Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Filozof mu lâzım Demirci mi?

08 Şubat 2016, 10:15

MHP Ülkücüler için salt siyasi bir parti değil, bir davanın ete kemiğe bürünmüş halidir; yüz küsür yıl önce ismi konulmuş Türk Milliyetçiliği davasının eseridir.

O yüzden önemlidir.

Türk Milliyetçileri, Ülkücüler, MHP’nin üç hilalinde sadece geçmişin şanlı mücadelesini değil, geleceğe dönük tasavvurlarına dair ümitlerini yaşatıyor. MHP’de milyonları tutan şey o “ümit”tir.

O ümidin kaynağı ise, bugün birileri tarafından sadece “lafzi” bir kavram olarak kullanılan “dava”dır. Gökalp’ten başlayıp, Atsız’dan Turhan’a, Taşer’den Güngör’e, Arvasi’ye ve nihayet Türkeş’e kadar sayısız fikir ve dava adamının zihninde tekâmül eden; yaşı 50’nin üzerinde olan Milliyetçilerin gençliğini verdiği; 50’ye kadar olanlarının ise bu kutlu davaya gençliğini verenlerin hikâyeleri ile içinde büyüttüğü bir davadır bu.

İsmine ister Turan deyin, ister Kızıl Elma o üç hilalde bir Ülkü gizlidir; o yüzden salt bir siyasi parti olarak bakamıyoruz MHP’ye. MHP’ye Genel Başkan olmak isteyenlerin öncelikle bunun farkında olması gerekiyor. Ülkücüleri oy fukaralığı çektiği dönemlerde dahi toplumun en saygıdeğer sınıfı haline sokan, milyonlarca insanı MHP’nin etrafında inatla tutan şeyin hikmetini keşfetmeleri gerekiyor.

Tam kavram bu: Hikmet. Büyük Türk Feylesofu Farabi “Hikmet”i “anlamların idrak edilmesi” olarak tanımlıyor. Ülkücüler açısından “anlamlar” için anahtar kavramlar “Nizam-ı Alem” ve “İlay-ı Kelimetullah”tır; “Türklük gurur ve şuuru” ve “İslam Ahlak ve Fazileti”dir.

Ülkücüler bir zamanlar bu kavramları önce “idrak” ettiler, sonra onların peşine düşüp okudular, yazdılar, tartıştılar ve öldüler. O zamanlar, konuşulmaya, yazılmaya, okunmaya ve nihayet savaşmaya değer bir bilginin peşindeydiler. 20. YY’ın üç çeyreğinde hep bunu yazdılar, çizdiler, konuştular. Son çeyrekte bu yazılanlarla idare etmeye çalıştılar. 21. YY’da ise sustular.

Problemlerin zirve yapması toplumsal beklentilerin veya moda tabirle dünyanın değişmesi değil, bu fikri suskunluktu. Bu suskunlukla bırakın dünyayı çözmeyi, olayları bile okuyamazdınız; öyle de oldu.

Doğrudur, MHP’ye Genel Başkan olacak kişi veya kişilerin daha demokratik, tabanı siyasete dahil etme becerisine sahip, bugüne ve yarına “akılcı” bir projeksiyondan bakan, gençleri ve kadınları oyuna katabilen ve nihayet iktidara yürüyen bir parti inşa etmeleri gerekiyor.

Lakin ondan öte yukarıda bahsettiğim fikri suskunluğa son verecek ortamı inşa etmeleri gerekiyor. Bu da “bilgi”ye yani “hikmet”e değer veren bir zihni yapıyla mümkün.

Türk Milliyetçilerinin fikir planında dün ne yaptığını bilen, bugün ne yapamadığının farkında olan ve nihayet yarın ne yapabileceğini düşünmekten beyni zonklayan bir zihni yapının MHP’de iktidar olması gerekiyor.

Salt isim değişikliği ile başarının geleceğini zannetmek safdillikten öte bir şey değil. Parlatılmış isimlerle sadece geçici başarılar elde edilebilir. Ülkü sahibi bir hareketin ülkülerini gerçekleştirebilmek için kalıcı başarılara ihtiyacı var. Bu da yukarıda bahsettiğim zihni yapıdan yani “dava”dan sadece sözde değil “özde” haberdar bir kadro ile gerçekleşebilir.

Özetle diyorum ki, MHP’nin problemi salt politik hedeflere varamama değildir. Temel problemi bu hedeflere vardıracak fikri dinamiklerden beslenememesidir. MHP’nin, onu diğer siyasi partilerden ayıran ve ona siyasi bir partiden öte anlamlar yükleyen “kök” değerlerini tekrar keşfedip onların üzerinden yeniden yapılandırılması gerekiyor. Diğer hususlar yönteme dairdir ki bunların çözümü zor değildir.

Hâlâ “ne diyor bu?” noktasındaysanız size bir hikâye anlatayım.

Fransa’dan dönen Mehmet İzzet’e Yusuf Akçura sorar: “Ne tahsil ediyorsun?” Mehmet İzzet: “Felsefe tahsil ediyorum” cevabını verir. Akçura’nın Mehmet İzzet’e cevabı şudur: “Bize filozof değil demirci lâzım!”. Mehmet İzzet merhum bu olaydan sonra her daim felsefeden bahsetmeye korkar olduğunu söylermiş…

Anlaşılan o ki Milliyetçiler Akçura’yı dinledi; yeterince demircimiz var. Şimdi Genel Başkan namzetleri bu kadim soruya cevap vermeliler: Size demirci mi lâzım filozof mu?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
45 gün önce
51 gün önce
108 gün önce
129 gün önce
136 gün önce
164 gün önce
171 gün önce
178 gün önce
192 gün önce
199 gün önce
213 gün önce
220 gün önce
227 gün önce
234 gün önce
297 gün önce
318 gün önce
332 gün önce
374 gün önce
381 gün önce
401 gün önce
428 gün önce
465 gün önce
479 gün önce
507 gün önce
514 gün önce
521 gün önce
605 gün önce
640 gün önce
731 gün önce
745 gün önce
815 gün önce
843 gün önce
857 gün önce
913 gün önce
1053 gün önce
1060 gün önce
1067 gün önce
1074 gün önce
1081 gün önce
1088 gün önce
1102 gün önce
1116 gün önce
1123 gün önce
1158 gün önce
1172 gün önce
1179 gün önce
1186 gün önce
1228 gün önce
1277 gün önce
1305 gün önce
1340 gün önce
1354 gün önce
1375 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=