Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

"Hoca" eş başkanlık istedi "Reis" elinin tersi ile reddetti!..

06 Mayıs 2016, 00:39

YENİÇAĞ'ı yakından takip edenler için söyleyeceğim; AKP'yi 22 Mayıs olağanüstü kongresine götüren süreç yaklaşık 1 yıl gecikme ile sonuçlandı.  "Şuydu buydu" diye tekrara girmeyeceğim. Bundan sonrası için saltanat cephesinde neler olabileceğine ilişkin objektif tutmaya çalışacağım. 4 Mayıs Çarşamba günü sarayda 1 saat 40 dakika süren R.Erdoğan-Ahmet Davutoğlu görüşmesinin içeriğinden başlayalım;

Ahmet Hoca, yakın istişare ekibi ile yaptığı uzun değerlendirmeden sonra saraya görevi bırakmak veya olağanüstü kongreyi toplamak için gitmedi... Erdoğan'ı kendisine son bir şans tanıması için ikna edebileceğini düşünüyordu. İkna taktiği ise; "fikirde ayrılıklar olabilir ama itikatta biriz" üzerine kurulmuştu. Hatta, Turgut Özal, Süleyman Demirel döneminde yaşanan Cumhurbaşkanı-Başbakan kavgalarından örneklerle kendi aralarındaki ilişkilerin sadece bazı fikir ayrılıklarından öteye geçmediği üzerine örnekler hazırlanmıştı. Saray cephesi de sıkı hazırlanmıştı olağan olmayan olağan haftalık görüşmeye. R.Erdoğan'ın, Başbakan'ın azil veya istifasını alma düşüncesine karşı saray danışmaları "bunun uygun olmayacağına", "gerekçelerinin oluşmadığına", " bulunabilecek gerekçelere de kamuoyunun inandırılamayacağına" Erdoğan'ı ikna etmişlerdi. Sonuç olarak; Ahmet Hoca ne derse desin "olağanüstü kongre" kararında hemfikir olundu. "Reis", hocanın görevi bırakmak istemediğini "Mükerrem Sarol" formülüyle ajitasyona başvurup duygusallığa bağlayıp, görevde kalmak istediğini biliyordu. Saray tüm olasılıkları hesaplamış ve işi garantiye de almıştı!.. Bir hafta öncesinde hummalı bir çalışma yürütülmüştü. AKP delegeleri "külliye ziyaretleri" bahanesiyle geldikleri Ankara'da Beştepe ziyaretleri sırasında Binali Yıldırım, Süleyman Soylu ve Abdülhamit Gül tarafından sarayda imzaya açılan olağanüstü kongre talebini içeren belgeye imza atmışlardı.

Çarşamba görüşmesinde, Ahmet Hoca, R.Erdoğan'ın önüne görevde kalmak için seçenekler sundu. "Reis"in daha önce açıkladığı eş başkanlık fikrini bile gündeme getirdi; "Ben başbakan kalayım partinin genel başkanı başka biri olsun, partide eş başkanlık olsun..." dedi. Kendisinin Bakanlar Kurulu'nu yönetmeye devam etmesinin uygun olacağını partinin de başına birinin geçebileceğini söyledi. Erdoğan ise kendisine ulaşan imzaları göstererek, "bunun gereğini yapın. Olağanüstü kongreyi toplayın görevi devredin" dedi. Ahmet Hoca, umutsuz bir hamle daha yaptı; "delege imzalarının kendisinin bilgisi dışında sizin isminiz kullanılarak toplanıyor" demeye getirerek, "ben de sizin davanızın bir öncüsüyüm" sözleri ağzından döküldü. "Reis" ise, Arınç ve Gül olayında hocanın çekimser davranmasından, orayla irtibatından söz etti. Hiç geri adım atmadı. Ahmet Hoca, "yerime gelecek kişinin elinden tutayım onu kongreye ben hazırlayıp götüreyim partiyi teslim edeyim o zaman" diye ısrarcı oldu. Erdoğan, buna da ikna olmadı, yerine geçecek ismi de zikretmedi. Yakını Kerim Özkul'un çalışmalarından haberdar olduğunu partiyi ele geçirme girişimlerini bildiğini söyledi. Kerim Özkul'un mavi kaplı dosyasını önüne koydu.

Bundan sonra ne olacak?..

Cumhurbaşkanlığı'nda bir partinin kongresine karar verildi. Anayasada bahsi olan (!) Cumhurbaşkanın varsa partisi ile olan ilişkisi kesilir maddesinin yürürlükten kaldırıldığı bir kez daha tescil edildi. Artık kimin Başbakan olacağının da hiç önemi kalmadı.

R. Erdoğan fiilen başkanlığa yürütüyor... Resmi yasal süreç arkadan gelecek.  Davutoğlu'na artık görev verilmeyecek. Suriye'nin yükü ve günahları onun omuzlarına yüklenecek. Gidişata göre "paralel" bile ilan edilebilir. Daha önceki yazımızda tasfiyelerden bahsetmiştim. Saray kulislerine göre; sürpriz isimler gündeme gelebilir; çok özel dosyalar açılabilir.

Edindiğim izlenimlere göre; çözüm/çözülme sürecinin faturası Beşir Atalay ve Yalçın Akdoğan'a yıkılabilir... Terörle mücadeledeki zafiyet, şehirlerin cephanelikle dolmasının faturası Efkan Ala'ya ciro edilebilir. Kongre sonrasında Bakanlar Kurulu'nda temizlik yapılacak. "Başbakan"ın MKYK'daki 2 adamı çizilecek. Grup Başkanvekilleri değişecek. Ahmet Hoca'nın en yakındakilerden Ali Sarıkaya ve Lütfü Elvan için sürprizler  hazırlanıyor. Krize neden olan valiler, emniyet müdürleri, büyükelçiler kararnameleri başta olmak üzere bürokraside taşlar yerinden oynayacak. MİT Müsteşarı Hakan Fidan'a artık kesin gidici gözüyle bakılıyor. Almanya Büyükelçimiz Hüseyin Avni Karslıoğlu topun ağzında...

 Genel Başkan/Başbakan kim mi olur?.. Bundan sonra Başbakan değil, saraya Bakanlardan Sorumlu Müsteşar atanacak. "Bu isim kim olur?" derseniz. Saray borsası, dalgalı seyir halinde!.. Bekir Bozdağ ile Mevlüt Çavuşoğlu güçleniyor. Numan Kurtulmuş, Binali Yıldırım, Mehmet Ali Şahin, Süleyman Soylu'nun isimleri hep gündemde. Ama kim olursa olsun, ilerleyen süreçte damat Berat Albayrak'ın önünü açacak ona yol yapacak.

Saltanatın küskünler cephesini de çok merak ettiğinizden eminim. Hoca, dün sabaha kadar Oran'da özel ofiste çalışmalar yapan ekiple dolaylı temas yürüttü. Bülent Arınç kendi ekibiyle Abdullah Gül için çalışma yürütüyordu. O kanattan şöyle bir teklif geldi; "Sen ya da Abdullah Gül aday olsun. Senin adına, görüştüğümüz delegelerden biz de imza toplayalım sen çıkamazsan Gül'ü çıkartırız. En kötü ihtimal ben çıkarım..." Davutoğlu, bundan sonra küskünlerle dolaylı bir birliktelik içine girecek. Fakat şanslarının olmadığına inanlardanım!..

Kısaca; şu 29 Nisan'dan bu yana siyasetin ana gündem maddesi olan gelişmeleri özetleyim mi?..

28 Şubat denen o süreci hatırlayın. Meşhur "balans ayarı"nı. O günleri tekrar gözden geçirin. İşin gerçeği, 4 Mayıs 2016'da post modern sivil darbe yapıldı!.. Askeri vesayete rahmet okutuldu!..

Kaynak: "Hoca" eş başkanlık istedi "Reis" elinin tersi ile r - Ahmet TAKAN

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
kral
325 gün önce
işi yüzüne gözüne bulaştıracak olan başbakanlardan sıkılan halk, çareyi reyiste yani başkanlıkta arayacaktır. Şu andaki durum başbakanlık kurumunun yıpratılmasıdır ki planlı be bilinçli yapılmaktadır.
MHP bitmiştir, hdp zaten en memnun olan kesimdir ki tüm bu olanlar bop için tasarlanmıştır. chp de aynı safta olduğuna göre bu bölme işleminden kalan gene akp ve başkanlık sistemidir.
millet istemeye istemeye başkanlık sisteminin kucağına oturacaktır.
demokrasi denilen yahudi zırvalığında çareler (dümen hile tuzak) bitmez.
Yazarın Diğer Yazıları
29 gün önce
38 gün önce
88 gün önce
104 gün önce
123 gün önce
127 gün önce
131 gün önce
139 gün önce
160 gün önce
167 gün önce
180 gün önce
198 gün önce
206 gün önce
221 gün önce
235 gün önce
237 gün önce
240 gün önce
249 gün önce
267 gün önce
284 gün önce
306 gün önce
311 gün önce
312 gün önce
335 gün önce
349 gün önce
351 gün önce
380 gün önce
390 gün önce
453 gün önce
473 gün önce
474 gün önce
479 gün önce
496 gün önce
507 gün önce
529 gün önce
537 gün önce
538 gün önce
540 gün önce
552 gün önce
572 gün önce
605 gün önce
615 gün önce
622 gün önce
632 gün önce
640 gün önce
650 gün önce
673 gün önce
676 gün önce
678 gün önce
690 gün önce
691 gün önce
693 gün önce
699 gün önce
705 gün önce
707 gün önce
740 gün önce
752 gün önce
825 gün önce
866 gün önce
905 gün önce
946 gün önce
949 gün önce
951 gün önce
958 gün önce
999 gün önce
1006 gün önce
1035 gün önce
1037 gün önce
1059 gün önce
1073 gün önce
1074 gün önce
1093 gün önce
1100 gün önce
1108 gün önce
1110 gün önce
1112 gün önce
1115 gün önce
1121 gün önce
1123 gün önce
1135 gün önce
1143 gün önce
1144 gün önce
1145 gün önce
1153 gün önce
1160 gün önce
1168 gün önce
1175 gün önce
1177 gün önce
1182 gün önce
1184 gün önce
1187 gün önce
1188 gün önce
1198 gün önce
1206 gün önce
1219 gün önce
1273 gün önce
1276 gün önce
1289 gün önce
1299 gün önce
1305 gün önce
1312 gün önce
1315 gün önce
1328 gün önce
1349 gün önce
1355 gün önce
1373 gün önce
1378 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=