Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Başbuğ yine haklı çıktı...

04 Nisan 2016, 10:57

Başbuğ'un on dokuzuncu ölüm yıldönümünü idrak ediyoruz.

 Başbuğ, bir "dava" önderi olarak pek çok şey yapmıştır. Milyonları tek bir ideal uğruna bir araya getirmiş, üç-beş kişilik topluluklarla başladığı uzun yolculuğu milyonların omzunda tamamlamıştır.

 Alparslan Türkeş'in 1944'te başlayan ve olanca hızıyla elli küsur yıl süren Milliyetçiliğe hizmet yıllarının irdelenmesi milliyetçiliğin moda olduğu günümüzde önemli. Bu sayede genç nesil, milliyetçiliğin nereden nereye taşındığını ve milliyetçiliğin "denekler" vasıtasıyla tanımlanan, "milliyetçi liderliğin" anketler tarafından tespit edilen bir şey olmadığını anlayacaktır.

 Veya üç beş röportajla "ispatlanır" bir hâl olmadığını...

 Türkeş ve onun "yoldaşları"nın Türk Milliyetçiliği için yaptığı en önemli şey, Milliyetçiliği yığınlara tanıtması ve benimsetmesidir.

 Türkeş ve Atsız'dan önce de Milliyetçilik vardı. Lakin bu, elit bir entelektüel kesim arasında yaşayan bir düşünce hareketi idi. Türk Milliyetçiliğinin tarihini oluşturan Gökalp ve Akçura gibi isimler büyük "fikri" hizmetler yapmışlardı. Fakat bu düşüncenin halka indirilmesi ve millet tarafından kabul görmesi Alparslan Türkeş ve onun çevresinde kümelenen aydınların uzun gayretleri sonunda gerçekleşmiştir.

 Atatürk'ün Cumhuriyet ideolojisine temel taşı yaptığı milliyetçiliğin, tek parti dönemi uygulamalarına "kılıf" edinmesi sonucu uğradığı "itibar" kaybı yine Türkeş'in liderliği etrafında buluşan bu grubun gayretleri sonucu giderilmiştir.

 Bu uğurda Nihal Atsız, Dündar Taşer, Nejdet Sancar ve ismini sayamadığımız pek çok "fikir ve eylem" adamının gayretleri takdire şayandır.

 

Türkeş'in etrafında öbeklenen bu insanlar deyim yerindeyse, tek parti yönetiminin "salon" ideolojisi haline dönüştürmek istediği Milliyetçiliği bunların elinden kurtarmıştır.

 Türkeş ve arkadaşlarının elli yıl boyunca yaptığı şey budur: Milliyetçiliği millete kazandırmak...

***

Türkeş'in en büyük eseri ise Milliyetçiliğin siyasi temsil noktası olan MHP'dir.

Türkeş'in MHP'yi nereden nereye getirdiğini konuşmaya gerek yok; konunun ilgilileri biliyor. Bugün MHP, Türk siyasi hayatının çınarı, milli birliğin sigortası bir siyasi harekettir.

Daha önce de defalarca yazdığımız gibi MHP, hem Ülkücüler hem de Türk milleti için bir siyasi partiden öte bir kuruluştur. O yüzden MHP'nin ve MHP'lilerin saygınlığı her daim partinin aldığı oy yüzdesinin üzerinde olmuştur.

 MHP'nin ve Ülkücülerin kimsesiz yıllarında dahi devlet ve millet nazarında gördüğü itibar onun ideolojik duruşu ve hiçbir politik menfaate karşı değiştirmediği çizgisi ile alakalıydı.

Bunu anlamayanlar olmadı mı; oldu tabii. Ayrılıp gittiler. Sonra pişman oldular mı?

Bu çizginin "iktidar" getirmeyeceğini, dolayısıyla başka adreslerde "hizmet" etmenin daha mantıklı olduğunu iddia edenler olmadı mı; oldu tabii. Buna önce kendilerini ikna ettiler, sonra Ülkücüleri etmeye çalıştılar. Edebildiler mi?

Görünen o ki Başbuğ yine haklı çıktı.

Düne kadar kurduğu partiyle dalga geçenler, onu Mamak yolunda unutanlar, 80 sonrası bir avuç çilekeş ve (dönemin tabiri ile) "çoluk-çocukla" çıktığı yolda yalnız bırakanlar, tam da çıkış noktasında yüzüstü bırakıp çekip gidenler bugün onun eserinin kapısında tekrar toplaşmış durumda.

"Hiç ölmeyecekmiş gibi" davranan siyasi hareketlerin tarihin çöplüğüne girmesinin ardından MHP'nin birilerinden gördüğü itibara "hayırdır?" demedik mi? Tabii ki dedik...

Lakin siyasi partiler böyledir. Gidenler, pişman olup gelenler olur. Bazı şeyleri "sonradan" fark edenler olur. "Işığı" görenler olur. Bütün bunlar ana kütleye dahil olur ve parti büyür. Tabii ki maşeri vicdan bunları kaydeder, kaydetmelidir.

Bu hareket en çok "kör ölür badem gözlü olur" atasözünü terennüm etmiştir. Türkeş hayattayken ona söylemedik söz, etmedik iş bırakmayanlar, yoluna izine uğramayanlar, ne mutlu bize ki ölümünden sonra sıkı Türkeşçi oluverdiler.

Şairin dediği gibi "olsun gülüm, buna da şükür!"...

Beylik lafları yazmayı çok sevmem, lâkin bütün bu bahsettiklerim, şu günlerde yaşadıklarımız Rahmetli Başbuğ'u tarihin bir kez daha haklı çıkardığının somut nişanesidir.

Mevlâ rahmet eyleye...

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
46 gün önce
53 gün önce
110 gün önce
131 gün önce
138 gün önce
166 gün önce
172 gün önce
179 gün önce
193 gün önce
200 gün önce
214 gün önce
221 gün önce
228 gün önce
236 gün önce
299 gün önce
320 gün önce
333 gün önce
376 gün önce
382 gün önce
403 gün önce
430 gün önce
466 gün önce
481 gün önce
508 gün önce
515 gün önce
522 gün önce
606 gün önce
642 gün önce
732 gün önce
746 gün önce
816 gün önce
844 gün önce
858 gün önce
914 gün önce
1054 gün önce
1062 gün önce
1068 gün önce
1075 gün önce
1082 gün önce
1090 gün önce
1104 gün önce
1117 gün önce
1124 gün önce
1159 gün önce
1174 gün önce
1181 gün önce
1188 gün önce
1229 gün önce
1279 gün önce
1306 gün önce
1342 gün önce
1355 gün önce
1377 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=