Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

Davutoğlu'ndan Erdoğan'a "asker ikna olmuyor" çıkışı...

03 Mart 2016, 00:29

Azz sonra aktaracağım sağlam Ankara siyasi kulislerinin daha iyi analiz edilebilmesi için son 13 gün içinde gündemin en sıcak ana başlıklarını kısaca hatırlatmakta fayda var;

19 Şubat Cuma: R. Erdoğan-Obama telefon görüşmesi. 1 saat 20 dakika sürdüğü bildirildi. Telefon görüşmesi sonrasında Külliye ve Beyaz Saray'dan yapılan açıklamalarda özellikle Suriye ve YPG konusunda farklılıklar göze çarptı.

22 Şubat Pazartesi: 1 Kasım seçimlerinin ardından sarayda R.Erdoğan Başkanlığında Bakanlar Kurulu toplandı. 9 saat sürdü.

24 Şubat Çarşamba: "Başbakan" Ahmet Davutoğlu, Artvin heyetini kabul etti. Cerattepe ile ilgili sürecin mahkeme karar verene kadar durdurulduğunu açıkladı.

25 Şubat Perşembe: Saat 17.30 sularında Anayasa Mahkemesi'nin gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül hakkında verdiği hak ihlali kararı duyuldu.

Saat 20 civarında "Başbakan" Ahmet Davutoğlu, devlet günü görüşmeleri kapsamında R. Erdoğan ile görüşmek üzere saraya gitti.

27 Şubat Cumartesi: R. Erdoğan, Ensar Vakfı'nda yaptığı konuşmada  Cerattepe olayına değindi. Başbakan'ın aldığı karar ortadayken "yavru Geziciler" çıkışını yaptı.

28 Şubat Pazar: R.Erdoğan, Batı Afrika yolculuğuna çıkmadan önce Anayasa Mahkemesi'nin gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül için verdiği karar hakkında, "kararı tanımıyorum. Saygı da duymuyorum" dedi.

Şu çok çok özet başlıklara baktığınızda dahi Ankara'da tansiyonun ne kadar yüksek olduğu ortada. AKP ise sinir krizi nöbetleri geçiriyor.

Kısa, takvim sıralamamıza sadık kalalım...

19 Şubat Cuma günü gerçekleşen ve saray kaynaklarından "büyük zafer" havasıyla servis edilen bilgilendirme notları çok çabuk boşa çıkmıştı. Beyaz  Saray'dan görüşme sonrası hemen yapılan açıklamada ve sözcülerin daha sonraki açıklamaları Erdoğan kaynaklarını her zamanki gibi darda bıraktı. Kısacası Obama, Erdoğan'a ne hak ne de onay vermişti. Dışişleri Bakanlığı  koridorları da Ahmet Davutoğlu, R.Erdoğan "uluslar arası rekabeti" ve "çekişmesi"nden dolayı zor günler geçiriyor. Deneyimli diplomatlar saç baş yoluyor diyebilirim. YENİÇAĞ'a bilgi veren Dışişleri kaynakları Erdoğan-Obama görüşmesi hakkında olumlu bir tablo çizmedi. "Ağır" bir görüşme olduğunu söylediler. Obama'nın zaman zaman diplomatik nezaket dışına çıkan sözlerine işaret ettiler.

22 Şubat Pazartesi günü sarayda yapılan ve 9 saat süren Bakanlar Kurulu toplantısına gelince...

Gerginlik had safhadaydı. Gündemi dış politika gibi gösterilse de daha çok içe dönük tartışmalar yaşandı;

1) Suriye başta olmak üzere dış politikada yükselen aykırı sesler.

2) Öze dönüşçülerin çıkışlarında hükümet kanadının sessiz kalması.

AKP'nin üst katlarında konuşulanlara göre;

Sarayda gerçekleşen toplantıda Erdoğan, PYD/YPG konusunda hükümet kanadının yeterli çalışma yapmamasına kızdı. Erdoğan'ın: "Ben adamlara (ABD) her şeyi söylüyorum. Onlar bana 'Mr. Erdoğan somut delil gösterin' diyorlar. Siz yeteri kadar çalışma yapmıyorsunuz. Hazırladığınız dosyalar yetersiz.  Beni yalnız bırakıyor yeteri kadar destek vermiyorsunuz" diye çıkıştığı ileri sürülüyor. Erdoğan'a yakın Bakanlar da bu sözlere destek vermiş. Erdoğan, Mısır ile ilişkiler konusunda Bakanlar düzeyinde değil Başbakan düzeyinde görüşmeler yapılmasını isteyince ortalık iyice gerilmiş. Davutoğlu, Erdoğan'ın bu isteğine "Mısır ile Başbakan düzeyinde yapılacak görüşmeler AKP kimliğine zarar verir. Tabanda büyük rahatsızlık  yaratır" diye karşı çıkmış. Bakanlar Kurulu'nun tek sıcak muhabbetli (!) bölümü ise İsrail ile ilişkiler konusunda yaşanmış. Erdoğan da Davutoğlu da  İsrail ile ilişkilerin ilerletilmesi konusunda beyanlarda bulunmuş. Davutoğlu, "Batı'yla ilişkileri geliştirirsek, İsrail ile de otomatik olarak gelişir" demiş. Mısır konusunun aksine İsrail konusu havayı yumuşatmış. Toplantıda, parti ve Cumhurbaşkanlığı arasında tek seslilik olmasına tekrar tekrar vurgu yapmış R.Erdoğan. Bu konuda Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık arasında iki farklı görüntü verilmemesini üstüne basa basa anlatmış. "Eşgüdüm halinde çalışılması, kamuoyunda yanlış anlaşmalara neden olunmaması gerekliliği" bazı Bakanlar tarafından da vurgulanmış..

24 Şubat Ahmet Davutoğlu'nun Cerattepe hamlesi ve 25 Şubat AYM kararı ardından buz gibi ortamda gerçekleşen Devlet görüşmesi hakkında da şok bilgilere ulaştık. Saray ve AKP kaynaklarından karşılıklı teyit edebildiğimiz  hususları şöyle özetleyebiliriz;

25 Şubat Perşembe günü akşamının ilerleyen saatlerinde gerçekleşen  görüşmede, Erdoğan, Davutoğlu'na "Artvin konusuna karışmamasını istediğini" kararlı bir şekilde vurguluyor. AYM'nin Can Dündar ve Erdem Gül konusunda verdiği karar hakkında "parti içinde tek seslilik olacak" talimatını veriyor. Görüşmenin en kritik anı ise; "Suriye konusunda İslam ordusu arkamızda onlarla beraber Suriye'de istediğimiz adımları atarız" diyen Erdoğan'a Davutoğlu, "BM ve NATO kararı olmadan Suriye'de adım atamayız, asker ikna olmuyor"u anlatıyor. Görüşmede AKP'deki muhalif hareket tekrar gündeme geliyor. "Beni yalnız bırakıyorsunuz. Hükümetten yeterli açıklama gelmiyor" diyen Erdoğan'a Davutoğlu, "bu konuyu biz eleştirirsek partide kriz havası oluşur" şeklinde cevap vererek işi kurtarmaya çalışmış. Erdoğan daha da hiddetleniyor; Davutoğlu'na "Ali Babacan ile ekonomiyi yürütmeye çalışıyorsun" hatırlatmasında bulunuyor. Şu işe bakın!.. Ahmet Hoca da Maliyede "Perinçek kadrolaşmasından" bazı  bürokratların duyduğu rahatsızlığı aktarıyor.

Değerli YENİÇAĞ okurlarını bilgilendirmede eksik bırakmayalım...

Bu aralar, saraydaki Abdullah Gül-R.Erdoğan zirvesinin içeriği tekrar ısıtıldığı için ucundan azıcık gün yüzü görmemiş bir anekdotu aktaralım;

Siz büyüye inanır mısınız?..

İkili arasında geçtiği ileri sürülen "büyülü" diyalog akıllara durgunluk verici türden.

Şimdilik, bu kadarını not edin lütfen. Ülke normalleşirse yazabilmek umuduyla!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
serdar
321 gün önce
Bakanlar kurulunun sıkıştığında israille ilişkileri genişletelim çağrısı bana tuhaf geldi.
şimdi bakanların israille ilişkileri genişletmesinden maksat abd yi hiçe sayıp burada kontrolü kendi elinde tutmak istemesi olabilir. Yani arkadaş sen abd yi aradan kaldır biz senin tüm istediklerini yerine getirelim diyeceklerdir herhalde.
Ya da bu bakanlar kurulunun içindeki bakanların çoğu direkt israil merkezli çalışıyorlar ve erdoğan üzerinde baskı uyguluyorlar. cemil çiçek, hüseyin çelik, davutoğlu, bülent arınç ve dışarıdan abdullah gül gibi isimler...
Yazarın Diğer Yazıları
21 gün önce
36 gün önce
56 gün önce
64 gün önce
93 gün önce
99 gün önce
113 gün önce
131 gün önce
139 gün önce
154 gün önce
167 gün önce
169 gün önce
172 gün önce
182 gün önce
200 gün önce
216 gün önce
238 gün önce
243 gün önce
244 gün önce
267 gün önce
282 gün önce
283 gün önce
312 gün önce
322 gün önce
385 gün önce
405 gün önce
406 gün önce
411 gün önce
428 gün önce
440 gün önce
461 gün önce
469 gün önce
470 gün önce
472 gün önce
484 gün önce
505 gün önce
538 gün önce
548 gün önce
555 gün önce
565 gün önce
573 gün önce
582 gün önce
605 gün önce
609 gün önce
610 gün önce
622 gün önce
624 gün önce
626 gün önce
632 gün önce
637 gün önce
639 gün önce
673 gün önce
684 gün önce
757 gün önce
798 gün önce
838 gün önce
878 gün önce
881 gün önce
883 gün önce
891 gün önce
931 gün önce
938 gün önce
967 gün önce
992 gün önce
1005 gün önce
1007 gün önce
1026 gün önce
1033 gün önce
1040 gün önce
1043 gün önce
1045 gün önce
1047 gün önce
1054 gün önce
1056 gün önce
1067 gün önce
1075 gün önce
1077 gün önce
1078 gün önce
1086 gün önce
1093 gün önce
1100 gün önce
1107 gün önce
1109 gün önce
1114 gün önce
1116 gün önce
1119 gün önce
1120 gün önce
1130 gün önce
1138 gün önce
1151 gün önce
1206 gün önce
1209 gün önce
1222 gün önce
1231 gün önce
1238 gün önce
1245 gün önce
1247 gün önce
1261 gün önce
1281 gün önce
1287 gün önce
1306 gün önce
1311 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=