Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

"Ajanlarımız Pasifik'te menfaatlerimizi korumuştur"

17 Mart 2016, 10:50

Rainbow Warrior, Greenpeace'e ait bir gemiydi... DGSE, Fransa Gizli Servisi'nin ajanları tarafından 10 Temmuz 1985'te Yeni Zelanda'da Auckland limanı açığında demirliyken bombalanarak batırıldı...

Greenpeace fotoğrafçısı Fernando Pereira'nın da hayatını kaybettiği bu eylemin kimler tarafından yapıldığı önce anlaşılamadı... Daha sonra Yeni Zelanda polisi olayı çözdü... Nükleer denemelerini Güney Pasifik'te yoğunlaştıran Fransa'nın bir tezgâhıydı bu...

Nükleer denemeleri engellemeye çalışan Greenpeace'e karşı Fransızlar 'Gökkuşağı Operasyonu'na karar vermişlerdi... Bu amaçla görevlendirilen İsviçre pasaportlu bir manga ajandan ikisi gemiyi batırıp işlerini bitirdikten sonra kaçmak üzereyken havaalanında yakalandı...

Olayın iç yüzü ortaya çıkınca Fransız devleti zora düştü... Başbakan Laurent Fabius, ajanların emirle hareket ettiklerini itiraf etmek zorunda kaldı... Fransa, hem Greenpeace'e, hem de ölen fotoğrafçının ailesine tazminat ödemeyi kabul etti... Fransız ajanlarının kendi pasaportlarını taşımasına öfkelenen İsviçre'nin tepkisini dindirmek için dönemin Cumhurbaşkanı Mitterrand bu ülkeye gitti ve özür diledi...

Mitterrand'ın olayı öğrenir öğrenmez, "Ajanlarımız Pasifik'te menfaatlerimizi korumuştur. Yaptıkları iş değil, beceriksizlikleri beni kızdırıyor" dediği rivayetler arasındadır...

***

Fransızlar konuyu burada kapatmadılar... İşi bitirdikten sonra yakayı ele veren iki ajanı Dominique Prieur ile Alan Mafart tutukludur ve şimdi onların kurtarılması lâzımdır... Topraklarını ve denizlerini nükleer denemelerden uzak tutmak isteyen Yeni Zelanda üzerinde derhal ekonomik baskıya başladılar... Bu ülkeyle ticaret yapan diğer AB üyelerini de yanlarına alarak, Yeni Zelanda devletini köşeye sıkıştırdılar...

Başta tereyağı olmak üzere, Fransa ve AB üyelerine yönelik ihracatı durma noktasına gelen Yeni Zelanda'nın direnci kırıldı ve Fransa'yla anlaşmak zorunda kaldı... Ayak bastıklarında Fransa'da törenlerle karşılanacak olan ajanlar serbest bırakıldı...

***

Fransa ve Türkiye... Birisi yarım yüzyıl önce Sahra Çölü'nde başlattığı nükleer denemeleri, daha sonra topraklarından on binlerce kilometre uzakta, Güney Pasifik'te sürdürmek isterken karşı çıkan barışçıl eylemcilere ne yaptı? Bu insanlık suçunu işleyen ajanlarına nasıl sahip çıktı? Diğeri ise vatan topraklarını yani kendi egemenlik alanını savunurken, içeriden ve dışarıdan hangi engel ve suçlamalarla karşı karşıya kaldı? 

Fransa ve Türkiye... Birisi emperyal amaçlarla, silahsız insanları katletti... Diğeri, kendi vatan topraklarını terörizme karşı korurken aciz hale düşürüldü, eli kolu bağlandı... Birinin ajanları suçu işledikten sonra kendi ülkelerinde mesleklerine devam ettiler... Sonrasını Greenpeace'ten aktaralım: Prieur ve Mafart'ın Paris'e ulaşmaları kutlandı. Kısa bir süre sonra terfi aldılar ve 1990 yılında devlet üstün hizmet madalyasıyla ödüllendirildiler. Harekâtı karadan organize eden ve saldırıya dahiliyetine dair hiçbir ceza almayan Louis-Pierre Dillais 1993 senesinde istihbarat servisi koordinatörü ve Savunma Bakanı'nın kişisel danışmanı oldu. Ölümcül saldırıdan on sene sonra "Opération satanique"in başkomutanı General Jean-Claude Lesquer "Grand Officer de la Légion d'Honneur" oldu ve böylece ülkenin en yüksek dereceli ikinci takdirnamesi ile ödüllendirildi...

Bizde ise terörle mücadele edenler, faili meçhullerle, asit kuyularıyla, insan hakları ihlalleriyle kendi devletlerini yönetenlerce suçlandılar... Psikolojik harekâtla sindirildiler, özgüven bunalımına ve yargılanma korkusuna itildiler...

Teröriste 'terörist' demenin neredeyse suç sayıldığı, buna karşılık terörle mücadele edenlerin 'suçlu' gibi sunulmaya çalışıldığı utanç günlerinden geçtik... Valilere 'operasyon yapmayın' talimatlarının verildiğini ve teröristler rahatça gitsinler diye bütün kameraların körleştirileceğini marifetmiş gibi manşet yapan taze gazeteleri unutmadık henüz... İşte bugün bu akıl almaz sürecin bedellerini ödüyoruz...

Oyunun kurallarını 'galip'lerin koyduğu ve istedikleri zaman değiştirdikleri bir dünyada yaşıyoruz diye kimse bizi aptal yerine koymamalı, koyamamalı... Devlet, devlet gibi olm

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
ry
673 gün önce
sayın hocam çok haklısınız da millet bunlara oy veriyor
Yazarın Diğer Yazıları
61 gün önce
92 gün önce
95 gün önce
116 gün önce
120 gün önce
121 gün önce
134 gün önce
141 gün önce
145 gün önce
165 gün önce
242 gün önce
249 gün önce
253 gün önce
260 gün önce
289 gün önce
296 gün önce
302 gün önce
337 gün önce
352 gün önce
389 gün önce
391 gün önce
424 gün önce
450 gün önce
468 gün önce
482 gün önce
491 gün önce
496 gün önce
498 gün önce
547 gün önce
559 gün önce
563 gün önce
566 gün önce
582 gün önce
587 gün önce
606 gün önce
610 gün önce
641 gün önce
643 gün önce
650 gün önce
659 gün önce
685 gün önce
701 gün önce
706 gün önce
715 gün önce
716 gün önce
721 gün önce
730 gün önce
733 gün önce
736 gün önce
750 gün önce
806 gün önce
827 gün önce
842 gün önce
891 gün önce
898 gün önce
901 gün önce
904 gün önce
925 gün önce
961 gün önce
972 gün önce
1030 gün önce
1073 gün önce
1076 gün önce
1098 gün önce
1135 gün önce
1142 gün önce
1149 gün önce
1206 gün önce
1209 gün önce
1248 gün önce
1255 gün önce
1262 gün önce
1269 gün önce
1273 gün önce
1279 gün önce
1314 gün önce
1335 gün önce
1345 gün önce
1359 gün önce
1370 gün önce
1394 gün önce
1465 gün önce
1485 gün önce
1489 gün önce
1503 gün önce
1507 gün önce
1510 gün önce
1531 gün önce
1534 gün önce
1538 gün önce
1555 gün önce
1562 gün önce
1563 gün önce
1573 gün önce
1580 gün önce
1616 gün önce
1633 gün önce
1647 gün önce
1665 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=