Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Ahlat'a akan ırmak: Fırat

21 Şubat 2016, 11:22

Kardeşlerin Yesi'den güneş getirseler sürer misin yaralarına? Yine tebessüm eder misin, "Namus gününde vurdunuz ama ben ölmedim" diyerek? Zemheriyi delen Altaylı bir kardelen gibi gülümser misin Cezayir mavisi göklere?

Şehadete koşarken o dizeleri mi söylemiştin yoksa, 'gelinlik tazelerin umudu kestiği gün'deki gibi: "Kışlanın ardında üç ağaç incir / Kolumda kelepçe boynumda zincir / Zincirin yerleri ne yaman sancır…" Şimdi peygamber aguşunda dindi mi acıların?

Bu toprakları yeniden Firdevs gibi Ahlat Ahlat vatan kılma adına… Dizgin kabul etmeyen atlar ve pınara inmeyi bekleyen ceylanlar adına… Namus adına, şeref adına… Sıddıklar ve sâlihlere arkadaş tayin edildiğin günün kırkında ne hissettiysek, kırkıncı yılında da onu hissedeceğiz… Şehadetin kutlu olsun, kutlu olsun, kutlu olsun…

***

"Fırat'ın kırkıydı o gün, yalnız akan Fırat'ın... 'Temayül' heyecanına denk gelmişti mâtemimiz!.. Tıpkı cenazenin 'provokasyon'a denk gelme ihtimali  gibi!.. 

 

Şimdi bir türkü o; 'Hasta düştüm gelmedin/ Bari can verende gel' diye hüzünle mırıldanan... "Ben gidiyorum"  diye diye gitti Fırat... Feryatlarını kimsenin duymadığı gün... 'Değirmen başında vurulup, kirli tütünlükle sarıldığı' gün... Artık 'al yeşil döksün annesi mezar taşına'...

 

Yıllarca 'ülkücü'yü çirkin suratlı, eşkıya görünümlü, odun deposunda veya hurdacıda toplanan, potansiyel suçlu gibi gösteren film sahiplerinin yüzüne tüküre tüküre gitti Yusufça güzelliğiyle...

Bir evin tek çocuğu, bir halkın tek devleti için şehit düştü... Ellerini kanla yıkayanlarla ortak kırk haramîler rejimi hüküm sürerken, kırk çeriden biri, kırkında şimdi...

 

O artık Hüseynik'ten yola çıkan bir ırmaktır, içten içe söylenen... Bir tel bekliyor Musul'da kardaşına... 'Böyle canlar teneşire konulmaz' diyen gönüldaşa bir mektup bırakarak akıyor:  "Yazık oldu yazık, şu genç ömrüme / Bilmem şu feleğin bana kastı ne?"

 

Arda boylarında 'Buradan geçen bir atlı'dır o, kendi yalnızlığıyla baş başa:  "Tabip yaramı elleme/ Yaramın vakti geçti/ Kurbanım her gelene/ Mezarımı yüce yapın/ Yavrularım gölgelene..."

 

***

 

Söz, 'hastane önündeki incir ağacı'na... Söz, 'kışlaların dolduğu gün'e, gidip de dönmeyen Urfa çetelerine... Söz 'kışlanın önündeki redif sesi'ne... Söz, 'Selanik içinde okunan selâ'ya... Söz, Fırat'ı ve kardeşlerini çıldırtan sahipsizliğe... Söz Ebu Zerr yalnızlığına...

 

Söz, "Uçurumun kenarındayız Hızır / Ben fakir / En hakir / Bin taksir/ Ateşten / Kalleşten / Mızrakla gürzden / Dabbet-ül arzdan / Deccal'den / Yedi düvelden / Korku nedir bilmeyen ben"  diyene... Söz şaire  "Başı kardır borandır / Bizi böyle eden derttir veremdir / Yaz bahar gelince mevlâm kerimdir"  dedirten Bey Dağı'na...

 

"Su serptim ateş sönsün / Serptiğim su da yandı"  diye seslenen Kerkükî yüreğe söz...  Söz hep 'aşağıdan gelen mektep uşağı'na, söz Zöhre'ye... Söz 'Eledim eledim höllük eledim / Aynalı beşikte canan bebek beledim / Büyüttüm besledim asker eyledim / Gitti de gelmedi cânan buna ne çâre / Yandı ciğerim de cânan buna ne çâre' diyen analara...

 

Söz, 'demet demet kırmızı gül'e... Söz, gölgesi bu asra vuran "Hayallerim kan göllerine dalar/ bir yiğit görürüm ıslak kaldırımda/ ve ölümler, ölümler, ölümler/ Gözlerimin önüne kıpkızıl bir dünya serer... Kırmızı gül yârin dudağını hatırlatır on beşindeki gence/ Bizler hep ölümü hatırladık kırmızı denince...

Koştuk mu, koşturulduk mu/ bilmiyorum/ Ne yükler yüklendi çelimsiz omuzlarımıza/ Ama inandık asrın müjdecisi çocuklar olduğumuza/ Belki kırlarda çiçek toplayamadık/ Belki yârimiz olmadı çiçek verecek/ Ama ölümüne sevdalandık vallahi/ Vallahi solduk hasretin şiddetinden/ Çiçek çiçek..." dizelerine...

 

Bu devran böyle gitmeyecek, söz... Söz, Fırat'ın 'Değirmen başında vurulup, kirli tütünlükle sarıldığı gün'e... "

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Serdar
293 gün önce
Yazınızı okudum ve duygulandım .şehitlerimiz dünyada alamadıkları mükafatı ahirette almışlardır inşaAllah. Şehitlerimiz medyada kahraman olmadılar ama Allah'ın rızasına kavuştular. O rızaya kavuşan daha ne mükafat ister ki?
Mehmet Bucak
293 gün önce
Gitmeyecek
hulusi kavas
293 gün önce
S Ö Z
Yazarın Diğer Yazıları
19 gün önce
76 gün önce
92 gün önce
142 gün önce
153 gün önce
158 gün önce
161 gün önce
176 gün önce
182 gün önce
200 gün önce
204 gün önce
235 gün önce
238 gün önce
244 gün önce
253 gün önce
279 gün önce
295 gün önce
300 gün önce
309 gün önce
310 gün önce
316 gün önce
324 gün önce
328 gün önce
330 gün önce
345 gün önce
400 gün önce
421 gün önce
436 gün önce
485 gün önce
493 gün önce
495 gün önce
499 gün önce
520 gün önce
555 gün önce
566 gün önce
624 gün önce
667 gün önce
730 gün önce
736 gün önce
744 gün önce
803 gün önce
842 gün önce
849 gün önce
863 gün önce
867 gün önce
873 gün önce
909 gün önce
940 gün önce
954 gün önce
965 gün önce
1060 gün önce
1079 gün önce
1083 gün önce
1097 gün önce
1101 gün önce
1105 gün önce
1126 gün önce
1128 gün önce
1132 gün önce
1150 gün önce
1156 gün önce
1157 gün önce
1167 gün önce
1175 gün önce
1211 gün önce
1228 gün önce
1242 gün önce
1260 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=