Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Nesep Meselesi

18 Nisan 2016, 01:02

Birileri MHP'de adı Genel Başkanlığa geçenlere "neseb-i gayrı sahih" demiş. MHP'nin büyüklüğünü önceki partisi % 1'lere düşünce anlayan bu zevatın çocuk yaşımızdan bu yana gençliğimizi verdiğimiz, gençliğimizle yetinmeyip çocuklarımızı verdiğimiz "ana ocağımız, baba kucağımız" partimizin kapısına dikilip "ev sahibi" pozlarında bize sövüşü değildir bizi kahreden; bizi kahreden, küfür sahipleri merkez sağ iktidarın nimetleri ile hemhâl olurken MHP'yi büyütmek için sırt sırta verdiğimiz insanların bu hakarete suskunluğudur.


Halbuki ilk gençlik yıllarımızdan itibaren Ocaklarda bize ilk öğretilen şey “Ülküdaşlık hukuku” idi. Buna göre Ülküdaşlar bazı konularda farklı düşünse bile aralarında gelişen dava adamlığı hukukuna binaen birbirlerine emanettiler. Ufak nüanslar büyük ortaklıkları ortadan kaldırmazdı.

 

Hepimizi MHP’de buluşturan şey o büyük ortaklık yani “Türk – İslam Ülküsü” idi. Diğer hususlarda farklılıklar olabilirdi. Nitekim onlar “usül”e dairdi. Esas, hepimizin üzerinde ittifak ettiği, milyonlarca Ülkücünün uğrunda birbirlerine hayatını emanet ettiği “dava” idi.

 

Bunu Başbuğ da dile getiriyordu. Merhum sanki bugünleri görmüş gibi şöyle nasihat etmişti bir konuşmasında: “Biriniz seçimi kazanıp seçilince öbürleri küsüp başını alıp gitmeyecek. Kardeş olduğunuzu, aynı kutsal bayrağı taşıdığınızı hiçbir zaman unutmayacaksınız… Yani bunlar bizim rakibimizdi karşımızda yer aldılar bunlara hiç hak tanımayalım diye bir zihniyete kapılmamalıdır.”

 

Bu hususu MHP’yi Başbuğ vefat ettikten sonra keşfedenlerin bilmemesi normal. Lakin Ülkücü hareketin çileli günlerinden beri sırt sırta olanların unutmaması gerekirdi.

 

Meseleye bu çerçeveden bakınca, bu kutlu davayı layık olduğu yerlere taşımak için Başbuğun yanında omuz omuza mücadele edenlerin öncelikle birbirlerinin hukukunu koruması gerektiğinin altını çizmek gerekiyor.

 

MHP delegesinin kahir ekseriyetinin “kongre” talebini eleştirinin ötesine geçen bir üslupla Ülküdaşlarına hakaret vesilesi yapanların meseleye bir de bu açıdan bakmaları zihin açıcı olacaktır. Aynı durum parti genel başkanına hakaret ederek “muhalefet” yaptığını zannedenler için de geçerlidir.

 

Ezcümle, MHP tarihinde görülmemiş bir üslupsuzlukla MHP Genel Başkanlığına “namzet” isimlere hakaret edene cevabı hakarete uğrayan isimler değil, Ülküdaşlık hukuku gereği, bugün merkez sağ eskisi siyasiler tarafından nesebi sorgulanan isimlerle kırk yıldır omuz omuza Ülkücü hareketin iktidarı için mücadele edenler vermelidir.

 

MHP’NİN DERDİ…

 

Anlaşılan o ki MHP’nin derdi AKP çevrelerini oldukça germiş durumda. Hükümete “yakın” medya organları, yazarlar, milletvekilleri derken şimdi de hükümet üyeleri MHP kongresi hakkındaki “endişelerini” dile getirmeye başladı.

 

Tabii ki MHP’de yaşananlar Türkiye’nin dikkatini çekecektir. Elbette bütün siyasi partiler MHP’de olanları ilgi ile izleyecektir. Lakin alenen medya önünde MHP’nin iç sorunu olan kongre süreci hakkında hükümet üyelerinin uluorta açıklama yapması siyasi nezaketsizlik ötesi bir durumdur. Hukukun verdiği kararı eleştiren Adalet Bakanı ve Hükümet sözcüsünün alenen MHP'nin iç işine müdahale etmesindeki garabetten daha büyük garabet bu yorumlara MHP yönetimi tarafından bir eleştiri getirilmemesidir. 

 

MHP ve Ülkücüler kendi aralarında meselelerini halledecek siyasi olgunluğa, demokratik geleneğe sahiptir. Akla ihtiyacı yoktur. Yarım yüzyıllık bir partinin kongre süreci ile ilgili, iktidarını MHP’nin zafiyetine bağlayan bir partinin yorumlarda bulunması bu çevrelerin  siyasi ahlak açısından hangi noktada olduğunu gözler önüne seriyor.

 

MHP'de yaşanacak değişimin AKP'yi rahatsız etmesinden doğal bir şey olamaz. Bu rahatsızlık kongrenin hem Ülkücü Hareket hem de Türkiye açısından ne kadar elzem olduğunun işareti. Doğal olmayan yönettikleri parti ile ilgili siyasi rakipleri tarafından hadsiz bir şekilde yapılan yorumlara sessiz kalan MHP'li yöneticilerin tavrıdır. 

 

Bu suskunluk son bulmalıdır. MHP birilerinin dışardan “dizayn” edebileceği bir parti görüntüsüne büründürülmemelidir. Neticede kongreler gelir geçer, birileri kazanır birileri kaybeder ama MHP’nin kurumsal kimliği herkesin üzerinde titremesi gereken bir husustur.

                    

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
83 gün önce
111 gün önce
188 gün önce
202 gün önce
251 gün önce
257 gün önce
264 gün önce
314 gün önce
335 gün önce
342 gün önce
370 gün önce
377 gün önce
384 gün önce
398 gün önce
405 gün önce
419 gün önce
426 gün önce
433 gün önce
440 gün önce
503 gün önce
524 gün önce
538 gün önce
587 gün önce
607 gün önce
634 gün önce
671 gün önce
685 gün önce
713 gün önce
720 gün önce
727 gün önce
811 gün önce
846 gün önce
937 gün önce
951 gün önce
1021 gün önce
1049 gün önce
1063 gün önce
1119 gün önce
1140 gün önce
1259 gün önce
1266 gün önce
1273 gün önce
1280 gün önce
1287 gün önce
1294 gün önce
1308 gün önce
1322 gün önce
1329 gün önce
1364 gün önce
1378 gün önce
1385 gün önce
1392 gün önce
1434 gün önce
1483 gün önce
1511 gün önce
1546 gün önce
1560 gün önce
1581 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=