Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Bir zamanlar Amerika!

01 Nisan 2016, 11:03

Yakın siyasî tarihimiz galiba bundan sonra ikiye ayrılacak: "Reza Zarrab'ın yakalanmasından önce ve sonra" şeklinde...

Önce 2013 Mayısına dönelim... Dönemin Başbakanı Erdoğan ABD'ye gitmişti... Erdoğan'ın ABD'de ağırlanma biçimi bizim medyaya göre tam bir 'zafer'di... Çok önceleri câmi avlularından, öfkeyle sıkılı yumruklarından tanıdığımız 'mücahitler'imiz destek ve gururla karşılamışlardı bu görüntüleri...

Havuz medyasına göre, bu karşılama ve ağırlama büyüklüğümüzün göstergesiydi ve artık büyük güç olduğumuzun Amerikalılarca da kabul edildiği belgelenmişti...

Neler yazmışlardı neler? Bülent Ecevit'in Clinton karşısındaki fotoğraflarını yayınlayıp dalga geçmişlerdi 'fark bu' diyerek... O kadar memnun olmuşlardı ki 'A tipi protokol'den kibirle şımarıklık karışımı bir ruh hâli kaplamıştı manşetleri... Bizim eskinin anti-Amerikancı İslâmcıları Başbakan Erdoğan'ın 'nadiren uygulanan askerî tören'le karşılanışını öve öve bitiremiyorlardı...

***

O vakit 'İslâmcılığın A tipi sefaleti' başlıklı yazıda şu notu düşmüştüm: "Hele birisinin 'Erdoğan Washington'da A tipi ağırlanırken, Kılıçdaroğlu'na Swoboda'nın randevu bile vermediği'ni kafamıza paslı çivi gibi çakması -mukayese açısından- çok uyarıcı oldu!..

İçim kıpır kıpır... Bu kompleks filan değil, coşku coşku... Nasıl anlatsam, hani havaalanına inen yabancı transferi omuzlarında taşıyan kalabalıklardaki 'sportif iman' gibi... Futbolcu uçaktan inmese, koca uçağı omuzlayıp, E-5 üzerinden tesislere kadar taşıyabilecek bir iman!.. Ya da beklediği 17'lik şarkıcı kendisine bakmayınca feryadı arşı titreten ses!..

Eski tip İslâmcılık meğer 'çocukluk hastalığı'ymış!.. Irak'ta necis postalların altında harabeye dönen evlâd-ı rasul'ün hatıraları artık antik değer bile taşımıyor, hava üssünde 'nadiren uygulanan' askerî tören karşısında... Bir de özenle altı çiziliyor, "Oval Ofis'te baş başa görüştüler" diye... Tabii New York otobüs terminalindeki çay ocağında ayak üstü görüşmemiş olmalarını Erdoğan'ın büyüklüğüne delalet saymalıyız!..

Obama'ya üzerinde Arapça 'Barak Hüseyin Obama' yazılı hat hediye edilmesi oldukça anlamlıydı... Eh hediyeleşmek sünnettir, artık Obama emeklilik günlerinde o hatta bakar bakar, Bağdat, Felluce, Samara günlerini hatırlar, askerlik günlerini yâd eder!.. Keşke parfüme terfi ettikleri için artık kullanmadıkları hacıyağı ve Çarşamba yöresinden cübbe, 'eski gömlek' filan da götürselerdi diye iç geçirmeden edemiyor insan!..

Biz kadirşinas milletiz... Kredi kartına 12 taksitle kalınabilen öğrenci yurdundan bozma bir otelde değil de, 'en özel yabancı konuklara tahsis edilen' Blair House'da misafir edilmiş olmamızın Viyana bozgunundan beri süregelen çekilmemizin bittiği anlamına geldiğini, bunu ABD'nin bile kabul ettiğini biliriz!.. Obama'nın sadece önem verdiği liderlerle basın toplantısı yaptığı 'Rose Garden'ın bize açılmasını 'zafer'imizin tescillenmesi demek olduğunu bir çırpıda anlarız!.. Gerçi 1999'da Ecevitler de Blair House'da ağırlanmıştı ama onlar topu topu iki kişiydi... Şimdiki hanım, çocuklar, torun-tombalak derken neredeyse bir bölük insan ediyor!.."

***

O gün öyleydi... Ve geldik bugüne... Asla sorumsuz muhalifler gibi gülmediğimiz, Türkiye Cumhuriyeti'nin itibarı dolayısıyla ancak üzülerek karşıladığımız görüntülere...

Dün Ecevit'e yapılan nasıl gurur kırıcıysa, bugün Erdoğan'a yapılan da gurur kırıcı... Batı'nın senatolarında, parlamentolarında ve medyasında övüldüğümüzde bunu 'büyüklüğümüzü onların da kabul ettiği'ne yoracak, kötülendiğimizde ise 'gâvur gâvurluğunu yapıyor' türünden değerlendirebilecek kafayı ciddiye almıyoruz elbette... Ama kabul edelim ki uluslararası sistemle entegre biçimde iktidarını sürdüren mevcut yapının hayat alanı gittikçe daralıyor... Çelişki gibi görünse de millîliği tartışmalı bir anlayış, uzunca süre iş birliği yaptığı uluslararası sistem tarafından dışlanıyor...

Bunun Türkiye'ye mâliyeti ne olacak hep birlikte göreceğiz... Zarrab'ın yakalanması, kimine göre 'planlı biçimde teslim olması' bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını gösteriyor... Almanya örneğinde olduğu gibi, yabancı gizli servisler tarafından dinlenmiş, dinlendiği inkâr bile edilmemiş bir devletimiz ve yöneticileri vardı... Belli ki sıkıntılarına yeni sıkıntılar ekleniyor...

Dileriz bu yeni süreçten 'sır güvenliği kalmamış yöneticiler' yüzünden devletimiz zararlı çıkmaz...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
16 gün önce
74 gün önce
90 gün önce
140 gün önce
151 gün önce
156 gün önce
158 gün önce
174 gün önce
179 gün önce
198 gün önce
202 gün önce
233 gün önce
236 gün önce
242 gün önce
277 gün önce
293 gün önce
298 gün önce
307 gün önce
308 gün önce
314 gün önce
322 gün önce
325 gün önce
328 gün önce
342 gün önce
398 gün önce
419 gün önce
434 gün önce
483 gün önce
490 gün önce
493 gün önce
497 gün önce
518 gün önce
553 gün önce
564 gün önce
622 gün önce
665 gün önce
727 gün önce
734 gün önce
741 gün önce
801 gün önce
840 gün önce
847 gün önce
861 gün önce
865 gün önce
871 gün önce
907 gün önce
938 gün önce
952 gün önce
963 gün önce
1057 gün önce
1077 gün önce
1081 gün önce
1095 gün önce
1099 gün önce
1102 gün önce
1124 gün önce
1126 gün önce
1130 gün önce
1148 gün önce
1154 gün önce
1155 gün önce
1165 gün önce
1173 gün önce
1209 gün önce
1226 gün önce
1239 gün önce
1258 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=