Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Küçük iktidar

05 Şubat 2016, 10:48

Büyük mücadelede sürekli yenilmiş olmak insanlarda yenikliği 'kalıcı kimlik' hâline getirebilir... Bu durumda kimi insanlar hemen hedef küçültüyor ve iktidar tatminini parti içi, klik içi, grup içi gibi yerlerde arayabiliyorlar...

Bu itiraf edilmeyen bir ümitsizlik hâli aslında... Küçük iktidarları yakalayıp onunla mutlu olmak veya kendini kandırmak... Hükmetme hırsını 'esas rakipler' üzerinden değil de 'kendinden olanlar' üzerinden yaşamak...

Herkese yetecek, daha doğrusu herkesi memnun edecek 'büyük iktidarı yakalama' ihtimali gözlerde o kadar küçülüyor ki bu durumda 'başarı' ilde, ilçede, semtte, mahallede, lokalde vs. yapı içindeki küçük iktidarları elde tutmak 'en büyük hedef' gibi görülebiliyor...

Kesinlikle bu bir rahatsızlık, sadece siyasetin alanına değil tıbbın da alanına giren bir rahatsızlık... İnsanları büyük resme talip olmaktan alıkoyan, kendi arkadaşlarını, yoldaşlarını, gönüldaşlarını alt edince rahatlama hissi veren patolojik bir durum...

'Yenilgi' kimlik hâline geliyor ve ona göre karakter oluşturuyor... Ulaşılamaz, erişilemez görülen büyük iktidarlar gittikçe daha uzağa savrulurken, küçük iktidarları elde tutmak yeni kızılelmaya dönüşebiliyor... Etrafı ufuksuzluğun kapladığı hissedilmezken, kapalı devre zaferlerden mutluluk çıkarılmaya çalışılıyor...

Bütün havayı arkadaşlarına basan ama 'genel iktidar' konusunda haddini bilen bir zavallılık... Kendi arkadaşlarını yenince veya onlardan yönetme yetkisini esirgeyince kendini büyük komutan zanneden,'büyük hedefler' defterini kapattığını itiraf edercesine ancak kendi insanını yendiğinde mutlu olan,'fitnenin başını ezdiğinde' büyük iş çıkardığını zanneden ve bütün tedbirlerini o küçük iktidarlarını koruma üzerine alan acınası bir resim...

Gözlerini ufka dikmektense kendi insanına göre kendisini kurgulayan bir mantık!.. Örselene örselene'büyük iktidar düşleme özelliği'ni kaybetmiş,  'Enver-Bulgar-Edirne' üçlemesindeki kıskançlık içinde olaylara bakan ve dostluk, dayanışma ve bir arada yürüme gibi olumlu özellikler yerine kibiri, haseti ve kendinden olana galebe çalma duygusunu kuşanan insanlar ne yapabilirler ki ülkeleri, milletleri ve inançları adına?

Hangisi daha kötü; büyük iktidarı yakalayamamak mı, yoksa farkında olarak veya olmayarak bunu artık hedef olmaktan çıkarıp, yapı içinde kurulan küçük iktidarlarla hükmetme duygusunu tatmin edebilmek mi?

Siyasette 'beyin ağırlığı' gramajla veya 'beyin büyüklüğü' santimetreyle ilgili bir durum değil... Genel çıkarları düşünmek yerine klikçilik, hizipçilik, dar kadroculuk, 'küçük olsun ama benim olsun'culuk cismen büyük olsa bile aklen küçük beyinleri tarif eder...

Sürekli yenilgi karakter haline dönüştükçe, bazen insanlar kendilerine mücadele sahası olarak yenildiği alanı değil, hileyle hurdayla veya hak ederek yenebildiği alanları tercihe zorluyor... Eğer yapılar bu aklın etkisindeyse, oradan ne büyük iktidar projeleri çıkabiliyor, ne de parlak ufuklar... Bütün tedbir 'içeri'ye alınıyor, onlardan gelen 'tehlike' püskürtülünce bir nevi rahatlama hissi yaşanabiliyor...

Ama sonuç değişmiyor, bu patolojik ruh hâlinin hâkim olduğu yapılardan 'büyük iktidar' çıkmıyor..."Makam veya makamları nasıl filancaya kaptırmam?" endişesiyle bütün bir hayatı rehin vermek ve bu hırsla bütün bir siyasî hareketi de berbat etmek yerine, "Hep birlikte en doğru isimler ve siyasî hamlelerle büyük iktidara nasıl yürürüz?" sorusunu sormak arasında büyük bir fark var...

Sürekli yenilgilerin doğurduğu 'ezik kimlikler'in kalıcı hâle dönüşmesi ve bunun 'küçük iktidarları elde tutma yöntemi'yle bastırılmaya çalışılması hangi yapı olursa olsun kötü bir rahatsızlık... Bunun kronikleşmesi yapıyı tamamen çürütür... Oysa herkese yetecek hükmetme duygusu, herkese yetecek başarı ve paylaşımcılık sağlıklı bir zemine kavuşulmasına yarar...

Küçük dünyalarında mutlu olanlara, aslında mutlu olmayıp mutlu ve muzaffer taklidi yapan 'tedirginler'e bunu anlatmak zor elbette... Yapıların selameti için ya onlar bu kötü özelliklerini aşacaklar ya da yapılar onları aşacak... İkisinin bir arada yürüdüğü görülmüş değildir...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
63 gün önce
94 gün önce
97 gün önce
118 gün önce
122 gün önce
123 gün önce
136 gün önce
143 gün önce
147 gün önce
167 gün önce
244 gün önce
251 gün önce
255 gün önce
262 gün önce
291 gün önce
298 gün önce
304 gün önce
339 gün önce
354 gün önce
391 gün önce
393 gün önce
426 gün önce
452 gün önce
470 gün önce
484 gün önce
493 gün önce
498 gün önce
500 gün önce
549 gün önce
561 gün önce
566 gün önce
568 gün önce
584 gün önce
589 gün önce
608 gün önce
612 gün önce
643 gün önce
645 gün önce
652 gün önce
661 gün önce
687 gün önce
703 gün önce
708 gün önce
718 gün önce
724 gün önce
732 gün önce
735 gün önce
738 gün önce
752 gün önce
808 gün önce
829 gün önce
844 gün önce
893 gün önce
900 gün önce
903 gün önce
906 gün önce
927 gün önce
963 gün önce
974 gün önce
1032 gün önce
1075 gün önce
1078 gün önce
1100 gün önce
1137 gün önce
1144 gün önce
1151 gün önce
1208 gün önce
1211 gün önce
1250 gün önce
1257 gün önce
1264 gün önce
1271 gün önce
1275 gün önce
1281 gün önce
1317 gün önce
1337 gün önce
1347 gün önce
1361 gün önce
1372 gün önce
1396 gün önce
1467 gün önce
1487 gün önce
1491 gün önce
1505 gün önce
1509 gün önce
1512 gün önce
1534 gün önce
1536 gün önce
1540 gün önce
1558 gün önce
1564 gün önce
1565 gün önce
1575 gün önce
1582 gün önce
1618 gün önce
1635 gün önce
1649 gün önce
1667 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=