Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Yine mi unuttunuz?

18 Ocak 2016, 01:56

Daha üç hafta oldu “Üniversitede İşgal”i yazalı. O yazımızda Türk Üniversitesi’nin terör örgütleri karşısındaki mevcut hâlinin bir fotoğrafını çekmiştik. Öğrenci olaylarından meseleye bakan yazı idi o.

Eğer bir yerde olay varsa ve bu olaylar “rutin” hale gelmişse ve bu olayların içindekiler hayatlarını normal bir şekilde sürdürebiliyorsa ortada bir sorun var demektir. Ülkenin özellikle devlet üniversitelerinin bazıları terör örgütlerinin kurtarılmış bölgeleri haline dönüşmüşse, özel üniversiteler ise bu terör bölgelerine bir takım etkinliklerle fikri lojistik sağlıyorsa ortada daha ciddi bir sorun var demektir.

Geçtiğimiz hafta, Yeniçağ gazetesi yazarlarının bir süredir dikkat çektiği meselenin “lojistik” desteğinin kimler tarafından sağlandığını tüm Türkiye gördü.

Meselenin detayına girmeye gerek yok. Türk Üniversitesini “kurtarılmış” bölgelere dönüştürmeye çalışan terör örgütlerinin destekçilerinin açığa çıktığı bu bildiriyi hep beraber okuduk. Malum bildiri, mekteplerde kendisini “devrimci” olarak sıfatlandıran ve PKK ile iş tutmayı geleneksel politikaları haline getirmiş bütün aşırı sol örgütlerin üniversitelerdeki hamilerinin deşifre edildiği belgedir.

Türk üniversitesinin PKK’nın şehir kamplarına nasıl dönüştüğünü ve üniversiteyi tedhiş yuvasına dönüştürenlerin nasıl olup da ellerini kollarını sallaya sallaya üniversite kampüslerinde gezindiğinin somut belgesi idi o bildiri.

Fırat’ların, Hasan’ların katline göz yuman zihniyeti inşa edenlerin listesini ifşa eden bir bildiriydi o…

**

Peki bu ilk miydi?

Tabii ki değil. Bu milletin ömrü adına “aydın bildirgesi” denilen onlarca ihanet itirafnamesini okumakla geçti.

Öyleyse bu kez neden bu kadar gürültü koptu?

Bize malum olanın tüm memlekete ilan edilmesi idi sarsıcı olan. Ziya Paşa’nın yüz küsür yıl önce söylediğini bu bildiri ete kemiğe büründürmüştü de ondan koptu bu gürültü.

Konjonktür denilen şeyden mütevellit koptu bu gürültü. Genellikle bu tür bildirileri görmezden gelen hükümetimizi pek seven medyanın meseleyi manşetlerde görmesidir bu gürültünün sebebi.

Neticede zaman “Milliyetçi” olma zamanıdır.

Zaman “müzakere” değil, Güneydoğu’da yaşanan rezalete karşı isyan haline geçmiş milletin attığı 7 Haziran tokadı neticesi ile “mücadele” zamanıdır.

Bu bildiride bahse konu edilen bazı mevzular Oslo’da, İmralı’da, Dolmabahçe’de müzakere edilir, “Dolmabahçe değil Türkiye mütabakatı” diye havuzdan maaş alan terörist eskilerinin köşelerini, “Barış Baharı”, “Tarihi gün” diye manşetleri süslerdi.

Develtlu daha dünden de yakın, bildiri sahiplerinin talep ettiği “müzakere”nin koşullarını sağlar; bildiriye ruh veren “yol haritası”nı çizmek için gayret sarfederdi.

Hatırladınız mı?

Bu bildiriye imza veren bazı isimlerin bu gayretleri millete izah ve ikna için yollara düşen “heyet-i nasiha” üyesi olması da sizi o günlere götürmedi mi?

**

İşte o günlerde…

Bildiri sahiplerinin iddia ettiği bölge insanına işkence iddiaları, 90’lı yıllarda yürütülen terörle mücadele sürecini eleştirmek için meydanlarda dillere dolanarak bölge insanından oy devşirilirdi.

Bu bildiride zikredilen “devlet terörü”ne benzer göndermeler “Milliyetçi” oyları ürkütmemek için “beyaz Toros” paradigması ile izah edilirdi.

Bugün öfke sağanağına uğrattıkları bildiriye imza atan Chomsky’i ağırlamak için davetler gönderilirdi.

Terörü dağdan şehre indiren politikaların baş tacı edildiği günlerden bahsediyorum.

Eşkıyanın yol kesip, şehir merkezlerinde kimlik kontrolü yaptığı, kendi polis gücüne diploma dağıttığı, “aman sürece bir şey olmasın!” diye bu rezaletlerin seyredildiği günlerden.

Cizre, Sur vesair ilçelerde öz yönetimin çoktan hayata geçirilip şehirlerin cephaneliğe dönüştürüldüğü günlerdi o günler…

Bu rezaletlere isyan edenlere “bunlar milletimin barış içinde yaşamasını istemiyooor!” naraları ile hakaretlerin edilip, bugün adına “akademisyen bildirisi” dedikleri müsveddenin altına imza atan akillerle birlikte terörle mücadeleyi savunanların ötekileştirildiği günlerden bahsediyorum.

Ne o, yoksa yine mi unuttunuz?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
45 gün önce
59 gün önce
107 gün önce
114 gün önce
121 gün önce
171 gün önce
192 gün önce
199 gün önce
227 gün önce
233 gün önce
240 gün önce
254 gün önce
261 gün önce
275 gün önce
282 gün önce
289 gün önce
297 gün önce
360 gün önce
381 gün önce
394 gün önce
437 gün önce
443 gün önce
464 gün önce
491 gün önce
542 gün önce
569 gün önce
576 gün önce
584 gün önce
667 gün önce
703 gün önce
794 gün önce
807 gün önce
877 gün önce
905 gün önce
919 gün önce
975 gün önce
1115 gün önce
1123 gün önce
1129 gün önce
1136 gün önce
1143 gün önce
1151 gün önce
1165 gün önce
1178 gün önce
1186 gün önce
1220 gün önce
1235 gün önce
1242 gün önce
1249 gün önce
1290 gün önce
1340 gün önce
1367 gün önce
1403 gün önce
1417 gün önce
1438 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=