 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=