Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Mahkemeye mahkûm olmak

11 Şubat 2016, 00:26

MHP'nin parti içi problemlerinin kendi içinde çözülmesi yerine mahkemeye düşmesi elbette arzulanan bir durum olamaz... Peki bu duruma nasıl gelindi? İmza toplayan muhalifler koşa koşa mahkemeye mi gittiler? Yoksa imza koyan 547 kişinin imzasını yok sayan, sayı kaç olursa olsun yok sayacağını baştan peşin peşin ilân eden ve mahkemeye gitmelerini söyleyen Genel Merkez iradesi mi yol açmıştır?

Daha kestirme soralım: İmza toplayanlar mahkemeye kendi öncelikleriyle mi gittiler, yoksa iradelerini yok sayanlar tarafından mahkemeye mi itildiler? Cevap o kadar net ki... 1 Kasım'dan sonraki açıklamalar alt alta koyulsun fotoğraf ortaya çıkıyor...

İmza toplayanlara önce ve sadece mahkeme yolu gösterip, sonra da "Niye mahkemeye gittiniz?" diye abanmaya çalışmak nasıl bir çelişkidir? Yalnızca bu cümledeki çelişki bile MHP yönetiminin yıllardır neden toplum nezdinde inandırıcılık problemi yaşadığını özetlemeye yetiyor aslında... Bazen dile getirilen doğrular bile kendi kendini tekzip eden işte bu çelişkili dil yüzünden karambole gidiyor...

Doğrusu elbette mahkemelerin takdirine bırakmadan, varsa bir sıkıntı bunu parti içinde ve ülküdaşlık hukuku dairesinde çözmekti... Yakışan çözüm, 'ne mahkeme yolunu dayatmak'tı, ne de '2018 kurultay takviminin en son Pazar gününü göstermek'ti...

Hangi 2018? Acaba parlamenter sistemin 2018 diye bir yılı olacak mı? Eğer Türkiye'de sistem değişikliği gerçekleşirse 2018'in MHP açısından bir anlamı kalacak mı?

Bunların tartışılacağı bir zemin meydana getirilebilir, Genel Merkez'in 'haksız' olarak nitelediği büyük çoğunluk belki de ikna edilir, kucaklaşılarak yola devam edilebilirdi... Çünkü sizin iktidar olabilmeniz için başkalarının oylarına ihtiyacınız varken, bırakın başkalarını, kendi mensuplarınızın büyük bir kısmının güvenini kaybetmiş durumdasınız ve bunun telafisi yine istişare, ülkücü iradeye tahammül ve saygı ile gelenekten geçiyordu...

Bütün bu kanalların tıkandığı ve şu an yaşanmakta olan krizin görülmemesi için büyük çaba sarf edildiği yerde mahkeme üzerinden 'mağduriyet' çıkarmaya çalışmak keşke büyük problemi ortadan kaldırabilse... Oysa hiç de öyle görünmüyor...

***

'Mahkeme üzerinden çözüm' kabul etmek lâzım ki çözümlerin 'en itici' olanı... İyi de mahkemeye gidenler, var olan birkaç çözüm seçeneğinin içinde bula bula bunu bulmuş değiller ki... Sabırla beklenen diğer çözümler bizzat Genel Merkez tarafından tıkanınca bu seçeneğe mahkûm edilmişlerdir...

Genel Merkez, bu kadar yüksek sayıdaki imzanın arkasındaki sosyal gerçeği, imza verilmesine yol açan yılların birikimini yok saymak yerine doğru okumayı ve geleceği kurgularken dikkate almayı tercih etseydi zaten problemin yarısı aşılmış olurdu...

Tamamen haklı olmalarına rağmen, isterse haksız olsunlar, kızgınlık, öfke, baskı, daha iyi bir gelecek arayışı vs. sebep ne olursa olsun Türk siyasî hayatının rekor sayıdaki imzası yok sayılmamalıydı, sağduyuyla hareket edilerek ülkücü iradenin önü olgunlukla açılmalıydı...

Zaten yıllardır iktidarın daha da uzağına savrulma problemi yaşanıyordu... Şimdi kendi delegesiyle ve o delegeyi harekete geçiren kendi seçmeniyle problem yaşayan bir yapı, bu görüntüyle nasıl olacak da kendi seçmenine ve diğer insanlara iktidar ümidi verebilecek? Tek başına ve son derece baskın bir iktidar karşısında özellikle taşrada büyük zorluklarla ayakta duran teşkilatlar ve mensupları yeniden nasıl motive edilebilecek?

***

Esas mesele galiba bu soruların bir kısım yöneticide anlamının olmaması...  Hem "İmzalar bizim için yok hükmündedir" deyip kendi elleriyle yazdıkları delegenin iradesiyle dalga geçip, onlara mahkeme tavsiye etmek, sonra da mahkemeye gidince "Vay partiyi mahkemeye verdiler" türünden sözde aleyhte argüman üretmek, insanların zekâsıyla dalga geçmekten başka bir şey değil... Ama ondan daha kötüsü şu: İnsanların zekâlarıyla dalga geçerken, onların bu dalga geçişlerini insanların fark etmediğini zannetmek!..

Sözün özü: MHP'de imza verenler mahkemeye gitmediler, mahkemeye mahkûm edildiler... Hâlâ daha makul çözüm için yol var aslında... Genel Merkez'in sağduyuyla atacağı bir adım, düğün bayram tadında geçebilecek bir kurultayı kendi eliyle toplaması kırgınlıkların ve küskünlüklerin önüne geçer... Çözümün adresi hâlâ Genel Merkez... Çözüm; "Buyrun, derdiniz ne, oturalım, kurultayımızı toplayalım, tartışalım, karar verelim, sonra da kardeşçe yola koyulalım" diyerek ülküdaşlarının gönül tellerine dokunacak bir sıcak seste...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
26 gün önce
57 gün önce
60 gün önce
81 gün önce
85 gün önce
86 gün önce
99 gün önce
106 gün önce
110 gün önce
130 gün önce
207 gün önce
214 gün önce
218 gün önce
225 gün önce
254 gün önce
261 gün önce
267 gün önce
302 gün önce
317 gün önce
354 gün önce
356 gün önce
389 gün önce
415 gün önce
433 gün önce
447 gün önce
456 gün önce
461 gün önce
463 gün önce
512 gün önce
524 gün önce
529 gün önce
531 gün önce
547 gün önce
552 gün önce
571 gün önce
575 gün önce
606 gün önce
608 gün önce
615 gün önce
624 gün önce
650 gün önce
666 gün önce
671 gün önce
680 gün önce
681 gün önce
687 gün önce
695 gün önce
698 gün önce
701 gün önce
715 gün önce
771 gün önce
792 gün önce
807 gün önce
856 gün önce
863 gün önce
866 gün önce
869 gün önce
890 gün önce
926 gün önce
937 gün önce
995 gün önce
1038 gün önce
1041 gün önce
1063 gün önce
1100 gün önce
1107 gün önce
1114 gün önce
1171 gün önce
1174 gün önce
1213 gün önce
1220 gün önce
1227 gün önce
1234 gün önce
1238 gün önce
1244 gün önce
1280 gün önce
1300 gün önce
1310 gün önce
1324 gün önce
1335 gün önce
1359 gün önce
1430 gün önce
1450 gün önce
1454 gün önce
1468 gün önce
1472 gün önce
1475 gün önce
1497 gün önce
1499 gün önce
1503 gün önce
1521 gün önce
1527 gün önce
1528 gün önce
1538 gün önce
1545 gün önce
1581 gün önce
1598 gün önce
1612 gün önce
1630 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=