Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

"İsterseniz biraz da kar savurtturayım"

12 Şubat 2016, 10:38

 "Bir ülkede dalkavukluğun sağladığı çıkar, dürüstlüğün sağladığı çıkardan daha fazla olursa o ülke batar" demiş Montesquieu...

Sadece ülkeler değil, böyle düzenlerin hâkim olduğu daha küçük yapılar, ticarî işletmeler, kulüpler, odalar, partiler, cemaatler, dernekler de eninde sonunda batıyor... Yalakalar, yağcılar, dalkavuklar, uşaklar'afyon' gibidirler ve sonuçta batışı hızlandırırlar...

'Yanlış'a nereden ve kimden gelirse gelsin 'yanlış' diyenlerin saygı gördüğü yapılarla, gemi göz göre göre kayalıklara doğru ilerlerken kaptana övgüler düzüp, sonra da bir kedi gibi sırtının sıvazlanacağı ümidiyle hayat sürenlerin egemen olduğu yapılar aynı olabilir mi?

Yapıların sağlığını test etmek için bakmak lâzım: Orada insanlar kendilerine nasıl yer açıyorlar? Omuzlarıyla mı, beyinleriyle mi? Yağcılık potansiyelleriyle mi, şahsiyetleriyle mi? Kral, diktatör, tiran, patron, genel başkan, şef, şeyh, önder, firavun vs. karşısında eğilme esneklikleriyle mi, dik duruşlarıyla mı?

İlk şıklar geçerliyse orada eğreti bir düzen tutturuluyor... Varlığınızı korumak için yağcılığınızın ve dalkavukluğunuzun dozajını hep üst düzeyde tutmak zorundasınız... Menfaatinize ve bahşedilmiş makamınızı koruma arzunuza 'sadâkat' elbisesi giydirmeli ve sonra da onu 'şeref' olarak takdim etmelisiniz...

'Sadâkat' ve 'şeref' ilişkisinde bir de Shakespeare'e kulak vermek işinize gelmemeli: "İktidar dalkavukluktan hazzetmeye başladığı zaman şeref daima ayaklar altında ezilmiştir..."

Olsun, 'atıl' denildiğinde atılmak, 'tükür' denildiğinde tükürmek, ardından 'yala' denildiğinde yalamak durumundasınız ve işi pişkinliğe vurmaktan başka çareniz yoktur...

***

Bu tipler hep vardı aslında... Padişaha "Ben patlıcanın değil, sizin dalkavuğunuzum" fıkrasında olduğu gibi cevap verirken de, devletlû sofrasında "Sıfır nedir?" sorusuna "Sizin yanınızda bendenizim efendim?"diye küçülürken de vardı... Kral "Kaç yaşındasın?" diye sorduğunda "Emrettiğiniz yaştayım" karşılığını verirken de tabii...

Hani "Millî Şef İnönü konuştuğunda sadece kuvvetli bir parti başkanı ve çelik iradeli bir devlet başkanı değil, aynı zamanda bütün bir millet konuşur. Çünkü şefin sesi Türk milletinin sesidir" diyor ya o günün büyük gazetecisi, işte öyle bir şey... Veya Fransız imparatoru böbrek sancısı çektiğinde onun gibi acıyla kıvranan ve kendilerini yerden yere atan dalkavuklar gibi bir şey... 

***

'Liyâkat'in olmadığı yerde 'sadâkat' ancak işgalcidir... Gelişmeyi, ilerlemeyi, muhakemeyi, muhasebeyi, günü doğru okumayı ve geleceği doğru kurgulamayı engeller...

Bu tip durumlarda ilkel bir dinde olduğu gibi yapılar ve o yapıları yönetenler kutsanır... Günahlardan arınmış bir alan meydana getirilir... Aksini düşünenler, 'düşman, hain, münafık, kâfir, iş birlikçi' gibi dogmatik bir dille bastırılmaya çalışılır...

Yapı içten içe çürürken, en büyük görevi 'şeyh uçurmak' olanlar bunu ya hissetmezler ya da hissettiklerini dile getirmek o anda işlerine gelmez... Çünkü orası onların aynı zamanda 'fotosentez'le geçindikleri 'hayat sahaları'dır... Oradan uzaklaştıklarında ayakta kalmalarını sağlayacak özellikleri yoktur...

***

Bu yazı, herhangi bir kuruma veya kişiye özel yazılmış değildir... Sadece gözlem aktarma çabasıdır... Tam anlaşılması için bir fıkrayla tamamlayalım: Köyün birisi kuraklıktan kavrulurken, kendi hâlinde gariban bir dervişin yolu o köyden geçmiş... O esnada da köylüler yağmur duasına çıkmışlar... Dervişi görünce aralarına almışlar... Birden yağmur yağmaya başlamış... Bunun üzerine köylülerin içindeki dalkavuklar dervişi o kadar övmüşler, o kadar övmüşler ki o gariban da havaya girmiş... Sonra geçmiş gururla karşılarına "İstiyorsanız biraz da kar savurtturayım" demiş...

Hangi yapı olursa olsun, o yapının sağlığı için, o dervişi yanlış havaya sokmamak önemli... Ezop'un tilki ve karga hikâyesindeki bet sesli kargaya assolist muamelesi çekmemek önemli... Allah resulünün "Dalkavuğun yüzüne toprak saçın" emrine lâyık olmak önemli...

Basına açıklama yapan teknik direktörün omuz başından kameralara poz verir gibi, omuz gücü ve dalkavukluk potansiyeliyle değil, beyin ve şahsiyetle yer açmak çok çok önemli...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
25 gün önce
32 gün önce
38 gün önce
73 gün önce
88 gün önce
124 gün önce
127 gün önce
160 gün önce
186 gün önce
203 gün önce
218 gün önce
227 gün önce
231 gün önce
233 gün önce
283 gün önce
294 gün önce
299 gün önce
302 gün önce
317 gün önce
323 gün önce
342 gün önce
345 gün önce
377 gün önce
379 gün önce
386 gün önce
395 gün önce
420 gün önce
436 gün önce
441 gün önce
450 gün önce
452 gün önce
457 gün önce
465 gün önce
469 gün önce
472 gün önce
486 gün önce
542 gün önce
563 gün önce
577 gün önce
627 gün önce
634 gün önce
636 gün önce
640 gün önce
661 gün önce
697 gün önce
708 gün önce
766 gün önce
808 gün önce
871 gün önce
878 gün önce
885 gün önce
945 gün önce
984 gün önce
991 gün önce
1005 gün önce
1008 gün önce
1015 gün önce
1050 gün önce
1071 gün önce
1081 gün önce
1095 gün önce
1106 gün önce
1130 gün önce
1201 gün önce
1221 gün önce
1224 gün önce
1239 gün önce
1242 gün önce
1246 gün önce
1267 gün önce
1269 gün önce
1273 gün önce
1291 gün önce
1298 gün önce
1299 gün önce
1309 gün önce
1316 gün önce
1352 gün önce
1369 gün önce
1383 gün önce
1401 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=