Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Gece Uyumadan, Gündüz Oturmadan...

14 Mart 2016, 00:36

Geçtiğimiz Cuma günü Koray Aydın’ı takip etmek için Kayseri’de idim. Aydın’ı karşılamaya gelen yüzlerce aracın oluşturduğu konvoy sebebi ile toplantının yapılacağı salona ancak iki saatte ulaşabildik.

Her şeye rağmen engellenemeyen bu coşku, Ülkücü kalabalıkların hareketin kaderini değiştirmeye yönelik insiyatif aldığının göstergesi. 2012 kongre sürecini de takip eden biri olarak “değişim” talebinin 2012 şartlarına göre daha geniş bir zemin bulduğunu ifade etmek isterim. Bunda MHP yönetiminin tabandan gelen tepkileri dikkate almayan yönetim tarzının yanında, parti içi muhalefetin çok adaylı bir sürece girmesinin de etkisi var.

2009 ve 2012’de Koray Aydın parti içi muhalefeti tek başına domine ediyordu. Eğer 2012’de küçük bir destek daha alabilseydi başarıya da ulaşacaktı. Başarılı olsaydı MHP bugün, en azından hükümet ortağı olarak icranın bir parçası olabilirdi. Bugün muhalefetin çok adaylı bir görüntü arz etmesi sanılanın aksine, “değişim” sürecini güçlendirecek bir faktör. Aydın bu durumun bir “zenginlik” olduğunu ve parti içi demokrasiye “katkı” sağlayacağını Kayseri’de de dile getirdi.

Koray Aydın daha önceki ziyaretlerinde olduğu gibi Kayseri’de de şu noktaya dikkat çekti: ”Genel Başkan değişince her şeyin düzeleceğini zannetmeyin!”. O’nun “değişim”den kastettiği şey salt Genel Başkanlık makamının değişimine dair değil. Daha kapsamlı bir projeden bahsediyor.

Bunu da şu şekilde formüle ediyor:

Önce ideolojik “öze” dönüş: Türk-İslam Ülküsü’nü “kabuk” bir kavram olmaktan kurtarıp ete kemiğe büründürmek, hareketin kaybettiği “mukaddesatçı” köklerini tekrar keşfetmek.

Sonra ülkeyi ve dünyayı doğru okuyacak bir siyasi vizyon: Bunu oluşturmak için tecrübeden ve entelektüel birikimden istifade etmeyi becerecek bir yönetim anlayışı.

Üçüncü ve olmazsa olmaz: Siyasi başarılar için yukarıdan aşağıya değil, aşağıdan yukarıya bir teşkilatlanma yapısı. Üyelikleri kısıtlamayan, seçimlerini şeffaf ve demokratik bir şekilde yapan, bu seçim sistemine kadın ve gençlik kollarını dahil eden, adaylarını kendisi belirleyen bir teşkilatlanma modeli.

Dördüncü olarak “millete ulaşma” meselesi: Sokağın nabzını tutabilen, milletin değerleri ile sadece “barışık” değil “hemhâl” olan bir siyaset tarzına geçiş.

Ve nihayet hareketin eksikliğini alabildiğine hissettiği “medya”: Siyasi hareketin büyüklüğüne eşdeğer bir medya organizasyonu. Aydın, medya organizasyonunun ilk ayağında “en az 100 bin satacak” bir gazete hayalini dile getiriyor.

Tüm bunların gerçekleşmesi tabii ki zor olacak.  O yüzden “sabah namazı ile başlayacağız” ve “gece uyumadan gündüz oturmadan çalışacağız” diyerek herkesi bu kutlu uğraşa katkı vermeye davet ediyor.

**

SEVGİLİ GÜNLÜK

“Ülkücüler günlük tutar mı?” demeyiniz, yeni nesil tutuyor. “Başkan yanılmaz, yanılsa da söylenmez!” düsturu ile yetiştirdiğimiz dördüncü kuşak Ülkücüler biz büyüklerine söyleyemediklerini günlüklere dökmekten başka ne yapabilirlerdi ki?

İşte sosyal medyada rastladığım bir günlükten birkaç satır:

“5 Haziran 2002; sevgili günlük meclisin en büyük grubu olduk, ancak liderimiz erken seçim istedi.
3 Kasım 2002; sevgili günlük bugün hüzünlüyüm, partim baraj altı kaldı.
28 Mart 2004; sevgili günlük bugün yerel seçimler vardı, MHP hiç bir Büyükşehri kazanamadı.
22 Temmuz 2007; sevgili günlük MHP bu seçimde de iktidar olamadı.
30 Mart 2009; sevgili günlük bugünkü yerel seçimlerde 3 büyük şehre yine özlem içinde baktım.
30 Mart 2014; sevgili günlük bugünkü yerel seçimlerde elde avuçtakini de kaybettik, İstanbul'da %4, Ankara'da %7'de kaldık.
10 Ağustos 2014; sevgili günlük Cumhurbaşkanlığı seçimini de kaybettik.
7 Haziran 2015; sevgili günlük bu seferde oldu galiba! Ama bir saniye liderimiz erken seçim istedi, bekleyelim.
3 Kasım 2015; sevgili günlük ben yazmaktan sen tutmaktan bıkmadın...”

Evet günlüğün sahibi kardeşimiz Afşin Hatipoğlu, şu on satırda Ülkücü kalabalıkların onbeş yılda yaşadığı hayal kırıklıklarını, anlam veremedikleri hadiseleri kısa ve öz bir şekilde dile getirmiş.

Diyecek bir şey bırakmamış…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
11 gün önce
18 gün önce
75 gün önce
96 gün önce
103 gün önce
131 gün önce
137 gün önce
144 gün önce
158 gün önce
165 gün önce
179 gün önce
186 gün önce
193 gün önce
201 gün önce
264 gün önce
285 gün önce
298 gün önce
341 gün önce
347 gün önce
368 gün önce
395 gün önce
431 gün önce
446 gün önce
473 gün önce
480 gün önce
487 gün önce
571 gün önce
607 gün önce
698 gün önce
711 gün önce
781 gün önce
809 gün önce
823 gün önce
879 gün önce
1019 gün önce
1027 gün önce
1033 gün önce
1040 gün önce
1047 gün önce
1055 gün önce
1069 gün önce
1082 gün önce
1089 gün önce
1124 gün önce
1139 gün önce
1146 gün önce
1153 gün önce
1194 gün önce
1244 gün önce
1271 gün önce
1307 gün önce
1320 gün önce
1342 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=