Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Hacettepe Cenahında Değişen Bir Şey Yok!

28 Mart 2016, 11:29

Teröristler önce hedef gösterdiler. “Lütfen beğenin”, beğenin ki “bilinirlikleri” artsın diye yazdılar; böylece “faşistler” daha fazla tanınacaklar ve daha fazla teröristin hedefi olabileceklerdi.

Ardından, sosyal medyada hedef gösterilen öğrencilerden biri savcılığa suç duyurusunda bulundu. Emniyet ve üniversite yönetimi için bu suç duyurusunun çok anlamı yoktu. Dolayısıyla ne koruma tedbiri alındı ne de üniversitede güvenlik önlemleri arttırıldı.

Ve nihayet terörist “hedefe” saldırdı: Yine bir öğrenci kantininde, yine birileri kapıları tuttu ve yine onlarca kişi kudurmuş gibi bir öğrencinin başına üşüşerek ve yine satırlarla.

Tanıdık geliyor mu?

Hayır, Fırat Çakıroğlu olayını anlatmıyorum. Aylardır çocuklarımızın “güvenli” eğitim alamadığı Hacettepe Üniversitesi’nde gerçekleşen son olaylardan bahsediyorum.

Tıpkı Fırat’ın şehadetinde olduğu gibi havuz ve sol medya, olayı “karşıt görüşlüler” penceresinden görerek, saldırıyı “sıradanlaştırma” yoluna gitti. Hâlbuki hepimiz biliyoruz ki Hacettepe'de öğrencilere satırlarla saldıran alçaklar, Sur'da, Cizre’de, Nusaybin'de asker ve polis şehit eden eşkıyanın üniversitelerdeki uzantılarıdır. Bu güruha "eşdeğer"miş gibi vatan evlatlarının "karşıt" olarak nitelendirilmesi Ülkücülere hakaret etmenin değişik bir yolu.

Daha geçen hafta yazmıştım "kiminle?" diye. Çözüm sürecinin paydaşları Beytepe tedhişi sonrası yine dil birliği içerisinde, meseleyi sıradanlaştırmak için kolları sıvadılar. Bazı haberleri okuyunca, vücutları “sallama” olarak tabir edilen bıçaklarla ve satırlarla doğranan çocuklara “neden kendinizi o satırların altına attınız!” dememeniz mümkün değildi.

 

Görüldüğü gibi tüm uyarılara, tüm ihtarlara ve yaşanan kötü örneklere rağmen konu Ülkücü çocuklar olunca “tekerrür” eden hadiseler rutinimiz oluyor. Evet, bu olaylar on yıllardır tekerrür ediyor, ölen Ülkücü olunca “eğitim zayiatı” kaleminden sayıldığı için birileri için tedbir gereksiz olabiliyor.

 

Şükürler olsun ki bu kez çocuklar canından olmadı. Garip ama durumumuz bu: 21. YY Türkiye’sinde çocuklarımız Üniversite kampüslerinde ölmediği için şükrediyoruz.

 

**

Hacettepe Üniversitesi'nde yönetim değişti, peki öğrenim özgürlüğü açısından ne değişti? Eskiden de teröristlerin “fink” attığı üniversitede eksik tamamlandı, artık "Ben canlı bombayım aklınızı başınıza alın!" diye dolaşan teröristler de var. 

Bizim öğrenciliğimizde PKK’lı teröristlerin kışın üniversite kampüslerine indiği yazın dağa çıktığı efsane değil herkesin bildiği bir şeydi. Anlaşılan o ki üniversite cephesinde değişen bir şey yok, eskiden bu durumu gizlerlerdi şimdilerde gizleme gereği de duymuyorlar.

Güneydoğu'da PKK temizliği yaptığını iddia eden devletin, onca istihbarat birimine rağmen bunu bilmemesi mümkün mü?

Çocuklarımız aylardır başkentin göbeğinde teröristlerin baskısı altında eğitim görmeye çalışırken kolluk kuvvetlerinin güvenlik sağlamaktan ziyade “sıhhiye” vazifesini ifa etmesi normal mi?

Peki, “yönetim izin vermiyor” gerekçesi ile çocuklarımızın teröristin insafına bırakılması nasıl bir güvenlik politikasının ürünü?

Olayları başlamadan bitirmektense insanlar bıçaklandıktan, darp edildikten sonra müdahale etmek, “bombayı patlatmadığı için tutuklanamayan canlı bomba” misali bir durum değil midir?

 

**

Biz burada meseleyi “sözde” tahlil ederken bu yazıyı okuduğunuz şu saatlerde bazı evlerde insanlar çocuklarını korkuyla okula gönderiyor.

Bazı şehirlerde analar, babalar çocuklarını saatte bir arayarak can güvenliklerini kontrol ediyorlar.

Belki de kimileri çocuklarını kampüsün hemen dışında bekliyor olacak. İnsanların kendi canından önemli tek şeyi çocuklarının canlarıdır.

Çocuklarımızın güvenliğinden sorumlu Devlet ve Rektör bunun farkında mıdır, çok emin değilim.

Buradan kendilerine bir çağrım olacak: Eğer size emanet edilen canları muhafazayı beceremeyecekseniz, “Ben canımı bu memlekete sadaka olarak vermişim!” çağrısı ile kendisini teröristten koruyamayan devletlûya ders veren Oğuzhan kadar yiğit bir şekilde itiraf edin.

Edin ki millet de ona göre tedbirini alsın.

Çünkü bizde bu eşkıyaya verecek ikinci bir Fırat, Hasan yok!

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
30 gün önce
135 gün önce
149 gün önce
197 gün önce
204 gün önce
210 gün önce
260 gün önce
281 gün önce
288 gün önce
316 gün önce
323 gün önce
330 gün önce
344 gün önce
351 gün önce
365 gün önce
372 gün önce
379 gün önce
387 gün önce
449 gün önce
470 gün önce
484 gün önce
526 gün önce
533 gün önce
554 gün önce
580 gün önce
617 gün önce
631 gün önce
659 gün önce
666 gün önce
673 gün önce
757 gün önce
793 gün önce
883 gün önce
897 gün önce
967 gün önce
995 gün önce
1009 gün önce
1065 gün önce
1086 gün önce
1205 gün önce
1213 gün önce
1219 gün önce
1226 gün önce
1233 gün önce
1240 gün önce
1255 gün önce
1268 gün önce
1275 gün önce
1310 gün önce
1324 gün önce
1331 gün önce
1338 gün önce
1380 gün önce
1430 gün önce
1457 gün önce
1493 gün önce
1506 gün önce
1528 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=