Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

İşler yoğun, Fırat ile ilgilenemeyiz!.

25 Ocak 2016, 10:26

TUBİTAK’ı bilirsiniz. Ülkenin en önemli “üst” bilimsel kuruluşlarından biri değil ta kendisi.

Uluslararası alanda pekçok başarıya imza atan, bu yönüyle de göğsümüzü kabartan bir bilim kuruluşu. Bazı konularda deyim yerindeyse “hakem” kuruluş yerinde. Bu yönüyle de adalete yardımcı. Geçmişte kafamızı karıştıran bazı hususların aydınlatılmasında oldukça gayretkeş çalışmalarına şahit olmuşluğumuz var. Ecnebilerin bile başaramadığını başarıp “kelime kelime montaj” hinliğini açığa çıkartarak tarih yazmıştı bir zamanlar!.

Haberiniz vardır. En azından unutmamanız için kendimizi tekrar etme pahasına buradan yazıp duruyoruz. Şehit Fırat Çakıroğlu davası devam ediyor. Biz de takipteyiz.

Mahkemenin “güvenlik” nedeniyle basından gizlediği Fırat’ın mahkemesinden gelen son haber hukuk ve bilim tarihimize geçecek cinsten.

Mahkeme, Fırat’ın katlini aydınlatacak en önemli delilin kurtarılması için yukarıda bazı başarılarını dile getirdiğim ülkenin en üst bilimsel kuruluşuna, TUBİTAK’a başvurdu. Fırat’ın kantine girdikten sonra başına gelenleri kaydeden harddisklerin kurtarılması önemliydi. Bu delil Fırat’ın başına gelenleri gözler önüne serecek ve katillerin kim olduğunu öğrenmemizi sağlayacaktı.

Mahkeme doğal olarak bu hususta geçmişte pek çok başarılı işe imza atan TUBİTAK’a başvurdu. Heyhat! TUBİTAK o kadar yoğun bir mesai içindeydi ki bu işe vakit ayıramadı. Ve mahkemeye “iş yoğunluğu” gerekçesi ile harddiskleri iade etti.

Eli titremeden ve vicdanı sızlamadan.

Bu harddiski “iş yoğunluğu” sebebi ile iade eden yetkili veya yetkililer her kimse merak ediyorum çocukları var mı? Eğer iş yoğunluklarından fırsat bulabilirlerse, bir an kendilerini Fırat’ın anne ve babasının yerine koymalarını istirham ediyorum. Koyamıyorsunuz değil mi?  Moda tabir ile “empati” yapmalarını rica ediyorum. Yapamıyorsunuz değil mi? Doğru, yapmak zordur. Hiçbirimiz aklımıza bile getiremeyiz çocuğumuzu kaybetmeyi.

Ama şu bir gerçek ki, bizim bir an aklımıza getiremediğimiz şey bir babanın ve annenin başında. Bir taraftan evlat acısı ile yaşamaya çalışırken diğer taraftan oğullarının katilinin ortaya çıkartılması için mücadele ediyorlar. Kolay bir şey değildir bu; bir an düşünmeyi, kendinizi onların yerine koymayı becerebilirseniz.

O harddiski iade eden yetkili veya yetkililer; sizin vereceğiniz raporla bir annenin, bir babanın kafasını kurcalayan soruya cevap bulunacaktı. En azından çocuğunun katilinin cezasını bulmasının verdiği huzur ile bir nebze olsun acıları azalacaktı. Ve sizin bu soruya cevap olacak şeyi yapmaya vaktiniz yok, öyle mi?

Tabii ki TUBİTAK “yoğun” olduğu için bu harddiskler ortada kalmayacak. Şükür ki, TUBİTAK’ın da buyurduğu gibi bu talebe cevap verebilecek başka kurumlar da var bu ülkede. Lakin bu durum, bu talebe “hayır” diyerek vicdanları yaralayanları tarihin kaydetmesini engellemeyecek.

Ortada en yalın ve çıplak haliyle şöyle bir hakikat var…

Adına ister devlet isterseniz başka bir şey deyin. O her ne ise, 25 yaşındaki bir çocuğu tüm feryatlarına rağmen teröristin bıçağından kurtaramadı. 

Şimdi de o bıçağı tutan elin sahibini bulmak için istenen yardıma ayıracak vakti yok.

Durum acı ve fakat gayet basit bir şekilde budur.

**

Sosyal medyada ve bazı “sözlük” ortamlarında okuduğum yorumlar cehaletin ve ideolojik körlüğün “karşıt”ın canını ne kadar hiçleştirdiğini görmemizi sağlıyor.

İdeolojik uzaklık içindeki kesimlerin söz konusu Ülkücü olunca ahenkli bir dayanışma içine girmesi, devletin duyarsızlığı ile bu koroya katkı sağlaması Ülkücülerin kaderi. Fırat bunun son örneği.

Evet, on yıllardır Ülkücülerin sahipsizliği bizim hakikatimiz.

Lâkin…

İslamcı, Solcu veya Liberal, her kimseniz. Eğer meseleye sloganın değil hakikatin ışığında bakmazsanız bir gün sıra sizde de gelecek ve bugünkü konjonktürün Fırat’ı reddettiği bir biçimde, başka bir “konjonktür” içinde “iş yoğunluğu” sebebi ile reddedileceksiniz.

Birgün bunun da sizin hakikatiniz olmaması için bu kafayı değiştirmeniz gerekiyor.

Haksız mıyım?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Bucak
454 gün önce
Bu olayla ilgilenmesi gereken kurumsal kimlikli MHP yöneticilerinin de işleriyoğun; bizans oyunlarıyla meşkuller
Yazarın Diğer Yazıları
42 gün önce
48 gün önce
105 gün önce
126 gün önce
133 gün önce
161 gün önce
168 gün önce
175 gün önce
189 gün önce
196 gün önce
210 gün önce
217 gün önce
224 gün önce
231 gün önce
294 gün önce
315 gün önce
329 gün önce
371 gün önce
378 gün önce
398 gün önce
425 gün önce
462 gün önce
476 gün önce
504 gün önce
511 gün önce
518 gün önce
602 gün önce
637 gün önce
728 gün önce
742 gün önce
812 gün önce
840 gün önce
854 gün önce
910 gün önce
1050 gün önce
1057 gün önce
1064 gün önce
1071 gün önce
1078 gün önce
1085 gün önce
1099 gün önce
1113 gün önce
1120 gün önce
1154 gün önce
1169 gün önce
1176 gün önce
1183 gün önce
1224 gün önce
1274 gün önce
1302 gün önce
1337 gün önce
1351 gün önce
1372 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=