Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Varsa devleti arıyoruz

15 Mart 2016, 00:18

Eğer seni yakan teröristin bu topraklarda taziyesi gerçekleşiyorsa, o taziye çadırı teröristin değil, 'devletin taziye çadırı'dır... Arkasından ağlanması gereken bir varlık varsa, o da devlettir...

Türk devletini yönetenler, güvenlik eksenli politikaları, vatan kavramından nasipsiz bir avuç sözde 'aydın'ın kirli ağızlarından dökülen 'demokrasi'ye ve sözde 'din kardeşliği'ne feda ettikçe, esas hendekleri, devletimizin ve geleceğimizin önüne kendi elleriyle kazmış oldular...

Hangi demokrasi, hangi din kardeşliği? Paris'te sokağa tank inince demokrasiye bir halel gelmiş olmuyor da, bizde yıllarca "90'lara mı dönüyoruz, aslaaa" nakaratları gözümüzün içine sokulabiliyor!..

Din kardeşliği!.. Cennetle müjdelenmiş sahabenin bile birbirine kılıç çektiği dünyada, din kardeşliği bir yere kadar önemliydi ama her meselenin çözümü gibi görülmek istendiğinde tam bir ütopya değil miydi?

Demokrasi!.. ABD'de bir senatör, El Kaide militanının yasını tutsun bakalım tutabiliyor mu? Ya da Fransa'da herhangi bir bölgenin belediyeleri, bütün ihaleleri, bütün kamu imkânlarını IŞİD'e akıtsın, hatta belediye araçlarıyla terörist kamplarına yemek taşısın, bakalım böyle bir belediyenin tozu kalıyor mu?

Onlar devletse biz neyiz? Biz devletsek onlar ne? Geçmişteki Roj ve Med televizyonları gibi yığınla kanal oldu evlerimize terörizmin propagandasını sokan... Cizre'de, Sur'da, Silvan'da olanı biteni çarpıtıp, dünyaya Türkiye'yi jurnalleyen... Bunlar bizim uydumuzdan yayın yapıyor... En kahredici olan ise program aralarında 'kamu spotları' yayınlanıyor... Bu rezalete imza atacak yeryüzünde ikinci bir rejim var mı?

***

Biz dünyayla bilimde, sanatta, sporda, kültürde rekabet edemedik... Ama onları fersah fersah geçtiğimiz bir alan var... O da 'aydın alçaklığı'... Dünyanın kendi değerlerine en yabancı, devletine en soğuk, milletine karşı en kahpe 'kalifiye aydınlar' bizden çıktı...

Millete suikastlarda hep sessiz kalırken, bir terörist cezaevinde 'sahte açlık grevi' yaparken ortalığı ayağa kaldırdılar... Bir şehit çocuğunun başını okşamadılar ama yaptıklarıyla ideolojik yakınlıkla namluları okşadılar... En şerefsiz olanları teröristleri 'özgürlük savaşçısı, devrimci' gibi görürken, nispeten daha az şerefsiz olanlar devlet ve terör örgütünden söz ederken 'iki taraf'tan deyip durdular...

Bunların akademisyen olanları devletten maaş, proje bedeli, yurt dışındaysa eğer, burslar alıyorlar... Düşünebiliyor musunuz, Türkiye Cumhuriyeti topraklarına, ince bir teknikle, önce gözlemci, sonra Kızılhaç, ardından uluslararası 'barış gücü' sokmanın altyapısı hazırlanıyor... Bunu yapanlar bu devletin hâlâ unvanlarını kullanıyorlar ve maaş alıyorlar!..

Devletin fonlarından beslenen mâlûm sanatçılar, aydınlar, akademisyenler... Teröre karşı tıpkı İspanya/Madrid örneğinde olduğu gibi 'amasız'  bir cümle kurup, topyekûn bir yürüyüş düzenlemeyi aklına getirebilen bir tek namuslu var mı içlerinde?

Esas problem onların ne yaptığı değil, problem devleti yönetenlerin ne yaptığı elbette... Meselâ meşhur âkiller bir araya getirilip teröre karşı ortak bir metne imza attırılabilir mi? Metinleri yere batsın... Mesele şu: 'Çözüm sürecini halka pazarlasın' diye sahaya sürdüğünüz bu kişilerin içinde PKK'nın aleyhine bir metne imza atamayacak olan onlarca kişi var... Bunları bulup milletin karşısına 'ümit' olarak çıkaran kafalar, bu ülkeye ne kadar hizmet edebilir? Aynı kafa bundan sonra terörizmi kazıyabilir mi?

***

Biz devletimizi arıyoruz, gittikçe flulaşan devletimizi... İstihbaratı itfaiye teşkilatından bile zayıf hale gelmiş, sır güvenliği kalmamış bir yapıyı değil, bu zorlu coğrafyada tutunmanın şartlarını bilen ve uygulayan devletimizi...

Bu artık bir 'bekâ kavgası'dır ve bu kavgayı beyninde 'bekâ sevdası' olanlar yürütebilir... Önceliği bu olmayanlar, ancak her patlama sonrasında "Patlama Ankara'da meydana geldi" türünden kısık sesle ajansçılık oynayabilirler...

'Koltukların bekâsı', üzerine titrediğimiz 'devletin bekâsı'ndan daha önemli olunca ne istifa geliyor, ne görevden alma, ne de utanma duygusu... Oslo'da ifade edildiği gibi 'şehirlere yığılan ve bildiğimiz patlayıcılar' patlıyor...

'Baldıran'ın tabii sonucu bunlar!.. Onun için, varsa devleti arıyoruz, devleti...

İnanıyorum... Bir gün Türkçe bilen bir İçişleri Bakanı'mız olacak... Ne dediğini kendisi bilecek, biz de ne dediğini anlayacağız...

Gelecekten ümitliyim... "Kimse bizim gücümüzü test etmeye kalkmasın" lâfı komik karşılanmayacak bir Başbakanımız olacak... Konuştuğunda sinirli bir şekilde gülmeyeceğiz, gurur duyacağız...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
10 gün önce
24 gün önce
61 gün önce
64 gün önce
97 gün önce
122 gün önce
140 gün önce
154 gün önce
164 gün önce
168 gün önce
170 gün önce
220 gün önce
231 gün önce
236 gün önce
239 gün önce
254 gün önce
260 gün önce
278 gün önce
282 gün önce
314 gün önce
316 gün önce
322 gün önce
331 gün önce
357 gün önce
373 gün önce
378 gün önce
387 gün önce
388 gün önce
394 gün önce
402 gün önce
406 gün önce
408 gün önce
423 gün önce
479 gün önce
500 gün önce
514 gün önce
563 gün önce
571 gün önce
573 gün önce
577 gün önce
598 gün önce
634 gün önce
644 gün önce
703 gün önce
745 gün önce
808 gün önce
814 gün önce
822 gün önce
881 gün önce
920 gün önce
927 gün önce
941 gün önce
945 gün önce
951 gün önce
987 gün önce
1007 gün önce
1018 gün önce
1032 gün önce
1043 gün önce
1067 gün önce
1138 gün önce
1157 gün önce
1161 gün önce
1175 gün önce
1179 gün önce
1183 gün önce
1204 gün önce
1206 gün önce
1210 gün önce
1228 gün önce
1235 gün önce
1236 gün önce
1245 gün önce
1253 gün önce
1289 gün önce
1306 gün önce
1320 gün önce
1338 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=