Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Kapata kapata büyümek!

22 Şubat 2016, 00:42

Ne olurdu MHP'yi yönetenler, seçmenler arasında kadın-erkek makası en açık partinin kendi partileri olduğunu merak etselerdi? Son seçimlere göre erkek seçmenler arasında oy yüzdesi yüzde 14.9 görünürken, kadın seçmenler arasındaki oy yüzdesi yüzde 9.3... Diğer partilerde cinsiyetler arasında böyle uçurum yok... Teşkilat kapatmak gibi öncelik varken buna kafa yormak olmazdı değil mi?

Area firmasının araştırmasına göre, yaş grupları baz alındığında MHP en yüksek oy oranına 18-24 yaş arasında ulaşmış... Bu gruptaki oy oranı yüzde 19.7... Yaş yükseldikçe oy oranları düzenli bir biçimde düşüyor... 65 yaş üstüne geldiğinde ise ancak yüzde 6.3 seviyesini tutturabiliyor... Ne olurdu MHP'yi yönetenler, ilk gençlik heyecanı atlatıldıktan sonraki yaşlarda oyların neden gerilediğini analiz etmeye çalışsalardı? 'Parti içi iktidarı elde tutma' hedefi her şeyden daha önemli olduğu için mi bu konulara vakit ayrılmazdı?

Söz konusu araştırmada seçmenin yüzde 71.6'sı kendisini tanımlayan kimliklerden birisi olarak 'milliyetçi'yi, yüzde 18.9'u ise 'ülkücü'yü işaretliyor... Garabet partiler arasında dağılımda başlıyor... AKP seçmeninin yüzde 51.3 kendisini aynı zamanda 'milliyetçi' olarak tanımlıyor... Hatta hatırı sayılır bir kısmı da 'ülkücü'... Ne olurdu MHP'yi yönetenler, millî varlığımız tarihindeki en yüksek riske maruzken bile, bunun sorumlularının hâlâ  'milliyetçiler'den bu denli oy devşirmesine odaklanıp, çözüm arayışına girselerdi? 'Muhalif veya hain' tehlikesi bunlardan daha tehlikeli görüldüğü için mi?

***

İnsanlar görmek isterlerdi MHP yönetimini Kocatepe'den sekiz şehit cenazesi kaldırılırken... Duymak isterlerdi partinin geleceğiyle ilgili düşündüklerini, varsa projelerini... Ayak sesleri daha da şiddetlenen 'Başkanlık sistemi' ve 'çift turlu-dar bölgeli' seçim sistemi hakkındaki tedbirlerini...

Haksız da sayılmaz insanlar, eğer Türkiye'de yapısal değişikliklere gidilecekse, bu ancak 'milliyetçi seçmenin onayı'yla olur... MHP'nin 'inandırıcılık kapasitesi', yapısal değişikliklerin önünü açacak veya tıkayacak... Pozisyon bu denli kritikken, partinin öncelikleri neler?

Teşkilat kapatmak mı? Kırgınlıklara, küskünlüklere yenilerini eklemek mi? İktidar partisi, siyasî amaçları uğruna, mazisi kendisine değil eleştiri, doğrudan hakaretle geçmiş tipleri partisine doldururken ve onlara makam dağıtırken, vehimlerde dolu bir atmosferde kendi insanını kıra kıra aslında kendi sonunu hazırladığını fark etmemek mi?

***

Ülke tarihinin en önemli virajlarında savrulurken milliyetçilerin hapsedildiği gündeme bakın!.. Karamsarlığa düşmüş gönülleri açmayı değil, teşkilatları kapamayı konuşuyorlar... Yapılanı değil, yıkılanı, taş üstüne taş konulmasını değil, var olana kırılmasını tartışıyorlar... 'Nasıl iktidar oluruz?' sorusuna değil, "Mahkemedeki kurultay toplama dâvâsına Saray müdahale eder mi?" sorusuna odaklanıyorlar... Ve ne yazık ki etmesi için beklenti içinde olanlar bile var...

Doğu Bloku yıkılırken iyice pekişen "21. Asır Türk asrı olacak" hayali, içinde bulunduğumuz asırda Türkiye Cumhuriyeti'nin bekâ problemiyle takas edilmeye yüz tutmuşken, Türk milliyetçiliğinin düştüğü durum gerçekten izahı zor bir durum...

Milliyetçiler şu anki Türkiye denkleminin siyasetteki en pasif oyuncuları... 'Muktedir' desen değiller, 'müdahil' desen değiller, 'murakıp' desen değiller, sadece 'muzdarip' görünmek de yetmiyor... Peki milliyetçiliği bu dramatik pozisyondan çekip çıkarması gerekenler ne yapıyor, işte problem tam da burada...

Şu durumdayken bile elindeki yetkiyi kendi insanını kırmak ve onun teşkilatlarını kapamakta arayan bir anlayış, seçmenin içindeki en büyük grup olan milliyetçileri ve sonra da diğer seçmen gruplarını kucaklayabilir mi? Bırakalım başkalarını, kendi insanına gelecekle ilgili ümit vaat edebilir mi? Seçimlerin oluşturduğu moral bozukluğunu, gelecek endişesini ve 1 Kasım'da ortaya çıkan travmayı atlatabilir mi?

Bütün bu 'şerler'den bir tek 'hayır' çıkıyor... O da 'değişim'in nasıl da hayatî bir ihtiyaç olduğunu belgeliyor...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
41 gün önce
56 gün önce
92 gün önce
95 gün önce
128 gün önce
154 gün önce
171 gün önce
186 gün önce
195 gün önce
199 gün önce
201 gün önce
251 gün önce
262 gün önce
267 gün önce
270 gün önce
285 gün önce
291 gün önce
310 gün önce
313 gün önce
345 gün önce
347 gün önce
354 gün önce
363 gün önce
388 gün önce
405 gün önce
409 gün önce
419 gün önce
420 gün önce
425 gün önce
433 gün önce
437 gün önce
440 gün önce
454 gün önce
510 gün önce
531 gün önce
545 gün önce
595 gün önce
602 gün önce
604 gün önce
608 gün önce
629 gün önce
665 gün önce
676 gün önce
734 gün önce
776 gün önce
839 gün önce
846 gün önce
853 gün önce
913 gün önce
952 gün önce
959 gün önce
973 gün önce
976 gün önce
983 gün önce
1018 gün önce
1039 gün önce
1049 gün önce
1063 gün önce
1074 gün önce
1098 gün önce
1169 gün önce
1189 gün önce
1192 gün önce
1207 gün önce
1211 gün önce
1214 gün önce
1235 gün önce
1237 gün önce
1241 gün önce
1259 gün önce
1266 gün önce
1267 gün önce
1277 gün önce
1284 gün önce
1320 gün önce
1337 gün önce
1351 gün önce
1369 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=