Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

Hatırlamakta fayda var!..

11 Şubat 2016, 00:26

AKP iktidarının koordinesinde bir açılım falıdır gidiyor!.. Kürt Açılımı, PKK Açılımı, Demokratik Açılım, Habur Açılımı, Oslo Açılımı, Millî Birlik ve Kardeşlik Açılımı, Çözüm Süreci Açılımı, Terör Açılımı, Master Plan Açılımı vs...

Tüm bunlar neyi ifade ediyor?..

Bugün ne olduğunu anlamak için dün ne olduğunu iyi bilmek gerekiyor. AKP, 2002 yılında iktidara geldiğinde kucağında hiç de öyle azgın PKK terör örgütü falan bulmadı. Bebek katili Öcalan'ın yakalanarak Türkiye'ye getirilmesinin ardından 1999'dan 2004 yılına kadar PKK ateşkes ilan etti ve silahlı tüm unsurlarını yurt dışına çekti. Bunda özelde Öcalan'ın boynuna geçirilen ilmik genelde ise ABD'nin Irak işgali etkili oldu.

 İmralı'da kendisini ölüm korkusu saran teröristbaşı avukatları aracılığıyla örgüte Türkiye'yi terk etmesi talimatı verdi. Bu dönemde ABD ise özellikle Irak'ın Kuzey'inde yapacağı Barzani yanlısı tahkimat nedeniyle PKK'dan nötrleşmesini istedi. AKP bu dönemi iyi değerlendirmedi.

İktidar partisinin kendine gösterdiği yakınlığı o en sevdiği silaha sarılarak karşılık veren PKK, gönüllü açılımcılar nedeniyle 2004 yılında sözde ateşkesi sona erdirerek silahlı unsurlarını yine yurda göndermeye başladı. AKP'nin desteklediği "Balyoz" ve "Ergenekon" süreçlerinde moral motivasyonu bozulan güvenlik güçlerinin bu durumundan istifade eden örgüt yine ülkemizde 1999 öncesi gücüne kavuştu. Bunda dönemin iktidarının ve güvenlik konularına bakan (!) Bakanlığın toleranslı tavrı da etkili oldu. 2005 yılında Beşir Atalay koordinasyonunda örgüte yönelik bir açılım başlatıldı. Oysa yapılması gereken 2004'ün sonlarında silaha dönen örgüte karşı sınırı daha güvenli hale getirmek ve mobil karakollarla, kalekollarla az şehitle örgüte çok kayıp verdirmekti. Yapılmadı!.. Bir biri ardına her seçim öncesi "açılımlar" geldi. Örgüt her seferinde ivme kazandı. Habur ile birlikte "ihanete" (!) uğradığını kamuoyu desteğinin azaldığıyla gören hükümet, bir anda yapılması  gerekenleri hatırladı. Güvenlik güçlerinin uyarılarına kulak verdi. "Çözüm" ve "açılım" koordinatörü "Beşir abi"nin yerine şahin bir isim Bakanlığa getirildi. Asker, Emniyet, jandarmanın ortak operasyonları başladı. 2011 Ağustos'undan 2012 sonlarına kadar PKK'nın "zafer yılı" ilan ettiği dönemde örgütün tepesine Türk güvenlik güçleri, çökmeye çalıştı. 2011 ve 2012 yıllarını kapsayan süreçte teröre karşı İdris Naim Şahin'in öncülüğünde elden geldiğince  mücadele verildi. Tam bu noktada PKK açılımcıları tekrar harekete geçti. 2011/2012 sürecinde örgüte karşı -özellikle KCK yapılanması- mücadele veriliyordu.

***

KCK operasyonlarının durdurulması için ilk adım 26 Aralık 2009 yılında atılmıştı. KCK, 2004'te kurulmuş güvenlik güçleri 2007'de konuyla ilgili proje çalışması yapmış ancak hükümetin içindeki açılım koordinatörleri bunun 2009 yerel seçimler sonrasına ertelenmesini sağlamışlardı. Başbakanın önüne her operasyon talebi geldiğinde hemen seçimleri bahane ettirip bunu ertelettiler. Düşünce kuruluşlarının anketlerini sokuşturarak bunu yaptılar. KCK olayı ampulü patlatacak hale gelince de operasyonların önü yerel seçimler sonrası açıldı. Ancak bu operasyonlar da Ankara'dan ulaşan bir talimatla itibarsızlaştırıldı. Eli kelepçeli PKK yanlısı belediye başkanlarının resimlerinin basında çıkması organize edildi. AB'den tepki gelmesi sağlandı. KCK operasyonları, Yenimahalle destekli bazı açılımcı yazarların yaygaraları ile bıçak gibi kesildi. 7 Şubat 2012'de MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın KCK soruşturması kapsamında ifadeye çağrılmasıyla birlikte olay malum çevreler tarafından Başbakana yönelik darbe söylentilerine kadar köpürtüldü ve KCK'nın üzeri tamamen örtüldü.

Sınır içi ve Sınır ötesi

Hava Operasyonlarının Durdurulması:

Bunun için de 28 Aralık 2011 tarihinde yanlış (!) istihbaratla Uludere olayı yaşandı. Ardından hava operasyonları sekteye uğradı.

Bildiğiniz süreçlerden geldik bugünlere!..

 7 Haziran'a kadar çözümcü olan AKP hükümeti burada istediğini elde edemeyince çözüm/çözülmeyi buzdolabına 5 aylığına kaldırdı. 1 Kasım'da istediğini elde ettikten sonra sahnenin önünde operasyon, gerisinde o bildik açılımı tekrar başlattı. Peki ne oldu bunun ülkeye maliyeti?.. 22 Temmuz 2015 tarihinden bu yana 280'in üzerinde şehit verdik. Yetmez mi?...

"Master planı"nın gidişatını iyi görmek için geçmişi hatırlatmakta çok fayda var. Hatırlatmalara yeri geldiğince devam edeceğim.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
15 gün önce
23 gün önce
52 gün önce
58 gün önce
72 gün önce
98 gün önce
113 gün önce
127 gün önce
128 gün önce
131 gün önce
141 gün önce
159 gün önce
175 gün önce
198 gün önce
203 gün önce
204 gün önce
227 gün önce
241 gün önce
243 gün önce
272 gün önce
282 gün önce
345 gün önce
365 gün önce
365 gün önce
371 gün önce
388 gün önce
399 gün önce
420 gün önce
428 gün önce
430 gün önce
431 gün önce
444 gün önce
464 gün önce
497 gün önce
507 gün önce
514 gün önce
524 gün önce
532 gün önce
542 gün önce
565 gün önce
568 gün önce
569 gün önce
582 gün önce
583 gün önce
585 gün önce
591 gün önce
597 gün önce
599 gün önce
632 gün önce
644 gün önce
717 gün önce
758 gün önce
797 gün önce
838 gün önce
841 gün önce
843 gün önce
850 gün önce
891 gün önce
898 gün önce
927 gün önce
951 gün önce
965 gün önce
966 gün önce
985 gün önce
1002 gün önce
1004 gün önce
1006 gün önce
1013 gün önce
1015 gün önce
1026 gün önce
1034 gün önce
1036 gün önce
1037 gün önce
1045 gün önce
1052 gün önce
1060 gün önce
1066 gün önce
1068 gün önce
1073 gün önce
1075 gün önce
1078 gün önce
1080 gün önce
1089 gün önce
1097 gün önce
1110 gün önce
1165 gün önce
1168 gün önce
1181 gün önce
1191 gün önce
1197 gün önce
1204 gün önce
1207 gün önce
1220 gün önce
1241 gün önce
1247 gün önce
1265 gün önce
1270 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=